Aptal Yozo :)
İş yapmasını istemek, bir kadını kesinlikle kıran bir şey değildir. Aksine kadınlar, erkeklerin kendilerinden iş istemelerine sevinirler, buna adım gibi eminim.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Alıntı
Roman da günlükler de okuyucuya yalnızca yazar sahneden geri dönüle­mez bir biçimde alındığında teslim ediliyor ve gerçeğin nerede bulunacağını bilmemizi imkansızlaştırıyor. Belki de romanın kalıcı çekiciliğinin kaynağı da bu. Şizuko'nun dairesinin önün­deki kablolara takılan uçurtma gibi hem Yozo hem de roman anlaşılmanın dehşeti ve arzusu arasında, itiraf etme ihtiyacı ve karşı konulamaz bir yalan söyleme güdüsü arasında sıkışmış halde bükülüp kıvranıyor.
Alıntı
Reklam
Bazı karakterler yazılmaz, kendini oldurur.
“Çok affedersiniz ancak araya girmek zorundayım. Aksi takdirde yazmaya devam edemeyeceğim. Bu roman tam bir kargaşa oldu. Kendi başımı döndürüyorum resmen. Yozo'nun kontrolünü kaybettim, Kosuge'nin kontrolünü kaybettim, Hida'nın kontrolünü kaybettim. Benim beceriksiz kalemim onları hayal kırıklığına uğratıyor ve kafalarına göre uçup gidiyorlar. Ben de onların çamurlu ayakkabılarına yapışıp durun, bekleyin, diye haykırıyorum. Buralardaki düzeni sağlayamazsam hiç tahammülüm kalmayacak. Zaten bu romanın başarısız olacağı en başından beri belli. Sadece bir duruş sergiliyor. Söz konusu böyle bir roman olduğunda bir sayfa yazmakla yüz sayfa yazmak aslında aynı şeydir. Gerçi ben en başından beri buna hazırdım.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı
Yalnız Değilsin Yozo...
Neden bilmiyorum ama ne zaman kadınlar bana hayatlarını anlatmaya kalkışsalar çok sıkılıyorum.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Alıntı
Bazı insanlar vardır;
Biraz içgörüsü yüksek biraz melankolik biraz da sessizdirler. Belki duygusal zekaları yüksektir belki de eleştirilmekten korkarlar ya da ihtiyatlı olmayı öğrenmişlerdir. Genelde ortamı tarayan fark edilmeyenleri fark eden insanlardır. Yozo karakteri bize çok şey anlatıyor ama bu alıntı biraz da böyle olan karakterlerin içsel yolculuklarını, neleri fark edebileceğini anlatıyor… “Ah, insanlar birbirleri hakkında en temel şeyleri bile bilmiyorlar. Birbirlerini zerre anlamadan en iyi arkadaş olduklarını sanıyorlar. Yaptıkları hatayı asla anlamadan sürdürüyorlar yaşamlarını…ve aralarından biri ölünce ardından konuşma yaparken ağlıyorlar.”
Sayfa 77·Kitabı okudu
Alıntı
Belki de romanın kalıcı çekiciliğinin kaynağı da bu. Şizuko'nun dairesinin önündeki kablolara takılan uçurtma gibi hem Yozo hem de roman anlaşılmanın dehşeti ve arzusu arasında, itiraf etme ihtiyacı ve karşı konulamaz bir yalan söyleme güdüsü arasında sıkışmış halde bükülüp kıvranıyor.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Reklam
Reklam