Hangimizin kime ve neden âşık olduğuna, nasıl giyindiğine, nasıl göründüğüne, makyaj yapıp yapmadığına, saçını açıp açmadığına, zengin ve havalı olup olmadığına, tatillerde ailesiyle nerelere gittiğine, güçlü bir erkek ya da çekici bir kadın olmaya aday olup olmadığına vesair vesair takılmadan sevseydik birbirimizi. Öyle sevseydik ki... Bizim arkadaş grubumuzun yaydığı sevgiden süpernova patlamaları olsaydı kara delikleri tıkayan ve kara deliklerden taşan o kara kelimeler, gezegenimize uğramadan teğet geçselerdi artık. Kimse kimseye öyle kara kelimelerle seslenmeseydi.
Şafaktan beri sevinç içindeyim; güneşe bakmak ve Assisili Francesco'nun yaptığı gibi konuşmak istiyorum onunla. Bizi her aydınlatmaya başlayışında sevinmemiz gerekir aslında, ama bugünün insanları güneşle konuşmaktan utanıyorlar.
Nasıl başka türlü davranabilirim? Benim kalemi kullandığım kadar, o da beni kullanıyor; ben onun yolunu izlemek zorundayım, nasıl o da benim yolumu izliyorsa.