Sen benim sabah güneşimsin! Bu küçük kaktüs bana sevgiyi öğretti. Hiç fark etmemiştim. Üç beş gün önce akşam çiçeklerinin kapandığını gördüğümde tesadüf sandım. Sonra bir kaç gün izledim onu. Her akşam hava kararmaya başladığında narin çiçeklerini usulca içine çekiyor, sanki dünyadan saklanıyordu. Sabah güneş doğup ilk ışıklarını üzerine bıraktığında ise yeniden açıyordu bütün güzelliğini. Tüm herkesten sakladığı yapraklarını sevdiği güneşini görünce açıveriyordu. Şaşırdım! Çünkü bir kaktüsün bile sevdiğine böyle yönelmesi, sevdiğini görünce bütün güzelliğini ortaya koyması bana çok şey anlattı. Sonra düşündüm… İnsan da bundan farklı değil aslında. Ruh, kendini ait hissetmediği yerde susar, sessizleşir, içindeki renkleri saklar. Yaralanmamak için çiçeklerini kapatır. Bekler.. Belki bir gün kendisini anlayacak bir güneş doğar diye. Yada doğacak güneşten bile hiç bir zaman haberi yoktur.. Sen benim hayatıma tam da böyle doğdun. Seni ilk gördüğüm günü hatırlıyorum. O günün sıradan bir gün olduğunu sanmıştım. Oysa farkında olmadan hayatımın mevsimi değişiyormuş. Seni tanıdıkça içimde yıllardır hiç tanımadığım yerleri buldum. hiç tanımadığım hislerle tanıştım. Kimseye göstermediğim duygularım birer birer gün yüzüne çıktı. Çünkü sen, çiçek açmaya korkmayan yanımın sebebiydin. Yanında kendimi saklama ihtiyacı duymadım. En savunmasız tarafımla, yani bir avuç şu kalbimle durabildim işte karşında. İçimde ne varsa, yıllardır karanlıkta bekleyen ne kadar duygu varsa hepsi sana doğru açıldı.
bedenin gölgesindeki düşünce kırıntıları
Bizler aslında birbirinden çok uzak gerçeklerin içinde yaşayan, birbirine sandığımız kadar benzemeyen insanlarız. Konuşurken karşımızdakinde bize aitmiş gibi duran küçük düşünce kırıntıları yakalıyoruz yalnızca; bir cümlenin içinde, yarım kalmış bir suskunlukta, ansızın söylenmiş basit bir sözde kendi içimize benzeyen bir parça görüyoruz ve çoğu zaman buna yakınlık diyoruz. Belki de insanı insana yaklaştıran şey büyük benzerlikler değil, bütün o yabancılığın ortasında tesadüfen karşılaştığı küçük ortaklıklardır. Ama bu yakınlığı yalnızca düşüncelere bağlamak da fazlasıyla temiz, fazlasıyla masum bir yalan olur. Dış görünüşün, bedenin, yüzün, bakışın, sesin, bir insanın varlığını taşıma biçiminin etkisi sandığımızdan çok daha büyüktür. İnsanlar çoğu zaman düşüncelerinize âşık olmaz; onlara hayran kalır, onları ilginç bulur, belki kendinden bir şey yakaladığı için size yaklaşır, fakat arzunun başladığı yer daha çıplak, daha dürüst ve daha acımasızdır. Dış görünüşe âşık olurlar, bedeni arzularlar, dokunma ihtimalinin etrafında dönüp dururlar. Bunu kabul etmek istemeyiz; sevgiyi daha yüce, daha ruhsal, daha derin bir yere koymak isteriz. Oysa insan bazen bir düşünce kırıntısıyla yaklaşır, bir bedene duyduğu arzuyla kalır. Diyojen
1000Kitap
Reklam
Verdiğin her kederin yüreğimde yeri var Hangi kitabı açtıysam seni okudum yıllardır Hangi aynaya baktıysam seni gördüm Gel desen gelemem Git desen gidemem Öl desen kanım akmaz Anladım artık seni sevmek yüce bir şey Anladım seni sevmek Tanrı'ya yaklaşmak gibi İnsanlar içinde bir sana inandım Bir seni sevdim kendimden başka
Elmas renkli bir inci billûrdan da duru O, Cennetlerin şimşeği, Nebî'nin göz nûru O! O'nda îman, onda aşk, O'nda nûrdan çağlayış, Görülmüş mü âlemde böyle yürek dağlayış?.. Rabbin rızası için malı canı saçtı hep, Peygamber bahçesinde çiçek çiçek açtı hep... Cömertlikte eşsizdi, güzellikte de tekti, Ümmet gülistanında taze açmış çiçekti... İrfan denizine gark olmuş yüce erdi O, Sanki billûr bir ırmak, sanki bir kevserdi O!.. Nebi, "Dünya âhiret dostum" demişti O'na, "Kırk kızım olsa dahi verir idim Osman'a..." Hz. Osman ( Radıyallahu Anh )
Gezilecek yerler özbekistan Artık, mesela kimseye inanmıyorum; Bakışları sahte olur genelde. Önce "canım" derler, sonra "canın çıksın" derler. Oysa ben masum bir çocuk gibi sevdim Güven Tekin Kırık Bir Kalbin Veda Notu Edebiyat defteri okurları hepinize es selam Aleyküm ve Rahmetullah kıymetli üyemiz Güven Tekin ben masum bir çocuk gibi sevdim derken ne güzel bir sevgi tarifi yapıyor çocuklar masumdur evet insan ibadet niyeti ile bakar bir çocuk masumiyeti ile sevebilirse seyahat ve okumalarından en büyük güzellikleri elde edebilir içinizde sevgi olmaz ise yol size güzelliklerini göstermez şairim biz bakışı sahte olan insanlardan koruyalım kendimizi Türk dünyasının ve orta Asyanın en önemli ülkesi olan özbekistan Semerkant Buhara doğal tarihi ve ilim sahibi insanların sahici bakışları ve can diyen yürekten gelen iç sesleri ile karşılıyor bizleri ne kadar yılanlarca ısırılmış olsakta biz iyiliklerimizi sadece Cenabı hak için yapalım sahici bir insan olabilmek mükemmellikten kıymetlidir peki sahi ve sahici insanları ile bilinen Özbekistanda bizleri ne bekliyor geçmişin ihtişamı ve Timur imparatorluğundan kalan bir türk tarihi ve atalarımızın o kusurlarımızı düzeltmeye faydalı olan iç sesleri evet atalarımızda mükemmel değildi ama inşa imar ve ıslah için çalıştılar özbekistan bugün unesco dünya miras listesinde yer alan Aral gölü vede kızılkum çölü ile komşu bir bölge peki yeniden sevip keşfetmeye hazırmıyız Bosna hersek ve srebenitsa şehitleri Günah bu gözle görülecek olursa, mukavemeti nefse acı gelen bir şey olmaktan çıkar ve onları tek tek bilmek düşman ordusunu unsur unsur tanımak gibi zevkli bir anlayışa döner… Vakur Çayseven Vakur Çayseven· Akademya Dergisi - Sayı 2 1000k ailesinin saygıdeğer okuycuları sabah el hayr gününüz hayırlı mübarek olsun kıymetli
Duygu ve Düşünce
Hz Alinin duası Özlem Koyun Özlem Koyun "Nerede senin kılıcın?" "Benim kılıcım sözlerimdir. Taşla vurana aşkla vurmak lazım, kılıçla değil." Böyle Göçtü Zerdüşt Farhad Kishvery Özlem Koyun Özlem Koyun İbni Mülcemin elinde batılın hançeri vardı sordular ey mülcem senin hakikatin ve hedefin nedir cevap verdi cevap verince küfede yaptırdığı acem hançeri elinden düştü pantolonun kuşağı çözüldü hançeri ne zaman eline alsa elinden kayıyordu kimi insan böyleydi duası kabul edilmiyor  eline gül alsa o gül niyeti bozuk insanın elinde kendini taşa çeviriyordu pantolunu düzelten ibni mülcem alnını sildi düşen pantolonu son anda tutmuş ve gafil ceberrut şunu diyordu elindeki hançeri sivrilterek ebu ziya son anda kurtulduk halkın önünde rezil olmaktan ebu ziya peki kimin önünde rezil olduğunu hiç düşündünmü diye sordu Hz Ali ise Necefte oğlu Hz Hasan ve Hz Hüseyin iki peygamber çiçeği ile Necefte namaza durmuş cemaatin lider ve imamı olarak onlara namaz kıldırıyordu Allah kabul etsin ey efendi babam dedi Hz Alinin başında rengini yeşil kubbeden alan yeşil bir sarık vardı evladım dedi sözün hak kılıcın doğruluk ise savaşı kazanırsın sana taşla vurana sen aşkla vur diyerek Necef halkına savaş için değil aşk için dua edelim diyerek ey Rabbim duasına başladı seferlerin yolunu senden uzaklaştırma kılıcımızı sözümüzü batılı karşısında keskin eyle ey Rabbimiz ibretler veren sabırla yol gösteren sensin  hamd olsun Zaman nasıl kullanılır Zamanını boşa geçirmiş olmanın pişmanlığından daha büyük bir pişmanlık yoktur. Decameron Giovanni Boccaccio Özlem Koyun Özlem Koyun Pişmanlıktan ve boşa geçen zamanın şerrinden Cenabı Hakka sığınırım diyen Hz Alinin duasına necef halkı hep birlikte amin dedi Cenabı Haktan cihad ve kıyam ile geçen kahraman efendimiz SAV in ömrü gibi zaman dilerim diyen Hz
Din
Reklam
Reklam