Şimdi biri çıkıp sorsa bana hayatının sonuna kadar tek bir kitap okuma hakkın olsa hangi kitabı seçersin diye hiç düşünmem Şeker Portakalı derim. Her cümlesi her sayfası okuduğum her seferinde başka hissettirdi bana. Kaç defa okudum saymadım kaç farklı duygu hissettirdi sayamadım. Altını çizdiğim cümlelerin fazlalığı daha da mutlu etti daha da bağladı beni kitaba. Güzel göreceli bir kavramdır derler, doğrudur. Benim için dünyanın en güzel kitabıdır bu kitap.
Konusunu hemen hemen herkes biliyordur diye düşünüyorum. Herkesin benim gibi küçük yaşlarda geçmiştir eline bu kitap ama kesinlikle söylemeliyim ki bir defa okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil. Çevresinden, ailesinden şiddet gören küçük Zeze’nin kimi mutlu kimi hüzünlü maceralarını okuyacağımız bu kitapta onun bir portakal ağacı fidesine bağlılığının hikayesini, ona iyi gelen insanlara karşı ne kadar farklı davrandığını ve hayata bakış açısını okumaya doyamadım ben.
Elbette böyle seçkin başyapıtlara her ne kadar eleştiri yapmanın doğruluğu tartışılsa da söylemeliyim ki ben bu kitaba eleştiri yapamadım. Kusur bulamadım. Mükemmeldi. En kısa zamanda serinin devamının da inceleme yazısını yazacağım. Kesinlikle ve kesinlikle tavsiyemdir.