Sevabını umup azabından çekindiğimiz Rabbimiz bizleri gözetip kolluyor ;
acı çekmemizi zulüm görmemizi ve cahil kalmamızı değil ilgili ve adil olmamızı istiyor.
İşte bu Rab, aramızdan acı çektirenlere ve acı çekmeye layık olanlara hak ettikleri cezayı verecektir.
Derim ki,
Eğer insan adalet ve itidal/ İffet ilkelerine bağlı kalır, insanlarla tartışma ve didişmeyi de azaltırsa büyük ölçüde onların şerrinden korunmuş olur.
Bir de buna insanları ikramı, öğüdü ve Merhameti eklerse onların sevgisini kazanır. İşte Erdemli hayatın meyvesi bu iki haslettir.
Insanın ölüm vakti geldiğinde körmes, onun daha ölmemiş canını alarak cehennemin 7. katına erlik'in mahşerine götürür.
Burada her iki gözlemci Yayuçi ve körmes ölen kişinin işleri ve amelleri hakkında bilgi verirler.
Eğer ölen kişinin iyi ve güzel işleri kötü ve pis işlerinden çok ise Erlik Han onun üzerinde hakim olamaz. Körez ondan el çeker ve yayuçi ölenin ruhunu cehennemden çıkarır.
Bunun aksi olan durumlarda yayuçi Erlik'in yanından eli boş geri döner ve insanın ruhu cehennemde kalarak Erlik'in hizmetçisine yani körmese dönüşür.