Hiç kimseden hiçbir şey İstemezdi. insanların ona gelmesini bekler, kurtuluşunun şansa bırakırdı. Eninde sonunda biri gelirdi nasılsa:
... o zaman bile bir şey istemezdi ama verileni geri çevirmezdi de.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir süre sonra Flaubert'in Luise colet'e yazdığı mektupların birinde (Ağustos 1848) buna benzer bir düşünceye rastladı Ve ikisi arasındaki benzerlik onu şaşırttı .
"...her zaman algılıyorum geleceği her şeyin karşı savı hep gözlerimin önünde. Büyüyüp yaşlanacağını düşünmeden hiçbir çocuğa bakmadım, ne de mezarı düşünmeden beşiğe. Çıplak bir kadın görünce gözümün önüne onun iskeleti geliyor.
Iyi saatte olsunları inanmam. Çünkü şimdiye kadar ne yüzlerini gördüm ne de bir fenalıklarına uğradım. çektiğim felaketler cinden periden değil en çok ademoğlundandır
Buna insan çekiştirmek denir mi?
Bizim ilmimiz yok, irfanımız yok. Kitap okumuyoruz, bir şey yapmıyoruz. işittiğimizi de söylemesek ne konuşacağız kuzum?