Seda Dağdelen

Seda Dağdelen
@yucesedaa
Her kitap, başka bir Seda’yı gün yüzüne çıkarıyor. Unutmamak için burdayım, kitapların bendeki tesiri burada! Peki, sen hikayelerin neresindesin?
Sofie’nin Dünyası-Belki De Benim Dünyam, Kimbilir?
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
Bu kitap benim için geç kalınmış fakat çok değerli bir buluşma oldu. Sofie’nin Dünyası, felsefe tarihini kurgu içinde sunmasıyla, düşünme ve sorgulama eylemini bir hikâyenin akışına yedirerek bana hem okuma keyfi hem de zihinsel bir yolculuk yaşattı. Gerçek ile kurgu arasında gidip gelmelerini çok sevdim; o sınırın giderek silikleşmesi, hikâyenin içine girmemi kolaylaştırdı. Kitabın dili akıcı, dikkat çekici ve sürükleyiciydi. Okurken, kendimi bu dünyanın bir parçası —hatta Sofie’nin yanında yürüyen biri— gibi hissettim. Metaforlar o kadar derindi ki, üzerlerinde uzun süre düşüneceğim. *hikaye detaylarını içerir. Hikaye, posta kutusuna bırakılan gizemli mektuplarla başlıyor. Sofie, “Ben kimim?” sorusuyla yola çıkıyor ve rehberi Alberto Knox’un eşliğinde Sokrates’ten Kant’a, Darwin’den Freud’a uzanan felsefe tarihini adım adım öğreniyor. Her yeni bilgi, ona bildiklerinin aslında ne kadar sınırlı olduğunu gösteriyor. Sofie’nin annesi, bu yolculuğun dışında kalan, günlük hayatın somut ve ölçülebilir gerçekliğinde yaşayan bir karakter. Onun dünyasında, gözle görülmeyen ya da elle tutulmayan şeylerin pek anlamı yok. Alberto ise tam tersine, Sofie’nin zihnini açan, ona yeni bakış açıları kazandıran bir rehber. Hilde, hikayenin başka bir katmanında Sofie’nin yaşadıklarını okuyan genç bir kız. Babası ise hem bu dünyayı yazan hem de olayların gidişatını belirleyen bir yazar-tanrı gibi. Sofie ve Alberto, onun yazdığı hikâyenin içinde olduklarını fark ettiklerinde, özgürlüklerini kazanmak için yollar aramaya başlıyorlar. Masal kahramanlarının yer aldığı bölümler, Sofie’nin bilinçaltına açılan kapılar gibi. Mantıksız görünen ama kendi içinde tutarlı bu sahneler, bana rüyaların mantığını hatırlattı. Gerçek ile kurgu arasındaki çizgi giderek silikleşiyor. Sofie, belki de tüm
1000Kitap
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Seda Dağdelen

, bir kitap okudu
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
Matt Haig
7.5/10 · 5,9bin okunma
Matematiğin Netliğinden Hayatın Belirsizliğine
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
Matt Haig’in Hayat İmkânsız adlı romanı, onun okuduğum ikinci kitabı. İlk tanışmamız Gece Yarısı Kütüphanesi ile olmuştu. O kitapta da, bu kitapta da beni yakalayan şey sadece karakterler ya da olay örgüsü değil; gerçeğin sınırında kurduğu o ince, neredeyse görünmez ama derinlikli kurgu. Haig, gerçekle hayalin tam arasına, neyin mümkün neyin imkânsız olduğu sorusunun gri noktasına bir dünya kuruyor ve ben o dünyaya kendimi bırakmayı seviyorum. Hayat İmkansız’ın kahramanı Grace, 72 yaşında bir emekli matematik öğretmeni. Bu tesadüf değilmiş gibi hissettirdi bana, çünkü ben de matematik öğretmeniyim. Belki de bu yüzden Grace’in hikâyesi beni sadece duygusal olarak değil, düşünsel olarak da çok etkiledi. Onun sayıların düzeniyle, hayatın kaosu arasında sıkışmış hali, bana çok tanıdık geldi. Matematiğin netliğine, kurallarına alışkın bir zihin, bazen hayattaki belirsizliklerle nasıl baş edeceğini bilemiyor. Grace’in başına gelen tam olarak buydu. Haig’in bu romanda Hilbert’ten bahsetmesi beni ayrı bir yerden yakaladı. Gece Yarısı Kütüphanesi’ni okurken de aklımda Hilbert vardı, onun sonsuzluk anlayışı, matematiğin sınırları ve bilinemez olanla kurduğu ilişki… Haig’in kitaplarında bunları sezmek bana çok iyi geliyor. Sanki edebiyatla matematik arasında incecik bir köprü kuruyor. Sayıların diliyle hayatın dili aynı cümlede buluşuyor. O cümleleri yakaladığımda, yalnız olmadığımı hissediyorum. Grace yıllardır geçmişte takılı kalmış, eşini kaybetmiş, oğluyla yaşadığı büyük bir acının izini silememiş. Hayat, onu içine alıp çalkalamış ama bir kıyıya vurmamış; sadece bırakıvermiş, öylece. Sonra bir gün, çok eskilerden bir dostunun ona bıraktığı mirasla rotası değişiyor. Ibiza’daki bir ev… Ve tek yön bir bilet. Grace’in adaya gelişi, sadece bir mekân değişikliği değil. Kendine
1000Kitap
Hayat İmkânsızMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20245,9bin okunma
Dokunmadan; İstese De Dokunamayanların Hikâyesi
Puan vermedi·320 syf.··
2025 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2025 02:39
Nermin Yıldırım’ın okuduğum ilk kitabı Dokunmadan romanında belleğin kırılganlığı, suskunlukla şekillenen hayatlar ve yüzleşmenin sancılı yolları üzerine dokunaklı bir hikâye anlatıyor. Romanın merkezinde, geçmişin hayaletleriyle hesaplaşmak zorunda kalan bir kadın Adalet yer alıyor. Sessizliğin ve dokunmanın mecazlaştığı metinde, fiziksel temasın ötesinde duygusal temasın, kabuk bağlamış yaraları nasıl kanatabileceği sorgulanıyor. Romanın dili hem içten hem incelikli; karakterlerin iç dünyasıyla örülü anlatım, okuru duygusal bir derinliğe çekiyor. Kurgu, Türk filmi tadında ilerliyor.“Dokunmadan” hem bir kaçınma biçimi hem de bir yaşam biçimi olarak şekilleniyor romanda. Kimi zaman sevgiye, kimi zaman acıya, kimi zaman da geçmişe dokunamamak… Kısacası, Dokunmadan, geçmişe tutunarak değil, onunla yüzleşerek iyileşmenin mümkün olduğunu fısıldayan, sessiz ama güçlü bir roman diye düşünüyorum…
1000Kitap
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma

Seda Dağdelen

, bir kitap okudu
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
Matt Haig
8.2/10 · 98,1bin okunma