bu merhametsiz kentin insanlarıyız ve yakında çok yakında zalim zamanın bir hiçi kadar yakında biz de aşağıya gideceğimizi bilerek şimdilik dolaşıp durmaktayız toprağın üzerinde
Mazimiz karanlık, halimiz kararsız, istikbalimiz meçhul, hissiyatımız muamma, ahlakımız dermansız... Ortada sağlam kalan hangi hakikatlar var? İnsanların içinde bize benzemeyenlrer varsa el kaldırsın... Hepimiz gülüncüz. İliklerimize kadar gülünç... Birbirimizden ibret almaya kalkışmamız daha gülünç değil midir? Ben neyim ki diğer insan olan benden ibret alıyorum...
İhanet ettiğimiz kimseleri her zaman büsbütün sevmez değiliz. Fakat aleyhlerinde yaptığımız vefasızlıklardan da nefsimizi kurtaramayız... Onları belki biraz üzülerek, acıyarak aldatırız. Fakat aldatırız...
Vicdandan, hak ve hakkaniyetten bahsetmek gençliğin birinci özelliğidir. Zavallı tecrübesiz çocuk, mukaddes saydığı bu kelimeleri hangi haksız zeminde kullandığını hiç düşünmüyor.