Yürü Direncim
9/10
·56 syf.··
2026 227. kitabı
Size kıyıda köşede kalmış bir adet inci çiçeği takdim ediyorum. Çok daha fazla okuru olması gereken bir eser, kesinlikle. O kadar güzel şiirler var ki şairin esaslı bir kâşif, usta bir sanatkâr olduğunu zaten itiraf edeceksiniz okurken. Keşke ben yazmış olsaydım dediğim dizeler var. Büyük bir keyifle okudum. Herkese tavsiyemdir.
Şiir
Yürü DirencimNur Bulum · Belge Yayınları · 202110 okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2026 8. kitabı
Yine ustadin ilginc romanlarindan biri. Okurken orada kaziklanan turistler gibi hissettiriyor, bunu okuyucuya yasatmak cok basarili. Jargonuna hakim olmaya calisirken biraz sure oraya gidiyor ama cok akici bir kitap. Kitabi okurken hep bir tebessum ediyorsunuz. Turizm sektorundeki karmasik iliskileri ve donen dolaplari cok guzel anlatiliyor. Hakan gunday zaten insan psikolojisine hakim bir yazar. Turizm sektorunun icerisinde olanlar kesinlikle okumali. Jargonun tamami: abuş: salak, aptal; salaklık ahçik: kız, kadın ahparik: erkek kardeş; arkadaş ataka: para camper: yürü, ikile camperlemek: uzaklaşmak, gitmek, uzamak ceviz: kötü, işe yaramaz, uyduruk çikolata: isviçre frangı dacik: türk deşalamak: kovmak hanut: parsa, yüzde has: saf/ham altın kevaşe: fahişe kokz: kokain malafa: yüzük ölçüsü almaya yarayan alet mart: erkek meter: seks meterlemek: seks yapmak, kazıklamak miralama: bakmak, izlemek montür: çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve nasıf: bir şeyi iki eşit parçaya bölen; ekmek. pafküf: sigara, esrar paks: kişi, müşteri papi: baba pasan: akdeniz kasabalarındaki kuyumcular
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·604 syf.··
2026 101. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 12:37
Da Vinci Şifresi ile başlayan ‘Dan Brown’ çılgınlığının bir parçası iseniz, buyrunuz onun yerli versiyonu ya da devamı. Yazarımız, çok çalışkan ve çok ciddi araştırmalar yapmış, herhalde ya da bence en gizemli ve anlaşılması zor bir metin olan Kabala başta olmak üzere, hem Musevilik hem de İslamiyet konusunda çok kapsamlı bilgilerle, temposu hiç düşmeyen, gerilimi hep belirli dozda tutmayı beceren bir kitap yazmış. Dini yorumlar doğru mudur hiçbir bilgim yok ama kitap, eğer bu yürü seviyorsanız, kendisini çok güzel okutturuyor. Bir kitabı daha var elimde yazarımızın, ara vermeden onla devam edeceğim.
TekvinArif Ergin · Doğan Yayınları · 20182,746 okunma
Selda Uygur: Babalar ve Kızları
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
“Denizleri çok severim… Rüyalarım… Taşların rengi de gökyüzü gibi kasvetlidir… Bu her gece böyle olur…” Bu şiirsel sözler, Babalar ve Kızları’nın açılış sahnesinde yer alıyor. Türk Edebiyatı yepyeni bir kalemin doğuşuna tanıklık ediyor bir süredir. Selda Uygur, Fazlı Necip’in Ah, Anne romanını günümüz Türkçesine aktaran ve Türk Edebiyatından Örneklerle “Edebiyat ve Kıskançlık” adlı çalışmalarıyla tanınan akademisyen bir yazar. Romanında pek çoğumuzun ama özlemle ama kasvetle dalıp gittiği o ölgün deniz manzaralarını işlemiş sevgili Selda. Denizin verdiği huzuru ve aldığı canları okudum bu eserde ve babaannesini… O mistik heyecanları bilirsiniz elbette, ölülerle konuşmaktan bahsediyorum. Ölümün kokusunu bilmeyeniniz kaldı mı? Ah bazılarınız anlayacaktır beni; insan olmak, düşünebilmek ve farkında olmak ne zordur bilirsiniz -ölümün kıyısında yaşarken. Rüyalardan bahsediyorum, kaçmayın; bitmek bilmeyen döngülerden, büyük ve kederli nefeslerden ve gecenin en zor saatlerinde yaşanan o ani irkilişlerden, uyanışlardan… Şanslıysanız, gecenin bu saatinde, yanı başınızda birisi vardır ve o kişi size ne olduğunu sormuştur. Ya kimse yoksa? Ya kimse size bir şey sormamışsa? Ya kimsecikler sizi sarıp sarmalamamışsa? İşte o zaman üzülmekte haklısınız derim. Yazık. Çok Yazık. İşte sevgili Selda, rüyalarından uyanırken adeta denizde boğulur gibi oluyor, tasvir ediyor ve yaşıyor o anı. Peki, ama neden? Ölülerle dans ediyor çünkü ve ekliyor -unutmadan: “Ölülerle dans edebilen birini kimse üzemez.” Kelimeler akmaya devam ediyor. İstanbul’un o eski yokluklar içindeki halini okuyoruz. Ancak yine de bir umut var o yıllarda. Kavganın, hasretin, kaosun, sanatın, edebiyatın ve kalabalığın şehri İstanbul’da yaşanıyor Babalar ve Kızları’na dair ne varsa. Kıskançlığın kitabını yazmış olan
Babalar ve KızlarıSelda Uygur · Bilgi Yayınevi · 202255 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 3. kitabı
İlk okuyuşumda sadece yaşanan olaylara odaklandığım bir kitaptı. Üstünden neredeyse 3 sene geçti ve ben tekrar elime aldım bu kitabı. Gerçekten ilginç bir kitap. Farklı bir bakış açısıyla okuyunca daha farklı yönlere odaklandım. Şu an Selim'in yaşadığı olaylara değil , kendisini hatırlama ve tanıma sürecinde girdiği duygulara odaklanıyorum. 2 bin yıl önce yaşamış ve kendisini unutmuş bir adamın kendini hatırlama sürecine şahit olmak garip bir deneyim oldu benim için. Tek kelimeyle tarif edecek olsam "garip" derdim. Kitabı okurken düşündüğüm diğer bir nokta ise Ayşe'nin durumunda olsam ne yapacağımdı. Birbirlerine yabancılaşmış iki insan nasıl aynı hayatı paylaşabilir ki ? Eğer Selim Ayşe'nin çabalarına olumlu yaklaşsaydı Ayşe'ye yürü ben arkandayım derdim. Ama güler yüz bile görmüyor Ayşe :(
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202134bin okunma
Spoiler içermez!!!!!
10/10
·184 syf.·
2026 109. kitabı
Hasretinden prangalar eskittim Sevgilim Sevdiğim Sevdam ... Açıkçası ilk okuduğumda Ahmet Arif'e çok yabancıydım etkilenmemiştim .Demek ki pişmek lazımmış ,derinden özlemek ya da aşık olmak ,Çaresizlik hissi ... .Dört duvara sıkışıp kalınca tutunacak bir dal , sığınılacak bir liman gerekiyormuş . Diyarbakır' ı Ahmet Arif'i anadolu insanını tanımak gerekiyormuş .Nasıl bir psikolojiyle yazıldığına dair bir fikrim yoktu .Hayatını dergilerden okumuştum beni hayatı gerçekten çok etkilemişti şiirleri daha çok etkilemiş insanları .Şimdi özdemir Asaf'ın deyimiyle " anlamlı güzeli" okumak .Bu güzel ve anlamlı şiirleri tekrardan okudum. Bu sefer tabii ki hangi bilinçle okuyacağımı biliyordum .Bu sefer daha güzel ,daha anlamlı daha anlayarak daha hissederek ,daha özleyerek Hasretinden prangalar eskiteceğim. Özlediklerime gelsin :) Şuraya güzellerden bir tane:) " Mağlup mu desem, mahçup mu? Ama ikisi de değil, Ben garip, sen güzel, dünya mutlu... Öyle tuhafım bu akşamüstü, Sevgilim," " Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne üstüne, Tükür yüzüne cellâdın Fırsatçının, fesatçının, hayının.. Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile. Dayan rüsva etme beni ." "
Hasretinden Prangalar EskittimAhmed Arif · Metis Yayınları · 201748,1bin okunma