Yüsra Cincik

Yüsra Cincik
@yusra_cincik
Psikolojik Danışman
Hacettepe Üniversitesi
196 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
4/10
·192 syf.··
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 23:38
Birkaç hafta önce, iki sayfa okuyup kitabın ağır dilini fark edince ertelemiştim okumayı, daha sakin kafa ile okumak için. Keşke geri almasaymışım elime :') Şimdiye kadar okuduğum, dilinin ağır olmasının yanında, bahsettiği şeyleri bu kadar saçma ve yanlış bulduğum başka bir kitap olmamıştı. Ama ne yazık ki kitapları yarım bırakmaktan nefret ettiğim için bunalarak, sıkılarak okumaya devam ettim. Çeviride mi sıkıntı var, yazar mı saçmalıyor, ben mi anlayışı kıt bir insanım diye düşünüp durdum; kitabın üçte birini falan ancak anlayarak okumuşumdur. -Benzetme için özür dileyerek- Kitabın geri kalanı Sıcak Kafa dizisindeki "abuklama" gibi geldi maalesef :D Nihilizmi savunan yazarımız kısaca ne yaşamayı seviyor ne de ölmeyi savunabiliyor. Tanrı fikrinden, yaşamı güzelleyen her şeyden, felsefeden, dinden, ideolojilerden nefret ediyor; doğmamış olmayı canı yürekten istiyor. Peki madem kendini açıklama çabanı felsefeden nasıl ayıralım sevgili Cioran? Hayattan bu kadar nefret eden bir insan, nefretini açıklamak için sayfalar dökerek neyi amaçlıyor? Ergenlik döneminden çıkamamış, söylenip duran bir insanı dinlemek gibi geldi bana. Ziyan olmuş bir hayat yaşamış yazarımız. Benim anladığım bu oldu maalesef. Tanıştığıma memnun olmadığım yazarlar listesine adını eklemek durumundayım...
1000Kitap
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·379 syf.··
2026 5. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 19:25
Tanpınar okumanın tadı; tahlillerinin oluşturduğu farkındalık, fikirlerinin aydınlatıcılığı, uzun betimlemelerinin muhteşemliği, karakterlerin ve kurgunun sürükleyiciliği gibi birçok etki ile oluşur. Aydın bir insanın fikirlerini ifade etmesinin en muhteşem yolu edebiyatsa, Tanpınar bu yolun nadide güzellikte isimlerinden ve öncülerinden birisidir. Okurken insan, edebiyat işte böyle yapılmalı diyor. Bizim edebiyatımızda yer aldığı için minnettar olmamız gereken isimlerden birisi... Huzur; bir aşk öyküsünün etrafında şekillenen bir roman. Ama bu öykü etrafında işlenen tek şey Mümtaz'ın kendini bulduğu ve belki takıntıya dönüşen aşkı değil; dönemin güzelliklerini ve buhranlarını, Türkiye'nin geçiş dönemindeki sancılarını, o dönem insanlarının farklılışan fikirlerini de kitapta diyaloglar halinde işleyerek bize aydınlatıcı bir miras bırakıyor. Kitaptaki diyalogları adeta orada sessizce, ilgiyle dinleyen biri gibi okudum ve çok defa dahil olmak istedim. Tarihin tekerrür ettiğini görmek ise biraz burktu canımı: Yıllar öncesinin sancıları hem ülkemizde hem dünyada halen devam ediyor. Yine bir romanda, iyi roman yazarlarının aynı zamanda iyi bir psikoloji uzmanı olduğunu yeniden, hayran olarak gördüm. Günümüz diline kıyasla daha zengin olduğu için dili ağır bir roman denilebilir; fakat bu kitap, edebiyatla haşır neşir olan herkesin kitaplığının çiçeği olur. Gerçekten de "Huzur, Türk romanının ihtişamıdır."
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202421,3bin okunma
10/10
·40 syf.··
2026 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 22:29
Dünyaya yapılan çok büyük bir iyiliktir bu şiir. Nefeslenme yerim, sırdaşım, her uğradığımda iyileşerek döndüğüm biricik arkadaşımdır Ömür Hanım. Şairinin yüreğinden dökülüp insanların kalbine yerleşen muhteşem ve sonsuz bir eser. Her cümlesi bir ilaç, bir şerbet niyetine...
Ömür Hanım’la Güz KonuşmalarıŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2025336 okunma
10/10
·724 syf.··
2025 14. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 00:00
Yazdığım son inceleme Tehlikeli Oyunlar içinmiş yedi ay önce :') Şimdi yine haddimi aşarak bir Atay eserine daha yorum yazacağım. Uygulamayı kullandığım ilk zamanlar, okuduğum her kitaba yorum yazmaya çalışıyordum ama sonra o heves kalmadı. Ama şimdi böyle kıymetli bir eser okumuşken bende bıraktığı tadı hatırlamak istiyorum. Tutunamayanlar: Liseden beri ismi sürekli kulağıma çalınan ama kalınlığı ve dilinin anlaşılma zorluğu nedeniyle hep çekindiğim eser... Geçenlerde 1000kitap'ta en çok yarım bırakılan eserin bu olduğunu görmüştüm. Kolay değil; tutunamamak da, bu kitabı okumak da. Oğuzcuğum Atay'ın dilini, anlatımını, düşünce akışını takip edebilmek zor. Eserlerinin tadı tam da hayatın bozuk, buruk yerinden. O bozuk yeri tatlandırıyor ama. Aktararak, anlatarak... Kelimelerin büyülü gücü. O bozukluğu birazcık da olsa tadan ve o tattan kaçmayan insanların anlamak için direneceği kitaplardan birisi. Bazıları ise çaba göstermeden de anlayabilirler. Ne acı onlara... Çok zor bir kitap diye pes edenlere gelirsek, hayatlarının tutunabildikleri bir evresindeler sanırım. Her kitabın bir vakti vardır... Tutunabilenlerin de yolu açık olmaya devam etsin dilerim. Selim, romanımızın en tutunamayan ana karakteri. Çok yazık ki hayat ona ince düşünen bir zihin vermiş. Ve iyi biliriz ki cehennem, ölümden önce de var olabilir böyle zihinler için. Yaşamını kendisine, kendi elleriyle dar ederken, kimse de destek olmayınca, tutunamayanlara yakışır, hazin bir hayat sürüyor. "Oyun" temasının yine sıkça karşımıza çıktığı bu eserde, ana karakterlerimiz kendilerine oyunlar kurmaktan çekinmemek zorunda kalıyor; çünkü günlük hayatın çelişkisi dayanılacak gibi değildir Tutunamayanlar türü için. Selim, Günseli'sini biraz daha erken bulsaydı tüm bunlar olmayacaktı belki. Ya da Turgut, Selim'le
1000Kitap
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Puan vermedi·479 syf.··
2024 18. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2024 22:25
2024 yılında okuduğum en iyi romanı yılın sonuna denk getirdim. Okurken "bu kitaba da geç kalmışım" diye düşünsem de, önceki yıllarda okusaydım şimdiki kadar kavrayamazdım sanırım. Ki şimdi bile tam anlayabildiğime emin değilim. Okuması kolay bir roman değil. Yazarın dili ve kitabın içeriği de anlaşılır değil. Fakat bu karışıklık insanı içine öyle bir çekiyor ki, okurken dış dünyadan soyutlanıp Hikmet'in oyunlarında yer alan bir karaktere dönüşüyor insan. Hikmet, iyi bir oyun, yani iyi bir hayat ortaya koyma derdiyle kendini harcayarak hepimizi temsil ediyor bence. 'Yalnız bu sefer dikkat edelim albayım.' diye yalvardım. 'Bu sefer bir oyuna gelmeyelim. Son fırsatı da elimizden kaçırmayalım. Bütün ihtimalleri hesaplayalım. Bütün teknikleri öğrenelim. Göründüğümüz kadar olmayalım. Hiç olmazsa, göründüğümüzden az olmayalım. Hemen tükenmeyelim. Bütün milletlere rezil olmayalım. Bizden iyi bir oyun çıksın. Mış gibi yapmaktan usandım albayım.' Bizden iyi bir oyun çıksın. Bu kez başarılı olalım. Herkes gibi; seyircilerimizin karşısında tökezlemeden, takılmadan oynayalım. Seyircilerimizden "bu da ne biçim bir hayat" yorumunu duymayalım... Hepimiz bu amaç için her sabah uyanıp gösteriye başlıyoruz. Değil mi? Hikmet'in iyi bir oyun çıkarmaya kendisini tamamen adayıp kişiliğinin bölünmesi, zihninde karakterler yaratıp destek almaya çabalaması, nihayetinde hiçbir dala ve kendisine tutunamaması büyük trajedi. Nihayetinde iyi bir oyun çıkaramadı. Çünkü Bilge haklıydı: "Sen kimseye inanmıyorsun," dedi Bilge, "Kimseye önem vermiyorsun; insanlarla, oyunlarının kahramanları oldukları için ilgilisin. Aslında yalnız kendini düşünüyorsun." Nitekim hayat, başrole sahip bir oyun değildir. Çünkü her şeyden öte, hayat bir oyun değildir. Hikmet'in oyununun/hayatının asıl kusurunu;
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma