10/10
·755 syf.··
2026 19. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:04
Bir tuğla gibi klasiği daha bitirdik. Alexandre Dumas Üç Silahşor dünyaca ünlü, hepimizin herkesin bildiği, filmlerinin dizilerinin yapıldığı balesinin oynandığı hatta bu romandan uyarlanan Türk filmi bile varmış, dünya Edebiyatına Klasiklere girmiş çok ünlü tarihi macera romanı...Tatbikî böyle bir roman elbette okuyucusuna akıcı, sürükleyici, heyecanlı etkileyici gelecektir. Üç Silahşor Masalsı bir Aşk ve macera Romanı olmasına rağmen bence ahlak, şövalyelik ruhu, Kardinal-Kral rekabeti ve çekişmesiyle geçmişten günümüze insanlık daha doğrusu Avrupa tarihine ışık tutmaktadır.. Roman 1625 yılında Kral XIII. Louis zamanı Fransa'sında silahşor olmak isteyen genç bir delikanlının (d'Artagnan), babasının arkadaşı olan silah kullanmakta çok yetenekli, usta olan silahşor (Mösyö de Trêville) ve onun üç adamının (Athos, Portos, Aramis) yanına gitmesi ve kardinalin kaçırttığı bir kadına aşık olmasıyla yaşanan heyecanlı ve sürükleyici maceralar konu ediliyor... Ayrıca 17. yy Avrupası'ndaki Fransa İngiltere rekabeti ve siyasi sosyal yapıyı da kısmen anlatıyor. Üç Silahşor e veda ederken kendimce tüm romanı kapsayan ana fikir alıntıyı paylaşıyorum. "Alçak ve iğrenç insanların yanı sıra, soylu ve yüce kişilikler de vardır." sayfa 649 - Türkiye İş Bankası Kültür yayınları..
Üç SilahşorAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,4bin okunma
Puan vermedi
Miguel de Cervantes Saavedra- Don Quijote (asıl adı, La Miguel de Cervantes Saavedra- Don Quijote (asıl adı, La Mancha’lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote) ilk modern roman türü olarak kabul edilir. 17. yy.’da yazılmış İspanya’da geçen ve olay örgüsü epeyce zengin bir kurgu. Cervantes bu romanı, İspanya’da o dönem popüler olan ancak giderek klişeleşmiş şövalye romanlarını hicvetmek için yazmış. Bu yüzden hem eğlenceli hem de absürt bir kurgusu var. İspanyol Barok edebiyatının Batı edebiyatına kazandırdığı önemli türlerden biri olan pikaresk roman türüyle de ilişkilendiriliyor. İspanyolcada “serseri, haylaz” anlamına gelen “picaro” kelimesinden türetilen bu tür romandaki -Sancho Panza karakteri gibi- toplumun alt kesimlerinden gelen ve hayatta kalma becerisi yüksek kurnaz karakterlerin maceralarını konu alıyor. Vladimir Bartol “Edebiyat Dersleri” adlı kitabında Cervantes’i yerden yere vurmuş. İspanyol yazarı “İspanya’yı yeterince tanımamakla suçlamış ve Cervantes’i Shakespeare ile bir tutanlara da ironik bir gönderme yaparak “Don Quijote, Kral Lear’ın seyisi olabilir ancak, hem de başarılı bir seyis.” yorumunu yapmış. Eser yalnızca bir macera romanı değil; delilik ile bilgelik, idealizm ile gerçeklik algılarını sorgulayan felsefi bir eser. Birçok romana konu edilen “yel değirmenlerine saldıran adam” imgesi, günümüzde hala sembolik olarak kullanılmaya devam ediyor. Romanın merkezinde yer alan ve kendine Don Quijote adını veren taşralı soylu Señor Alonso Quijano, okuduğu şövalye romanları ile gerçeklik algısını yitirir ve dünyayı bir şövalyenin kurtarabileceğine inanarak maceralar yaşamaya başlar. Yaveri köylü Sancho Panza ve atı Rocinante bu romanda unutulmaması gereken isimler. (Bilgi yarışmasında filan çıkarsa diye burada dursun da unutmayayım ) #donkişot
Don Quijote (2 Cilt Takım)Miguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202527,5bin okunma
Reklam
10/10
·448 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 12:42
Selamlarrrr Bugün sizlere çok merak ettiğim bir serinin ilk kitabıyla geldim. Özellikle bana yakın arkadaşım övdüğü için daha çok merak ediyordum seriyi. Haksız da sayılmazmış her bir sahnesine bayıla bayıla, düşe düşe okudum. Hele bir erkek karakterimiz var üffff Neyse tamam o beye ilerleyen satırlarda düşeceğiz zaten şimdiden cok yükselmeyip kitabın konusuna girelim birazcık. Lariasa annesi ve kardeşiyle 16. yy da yaşayan genç bir kadındır. Annesi bir şifacı olarak yıllarca insanların dertlerine hiçbir karşılık istemeden çare olmuştur. Ama babasının ölümünden sonra iki çocuğuna bakabilmek için köylülerden ufak tefek istekleri olmuştur. Daha önce karşılıksız yapılan işler, şimdi karşılığa dönünce köy halkı tarafından mimlenirler. Ve annesi cadı olarak adlandırılır tüm aile bir zindana kapatılarak türlü işkencelere maruz bırakırlar. En son, radde ise cadı avında hepsinin yakılması olacaktır. Tam yakılma anında Larina'nın çığlığıyla bambaşka bir evrene ve yüzyıla ışınlanıyoruz. Gözlerimizi açtığımızda ise hiç bilmediğimiz bir adamın kollarındayız. (Hiç bırakmasanız olur mu pek sevdik yerimizi de) As Valor Jarlan.. düşmüş krallığın kendini canavar olarak gören Prens'i.. (Bahtımıza düşeni gördünüz mü prens kendisi) Larina bu dünyada hem ailesini arayıp hem de kendisinin neden buraya getirildiğini çözmeye çalışır. Hiç bilmediği geçmiş ise kendisini derinden sarsacaktır. Özellikle oluşturulan evren, güçler, anlatılan yaratıklar ve lanetler o kadar farklı ve enteresandı ki ben çok sevdim. As' ın gücünü Larina için kontrol etme çabasına mest oldum. Bakın bu kitapta öyle bir erkek karakter okuyoruz ki hem "bunu sana kim yaptı erkeği" hem "kıskanç" hemde kadın karaktere bebek gibi davranıyor. (Daha Allah'tan belamızı mı isteyelim ) bakın çok net söylüyorum benim kitapta As
Tılsım ve Sis 1Seda Lena · Guardian Yayınları · 2025105 okunma
Puan vermedi·244 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 08:47
bu yoruma zabel yesayan’la la açılış yapacağım. neden mi? çünkü sırpuhi düsap’ın ismini ilk kez zabel’in üsküdar’da geçen yaşamını anlattığı silahtar bahçeleri kitabında duydum. zabel yesayan o dönem düsap’ın kitaplarını okuyor ve feminist yazarın eserlerinde kendini üzen sorunlara derman arıyormuş. ve bir gün arkadaşıyla beraber düsap’ın pera’daki evine giderler. zabel yazmak istemekte, fakat tam olarak nasıl yapacağını bilememektedir. o gün düsap bu iki genç kızla cesaret verici şekilde konuşmuş bir yandan da yazma eyleminin içinde kadın olmanın zorlukları uyarısını da yapmış. zabel düsap’ı sever de ben alıp okumaz mıyım… mayda, biri genç biri orta yaşında iki kadının kayıplar, annelik, aşk, toplumsal normlar ve hayat üzerine mektuplaşmaları. genç bir kadının kendinden tecrübeli bir kadına, yargılanmayacağını bilerek içini dökebilmesi ve onunla dayanışmasını okumak çok güzeldi. bu arada mayda 1883 de yazılmış. kitap basıldığında ünlü erkek edebiyatçılar tarafından epeyce eleştirilmiş. eleştirmeseniz şaşardım. düsap mayda’da 19 yy kadınının can yakıcı konularına değinmiş. bu açıdan mayda o dönemin ermeni feminizminin manifestosu olarak okunabilir. ayrıca mayda görünürde anlattığının ötesinde derin katmanları olan bir metin. hem bu kitaptaki mayda ve siranuş’un birbirine desteği hem düsap’ın kapısına giden iki genç kadına yaklaşımı geleceğe ve kadınlara olan inancımı tazeleyiverdi. son olarak diyeceğim odur ki : kadın kadının yurdudur.
MaydaSırpuhi Düsap · Aras Yayıncılık · 20253 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 68. kitabı
kürt ulusal hareketinin kuvvetini arttırmasıyla, resmi tarih tezlerinin türkmen alevilerinin üzerinde nüfuzunu arttırmasıyla beraber ortaya çıkan, inşa edilen kürt aleviliği kimliği işlenmiş. hem kürtlerin hem alevilerin hem de kürt alevilerin tarihi hakkında bu zamana kadar yapılan çalışmaların derlendiği ve kısaca özetlendiği bir çalışma olmuş. ayrıca kürt alevilerinin türk diyasi tarihine nasıl bir etkide bulunduğu da incelenmiş. açıkçası benim bu konudaki görüşüm ne resmi tarih tezleri ne de kürt hareketinin tezleri. çünkü alevilik inancının tarihsel kökleri bize bir etnisitenin kültür alanına mahpus edilemeyeceğini gösteriyor. ulus kavramları kuvvet bulmadan önce farklı etnisiteye sahip olan alevilerin beraber hareket ettiğini tarihte görüyoruz. inanç sisteminin kurumsallaşamsı ise 8 ila 12.yy'lar arasında iran, ırak coğrafyasında başlıyor. 72 millete bir nasla bakan bir inanç sisteminin kendi içinde atomize edilmesi tarihin saptırılması demek. bana kalırsa alevi tarihiyle alakalı en tutarlı ve en kapsamlı çalışmayı ayfer karakaya-stump hoca gerçekleştiriyor. alevi tarihine meraklıysanız bu çalışmaya bakın derim fakat daha kapsamlı çalışmalar için ayfer hocaya bakın şayet arapça'sından farsça'sına çok geniş bir literatür taraması ile hareket ediyor ve perspektifi oldukça doğru.
Ötekinin ÖtekisiSabır Güler Sevli · İletişim Yayınları · 20199 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2024 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2024 00:00
Tarih okumaları yaparken 20. yy'da özellikle Yunan milliyetçiliğiyle doğan "Megali İdea"nın ne kadar çok bölge üzerinde kurgulanmış olduğunu ve dış devletlerce bu projelerinin desteklendiğini fark ettim. Karadeniz kıyılarında Pontus Rum'dan tutun, Batı ve Doğu Trakya'ya; Trakya'dan, İstanbul'a ve İstanbul'dan Kıbrıs'a birçok bölgede ilhak projesine sahip oldukları görülmekte. Kitapta da Kıbrıs'taki Türklere karşı izlenmiş ENOSIS ideolojisine karşın, Türklerin müdafa için kurdukları TMT yapılanması anlatılmaktadır. Konuya çok hakim olmamakla birlikte, konuyu sadece genel tarih okumalarımdan yüzeysel olarak biliyordum. Isparta'da, bu kitabı Semih Bey bana hediye edince biraz daha detaylı okuma fırsatı yakaladım. Kendisine yıllar sonrasında, kitap için teşekkürlerimi iletmek isterim.
Türk Mukavemet TeşkilatıSibel Akgün · Kronik Kitap · 202415 okunma
Reklam
Reklam