Umut, Başarı, Azim, Arkadaşlık ve Gökkuşağı
9/10
·224 syf.·
2026 45. kitabı
Öncellikle belirtmek isterim ki kitap baya sürükleyici. Meraktan elinizden bırakmak istemeyeceğiniz harika bir kitap. Serin, duyguğu bir masal efsanesine inanır ve yolculuğa çıkmak ister. Sefil bir hayat yaşarken, birden eline Dokkaebi'den bir bilet ulaşır. Hem de altın bir bilet... Bu bilet çok özeldir ve kişide bulur. Serin bu biletle bir çok küreye bakma fırsatı yakalar ve kendi yaşamak istediği hayatı bulmaya çalışır. Dokkaebi'deki birçok kişi ona yardımcı olur ve ordaki her bir kişinin kendine özgü özellikleri vardır. İnsanlara yönelik... Kimisi iyi, kimisi kötüdür ama bazen bu insanların işine bile yarayabilir. Ve bir anda olaylar baya değişik bir hal alıyor. Serin'in tüm bunların neden başına geldiği ve orda edinmiş olduğu arkadaşlıktaki bütün önrmi ve büyüyü çözmeye başlıyorsunuz. Ve bu hikayedeki tek amaç gökkuşağı küresi... Hem de bitmek bilmeyen bir macera ile dolu... Dokkaebi'deki üyelerle tanışmak sizi farklı bir dünyaya götürecek... Issha ile de maceradan maceraya koştuğunuzu hissedeceksiniz. İçinizi bir anda kaplayan bir umut ışığı ile gökkuşağı size yeni bir hayat sunacak... Ve kitapta benim en iyi çıkadığım ders, bir insan isterse her şeyi başarabilir. Önemli olan kendine güvenmekten geçtiğidir. Bazı şeyler zahmet istese de sonuçları hep güzel neticeler verir. *'Bambu...' Tuhaf bir şekilde ilk birkaç yıl öyle yavaş büyür ki öldüğü sanılır. Diğer tüm bitkiler serpilip çiçek açar, hatta meyve verirken bambunun neredeyse tamamı herhangi bir meziyeti yokmuş gibi toprak altından kalır." ​"...Ama toprak altında geçen tüm o yıllar boşuna değildir, Serin. Diğer bitkiler yukarı doğru filiz verirken bambu tam bir yetişkin olana kadar köklerini toprağın derinliklerine genişçe yayar. Sonra da hiç kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde hızla dışarı doğru büyür."*
1000Kitap
Yağmur Mevsimi PazarıYou Yeong-Gwang · Epsilon Yayınları · 2025218 okunma
Sakın bu çeviriden okumayın
Puan vermedi·
Kitap sanki hiç Türkçe bilmeyen biri tarafından yapay zekayla çevrilmiş gibi. Adında profesör ünvanı olan birinin imzasını utanmadan bu işin altına koyması Türkiye’nin entelektüel sefaletini gösteriyor. İmge yayınları editör falan çalıştırmıyor galiba. Ketebe yayınlarının eline kalmayalım diye imge yayınlarından aldık sonuç rezillik. Dünya edebiyatının en muhteşem eserlerinden birine yapılan saygısızlık. Yorumumu aşırı bulan olursa bozuk cümleleri bıkmadan usanmadan gönderebilirim buraya. Üstelik İmge Yayınlarına da bu konu hakkında mail attım. Ama zahmet edip cevap bile vermediler.
Edebiyat
KulHeinrich Mann · İmge Kitabevi Yayınları · 202342 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:23
İnsan türünün evrimi ve gelişimi konusunda okunacak en doğru adların başında Jared Diamond gelir. Onun kitapları hep ufuk açıcı, öğretici ama asla sıkıcı değildir. Jared Diamond’ın kitaplarını okurken farklı bir bakış açısı kazanırsınız. Olaylara, durumlara başka bir gözle bakmaya başlarsınız. Üçüncü Şempanze de tam böyle bir kitaptı. Sıcak iklimlerdeki insanların neden koyu ten rengine sahip olduğuna, soğuk iklimlerde yaşayan insanların neden açık ten rengine sahip olduğuna dair bildiğim tüm ezberleri bu kitap bozdu. Nedenini merak edenler için burada bir açıklama yapmayacağım, bir zahmet kitabı okuyun. Bu, yazarın okuduğum beşinci kitabı oldu hepsinden de çok şey öğrendim. Jared Diamond’ın bana kattığı çok şey oldu. Yazarın tüm kitapları şiddetle tavsiyedir.
Üçüncü ŞempanzeJared Diamond · Pegasus Yayınları · 2020385 okunma
Oysa ben onu tonton bir dede sandıydım :))))
7/10
·144 syf.·
2026 67. kitabı
Haydi, beynimi yakan bu kitabı birlikte inceleyelim! :) Yaşamının sonlarına yaklaşmış, 70 yaşında ve anılarını kaybetmemek için mücadele eden bir Alzheimer hastası… Ama yanlış anlaşılmasın; söz konusu olan çiçekli, böcekli, nostaljik anılar değil. Onun zihninde özenle saklamaya çalıştığı şeyler, son derece planlı ve hatta kendisinin keyif aldığı bir dizi cinayet. Eğer siz de bu sevimli görünen yaşlı amcamızın gün içinde yaşadıklarını ve geçmişinde neler yaptığını kendi ağzından dinlemek istiyorsanız, oturup bu kitabı bi zahmet okumanız gerekiyor. Bunun yanında, Alzheimer hastalığıyla yaşayan bir insanın ruh hâlini ve zihnindeki düşünce geçişlerini anlamak açısından bile kitap oldukça etkileyici. Okurken psikolojim altüst oldu, ruhum daraldı, beynim adeta yandı… Ve bunlar hissettiklerimin yalnızca bir kısmı. Finali ise tam anlamıyla ters köşe. “Ne umduk, ne bulduk!” dedirtecek türden bir sonla karşılaşıyorsunuz. Ben kitabı fazlasıyla beğendim ve kesinlikle tavsiye ederim. Hadi o zaman, kitapta buluşma vakti! Daima kitaplarla ve sevgiyle kalın :)
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,2bin okunma
10/10
·64 syf.··
2026 4. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 21:15
Okurken hiç sıkılmadığım bir kitap oldu. Olay örgüsü çok güzel ilerledi. Franz Kafka'nın şu sözü ile kitap üzerine hislerimi aktarabilirim: "Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?" Kesinlikle öneriyorum, okuyun.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,7bin okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 08:32
Selam, Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım isimli hüzünlü şarkı tadında bir roman ile geldim. Umut çocukluk arkadaşı Elif' e çok küçük yaşta aşık olur. Elif de onu sever diye bekler, Elif aşkı başka kalpler de aradığında Umut' un kalbi acır ama yine de bekler. Elif bir gün darmadağın gelir Umut onu toplar, sanar ki artık Elif onunladır. Üniversite tercihini dahi ona göre planlar, ev tutar. Bekler, bekler ama Elif gider ...Elif'in ardında kalan artık Umut degildir, perisan bir haldedir. Onun toparlanması yıllar alır elleriyle kurduğu bir düzeni ama kimseye bağlanamayan kalbiyle ordan oraya vurur yıllarca. 15 yıl sonra Elif geri gelir ve Umut ona neden niye diye sormaz. Bir insan kaç defa gider... Yada bir insan birini kaç ay, kaç yıl bekleyebilir ki... Umut'un ömrü bir şarkı gibi hüzünlü geçsede dönüp baktığında dolduramadığı boşluğu fark ediyor. Ve bu boşluğun Elifle de ilgisi yok aslında ve ondandır " Zaten o şarkıyı ben sana yazmadım."deyişi. Bir şarkının nakaratı gibiydi Umut'un hayatı, tekrar tekrar aynı acı. Yazarın duyguları ele alışı, ince ince işleyişi okuyucuya hissettirişi muazzamdı. Yine yazarın kalemindendir ki kitap aktı gitti.Bu kurguda en çok hiç sevilmeyen Nilay'a üzüldüm. Okuyanlar anlayacak Anlamayanlar da bir zahmet okuyun. Reklam değil #okuduklarımıpaylaşıyorum #zatenoşarkıyıbensanayazmadım
Zaten O Şarkıyı Ben Sana YazmadımOrkun Galolar · İnkılâp Kitabevi · 202672 okunma