Yenildik Eroin! Kabul et artık...
Acımasız çarmıhına germiştin beni. Çırılçıplak; kollarımdan, bacaklarımdan, buz gibi kapkara bir tahtaya çivilemiştin...
Tutsağındım!
Ama kurtuldum! Çekip kopardım bedenimi çivilerden.
Etlerim paramparça... Kanlar içinde...
Bana güç veren neydi, biliyor musun? Korkularım!
Evet evet, yanlış duymadın; korkularım kırbaç oldu bana!
Umurumda bile değildi ölüm... Derdim seninleydi!
Bir kez daha yaşayamazdım aynı utancı.
Korkuların saplantıya dönüştüğü yer, bıçağın keskin yüzüdür! Biliyor muydun bunu?
O keskin yüzde, eski bölük pörçük ürküntü kırıntılarımı ezip geçen gerçek korkuyu tattım ben...
Seninle yeniden yüz yüze gelmek! Yeniden aynı batağa saplanmak... Kolumda şırıngayla, izbe bir köşede katılıp kalmak... Gencecik bedenimi, kurban niyetine önüne sermek... İşte beni, sürüklendiğim açmazdan çekip çıkaran gerçek korkularım!
Onları çok sevdim, dost oldum onlarla.
Korkularımın kırbacında yeniden can buldum.
Yüzümde şaklayan her darbe, BEN’i bana biraz daha yaklaştırdı.
Sancılıydı öze dönüşüm! Dayandım...
Önce BEN’le barıştım. Yeniden kendimi sevmeyi öğrendim.
Başardım!
Özgürüm artık...
Dansımız bitti!
Sonsuza dek susturuyorum orkestrayı...