10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2024 393. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2024 16:16
Platon'un tüm eserleri diyalog şeklinde olduğu için okumak çok zevkli. Bu diyalogu ise Sokrates'in ölmeden önceki son diyalogudur. Sokrates'in idam edileceği gün öğrencileri onu son kez görmeye gelir. Bu öğrencileri Kebes ve Simmias 'dır. Öğrencileri Sokrates'in idam edilmesine rağmen çok mutlu ve cesur olduğunu görünce şaşırırlar. Sokrates'e bunu sorduklarında ise Sokrates öldükten sonra hayatın olduğunu, asıl gerçek alemin öldükten sonra olduğunu ve ruhun ölümsüz olduğunu dile getirir. Kebes ve Simmias buna inanmaz ve Sokrates onlara ruhun ölümsüz olduğunu işte bu diyaloğunda üç kanıt ile inandırmaya çalışır. Bu üç kanıtın sonunda ise Simmias ve Kebes ruhum ölümsüz olduğunu ve öldükten sonra hayatın olduğuna inanır. Sizce Sokrates'in bu üç kanıtı ne olabilir? Sokrates neden ıdam edildi? Nasıl idam edilecek? Öğrencileri Kebes ve Simmias'a son sözü ne olacak? Benden bu kadar Kitabı tabii ki tavsiye ederim. Sokratesi yakindan tanimak ve onun dusuncelerini ogrenmek icin bu kitabi mutlaka okumalasiniz.
Sokrates’in Savunması
PhaidonPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 20121,014 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2024 6. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2024 20:59
Okuması gerçekten sabır gerektiren bir kitap oldu benim için. Benim gibi kitap okurken araya uzun zaman koymayan biriyseniz anlamada pek zorluk yaşamazsınız ama uzun zaman sonra kitaba devam etmek biraz zorlayabilir sizi çünkü verilen örnekler, anlatılan konular baya kafa yorularak anlamanız gereken şeyler. Okurken biraz zorlansanız da sonunda sabırla bizim de kendi içimizde sorduğumuz sorulara ve Kebes ile Simmias'ın darlayan (!) sorularına cevap olduğu için Sokrates'e teşekkür edeceksiniz :)) Sokrates'in Savunması
Duygu ve Düşünce
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·273 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
İSTANBUL'UN BİR GECESİ SUAT DERVİŞ 273 SAYFA Ben sana da inanmazsam kimlere inanırım? Nasıl yaşarım? Bütün bir ömür sana inandıktan sonra ben şimdi sensiz ne yapacağım? 23 Mart-13 Haziran 1939 tarihleri arasında Haber gazetesinde 75 tefrika olarak yayınlanan "İstanbul'un Bir Gecesi" eseri, Suat Derviş'in Behçet Necatigil'e yazdığı bir mektupta, bütün yapıtları arasında en değerli gördüklerinden biri olarak nitelendirilmiştir. Yayınlandığı tarihte oldukça ses getiren eser, bugün süre gelen sosyal ve ekonomik uçurumların çokta uzağında değil aslında. Adından da anlaşılacağı gibi İstanbul'da sıradan bir gece. Bir yanda karanlık, izbe sokaklarda yaşam mücadelesi veren alt sınıftan insanlar diğer yanda şatafatlı bir düğün. Cavit ve Saffet'in sevgisiz, adeta bir iş anlaşmasına benzeyen düğün gecesinde zenginlik göz kamaştırırken hayatta kalma mücadelesi veren Vasıf, ölümle pençeleşen oğluna kan bulma çabasındaki veremli bir anne Zeliha, düğünün gözde misafirlerinden Kevser için göz alıcı bir gece elbisesi diken terzi kızlar, her ne kadar düğüne davetli olsa da kendini oraya ait hissetmeyen muhasebeci Ali ve diğerleri. Ve herbiri birbirinden farklı, birbirini tanımayan bu insanların bir şekilde kesişen hayatları. Daha ilk sayfada başlayan bir melankoli kitap boyunca takip ediyor sizi. Birbirlerinden sadece bir kaç sokak uzakta olmalarına rağmen tamamen zıt hayatlar yaşayan insanların hikayeleri oldukça sarsıcı. Bir yanda çaresizlik, yarım kalmışlık, korkunç bir yoksulluk. Diğer yanda göz alıcı bir zenginliğe rağmen doyumsuzluk, manen yaşanan çöküşler, ihanetler. Sınıflar arası korkunç bir uçurum. Herbiri kendine has özellikleriyle oldukça renkli karakterler resmeden eser, bu karakterlerin trajediye dönüşen hayatlarını oldukça çarpıcı ve akıcı bir dille anlatmış. Suat
İstanbul'un Bir GecesiSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021297 okunma
Puan vermedi
#SuatDerviş #İstanbulun #Bir #Gecesi #Sayfa280 Gülmüyor musun, gülemiyor musun? O halde git dünyanın gebeş karnına barut doldur. Ve patlat bu dünyayı... Herkese merhabalar Bugün sizlere Suat Derviş'in "İstanbul’un Bir Gecesi" adlı eserinin yorumu ile geldim. Anlatım tekniği çok hoş, alışılmışın dışında. Tek bir olayla başlayıp ilerleyen romanların aksine bir çok sahneyi aynı anda izliyoruz eserde. Müthiş bir film olurdu, senaryolaştırılıp beyaz perdeye aktarılsa. İstanbul'un Bir Gecesi romanı, İstanbul'da bir düğün sahnesiyle başlıyor. Aynı gece , yaşamları kesişen karakterler üzerinden İstanbul'u, sınıf farkını ve yaşamın adaletsizliğini okuyoruz. Kitabın bu kurgusuyla Adalet Ağaoğlu'nun "Bir Düğün Gecesi" romanına ilham verdiği düşünülüyor. 1939 yılında tefrika olarak yayınlandığı düşünülürse Derviş'in edebi zekasına hayran kalmamak elde değil. Kitaba dair en gerçek ve üzücü şey ise Türkiye'deki sınıf farklarının, yoksulluklarının neredeyse hiç değişmemiş olması. Suat Derviş, Behçet Necatigil'e yazdığı mektuplarından birinde "İstanbul'un Bir Gecesi" romanı için en sevdiğim romanlarımdan birisi demiş. Kendisini ilk kez bu romanla okumuş olmak çok doğru bir karar oldu benim için. Kitaba başladığım gün kendisinin "Ben Yazar Suat Derviş'im" sergisini gezme fırsatı bulduğum için de çok mutluyum. Yazar, gazeteciliği sayesinde farklı hayatları gözlemlemiş, bunu eserlerine yansıtma fırsatı bulmuş. Belki bu yüzdendir çok insan hayatına hâkim olup bunları aktarabilmesi. Hayatta her şey geçer. Hayatta ebediyen devam eden hiçbir şey yoktur. Her şey bir rüyadır. Bir rüya ki, ondan uyanıldığı zaman hakiki uykuya dalınmış olacak Okuyalım ve Okumaya Teşvik Edelim.
İstanbul'un Bir GecesiSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021297 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2023 48. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2023 19:46
Kitap dostu arkadaşlarımla birlikte okuduk öyküleri. Birlikte okumak ayrı bir keyifti. Mitat Enç’in Uzun Çarşı’nın Uluları adlı kitabında 22 öykü yer alıyor. Geleneksel anlatıya sahip karakter hikâyeleri bunlar. Gaziantep yöresinin gelenekleri, yapıları, söyleyiş tarzını içinde barındıran hikâyelerde dönemin zihniyetini net olarak görebiliyoruz. Kadına bakış açısı son derece rahatsız edici öykülerde. İstiklâl mücadelesinin etkilerinden de bahsedilen anlatılarda cumhuriyet kazanımlarının henüz sindirilemediği görülüyor. Hoş hâlâ sinderemeyenler var da neyse… Mitat Enç’in karakterleri oldukça gerçekçi. Yazarın birçoğunu tanıdığına yemin edebilirim ama ispatlayamam.Karakterlerin bazıları hikâye hikâye geziniyor. Kitapta en beğendiğim öyküler: Bodur, Kız Ali ve Asiye Teyzenin Evi’ydi. Buradan sonrası kitabın özeti sayılır. 1.Aktar Musa Efendi İşini layıkıyla yapan Musa Efendi’nin hayırsız evladı ile imtihanı anlatılıyor öyküde. Yöresel deyim ve sözcüklere yer veren bol tasvirli bir anlatı. 2.İmam Baba. İnsanüstü sezgi ve yeteneğe sahip olduğuna inanılan İmam Baba’nın enteresan hayatı anlatılıyor öyküde. Bu arada dönemin zihniyetini de okuyoruz. 3.Bilâder Ağa Bilâder; kambur, çarpık, çelimsiz bir adam. Eski fesleri kaynatıp onararak geçimini sağlıyor.Aynı zamanda ayan takımının, eşraf meclisinin olmazsa olmaz eğlencesi. Eşraf takımına soytarılık yaparak, onları güldürerek her türlü eziyete katlanıyor. Sanki Tanrı onu bunun için yaratmış izlenimi veriyor. 4.Berber Hüseyin Uzun Çarşı’da dükkânı olanlarlardan biri de Berber Hüseyin. Eli, dili çalışan işini ustalıkla yapan berberin tek marifeti tıraş değil. Dişi, başı beli ağrıyanlar da ona gelir; benim diyen doktorlara taş çıkartırcasına kırık çıkık yapar, müşterilerini memnun ederek dükkanından gönderirmiş. Berber
Uzun Çarşının UlularıMitat Enç · Ötüken Neşriyat · 1993444 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2022 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2022 14:09
Biri iki milyar Hristiyan'ın, diğeri altı yaşındaki bir çocuğun annesi iki kadının, iki bin yıl arayla yaşadığı mucizevi yolculuk. • Jane; hayattan ne istediğini bilen ve bu uğurda tüm zorlukları aşan, çok güçlü bir karakter. Daha küçük yaşlarda bilgisayar yazılımcısı olmak isteyen Jane, üniversite hayatında daha okulu bitmeden, bir sürü iş teklifi almasına rağmen o yine zor yolu seçip kendi şirketini kurar. Anne olmak isteyen Jane, yine farklı bir yol seçip sperm bankasına başvurur ve böylece oğlu David dünyaya gelir. Her şey yolunda giderken David'e beş yaşındayken Lösemi teşhisi konur. Tüm hayatları bu haber ile değişen anne oğulun, aradan bir yıl geçmesine rağmen David'in hastalığına çare bulunamaz.  Jane için zor olan hayatı babası Rahip Bradley'in ölüm haberi ile başına yıkılır. Bu haber üzerine babasının yaşadığı yere gidip cenaze işlemleriyle ilgilenen Jane, çocukluğunun geçtiği evde babasından bir mektup bulur. Gerçek ailesini küçük yaşta bir yangında kaybeden Jane, Rahip Bradley tarafından evlatlık alınmış olduğunu öğrenir. Ama öğrendikleri bununla bitmez. Özel biri olduğunu da öğrenen Jane'in rüyaları anlam kazanmaya başlar. Ama geçmişte ailesinin öldüğü yangından sağ kurtulan Jane'in hayatı, şimdi yeniden tehlikededir.  Jane, rüyalarında tarihe tanıklık eder. Meryem Ana'nın bir mağarada, kucağında genç bir adamı tuttuğunu ve avcuna aldığı suyu dualar eşliğinde gencin yarasına döktüğünü ve adamın su ile şifa bulduğuna tanık olur. Rüyalarında; Hz İsa'nın çarmıhta öldürülmesini ve bu olaydan sonra Meryem Ana ve İsa'nın müritlerinin, Hristiyanlığı yaymak için, Roma'dan, Efes'e zorlu yolculuklarını gören Jane için de bir ışık belirir. Oğlunu kurtarmak için o da Meryem Ana'nın evine ulaşmak için yola çıkar. Oğlu ile çıktığı bu yolculukta ona engel olmak
MarySerkan Urgancı · Serkan Urgancı · 202275 okunma