Eda

Düşündüm sonra: Belki dedim, insanca gereksinimlerimizi hiçbir zaman insanca doyumuyla yaşayamadık. Hep bir şeyler burktu, çelmeledi. Ama çırpındık yine de insanca bir şeyler için… Ömrümüzün tarihi böyle… Öyleyse yitirilmiş zamanımız yok… Acıların, kederlerin bulandırdığı zamanlarla dolu da olsa ömrümüzün tanımını yitirilmiş diye yapmamalıyız…
Sayfa 98
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Fırtına çıktığı zaman Zeus yaptı diyoruz, deprem olduğu zaman Poseidon yaptı diyoruz, bunlara mani olmak için Zeus’a büyük boğalar, Poseidon’a atlar kurban ediyoruz ama bu felaketler durmuyor. O halde bu işte bir keyfilik var. Sağlık tanrısı Asklepios bazı hastaları iyi ediyor, bazılarını etmiyor. Sokrates ölüme giderken, “Ben bu hayat denen hastalıktan kurtulduğum için Asklepios’a bir horoz kesiverin.” diyor. O halde, “Horoz kesen ile kesmeyen arasında bir fark olmadığına göre ortada keyfi bir durum var.
Sayfa 49
Diğerlerinin standartlarına göre şeyleri yargılamak yerine onlara kendi gözlerimizle bakmayı öğrenmeli, bunun dışında zevklerimizi ve izlenimlerimizi kamuoyuna göre değerlendirme alışkanlığından kurtulmalıyız. Bayağı insanların daha yüce şeylerin keyfini çıkarma yeteneksizliklerini haklı çıkarmak için sadece aldatıcı yanılsamaları yüceltmekle kalmayıp onlara bir de dilin en methiyeci sözlerini bahşettiklerini, daha asil zevklere karşı nasıl parmak sallayıp onları hor gördüklerini ve saygıya layık olan her şeyi nasıl damgaladıklarını görüyoruz.
Sayfa 103
Felsefe
“Artık kim olduğumu bilmiyorum” diye haykırır, “çünkü bir süredir geçmiş heyecanlar yüreğimi canlandırıyor; kalbim bir kadını gördüğünde hızlı hızlı atıyor; aşk, tutku gibi kelimeler yüreğimi uyandırıp heyecanlandırıyor. İşin aslı birine ‘seni seviyorum’ deme ihtiyacı o kadar güçlü ve gerekli hale geldi ki tek başımayken kendi kendime söyleyip duruyorum (…)
Sayfa 79