Kitap bir trende öldürülen kadının cinayetiyle başlıyor. Agatha Christie her zamanki gibi soluksuz şekilde merak uyandırarak şaşırtıcı sonla karşımıza bir serüven çıkartıyor.
Öldürülen kadının katilinin kim olduğu başlarda hep kesin bu yapmıştır derken o kişinin de başına bir takım şeyler gelmesi ile o zaman kim öldürdü sorusuyla yeniden baş başa bırakıyor sizi. Bundan öte ölen kişiyi bulmak da bir hayli zor kıvama geliyor. Hep ucu açık kalıyor. Doğu Ekspresinde Cinayet kitabı kadar olmasa da çözümlemeye çalışmak ve sonuna şaşırdığım keyifle okuduğum bir kitap oldu.
16.50 TreniAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20185,8bin okunma
Hazel üniversiteden beri Josh Im'e fena halde hayran ama üniversiteden sonra hayatına bir daha girmeyeceğini sanarken hayat sürprizlerle karşısına Josh'ı çıkardı. En yakın arkadaşı Emily'nin abisi olan Josh Im aynı zamanda Hazel'ın üniversitede defalarca kez rezil olduğu kişiydi. Hazel o zaman karar vermişti Josh Im'e hayrandı ama onunla sevgili olamayacak kadar kendisini tuhaf buluyordu.
Bu karşılaşma Hazel'ın Josh'ın en yakın arkadaşı olma doğrultusunda ve asla sevgili olmayacaklarına dair sözleriyle bir dizi birbirlerine ayarladığı insanlarla randevulaşarak süregeliyor.
Hazel.
Hazel üzümlü kekim, bu hayatta bir kitap karakteri olsaydım sen olmak isterdim. İçindeki bitmeyen neşe, umursamazlık tüm insanlara karşı utanmak nedir bilmemen ve bundan utanmayıp her zaman tüm tuhaflıklarınla kendin olduğun için bu kitabı çok sevdim.
Josh ise asla gözümden canlandıramadığım ama Hazel ile mükkemmel bir arkadaşlığın başladığı kitapta onun hayatına ışık kattığın için sana da teşekkür ederim. Onu yargılamayan, her tuhaflığına eşlik eden biri olmak senin hayatına değişiklik kattığını tüm okuyanlar bilir.
Sizi okumak çok güzeldi, tuhaflıkla kalın🩷 Christina LaurenJosh ve Hazel'ın Sevgili Olmama Rehberi
H. G. Wells ile ilk tanışmamız bu kitapla oldu kendisine Bilimkurgunun Shakespeare'i dendiği için merakla okumak istediğim bir yazardı. Dili akıcı ve anlaşılırdı. Okumakta güçlük çekmedim ve sıkılma hissiyatı vermedi bana Görünmez Adam.
Konusuna girecek olursak aslında basit fizikle anlatılan bir görünmezlik olayını temel almış ve görünmezliğin insanı nasıl yoldan çıkaracağını da göstermiş olmuş.
1897 yılında yazılmış bu kitap o zamanda var olan fiziğe tutkun birinin kendini nasıl görünmez yaptığı ve kendisini toplumun içine entegre etmeye çalışırken nasıl tepkiler aldığını anlatmaktadır. Aslında farklı bir bakış açısıyla bakarsak toplumun farklı olana her zaman korkuyla yaklaşacağının izlerini de görebiliriz.
Çağının ötesinde bir bakış açısıyla toplumsal yargılar ve insanların bundan nasıl etkilendiğini görmek günümüzdeki var olan şeylerden farklı değil zannımca. Şu an hepimiz görünmezliğin havalı bir şey olduğunu düşünebiliriz ama gerçekten hayatımızda öyle biri olduğunda görünmez kişi kitaptakinden farklı bir tepki alır mı toplumdan şaibeli.
Görünmez Adam
Görünmez AdamH. G. Wells · İthaki Yayınları · 201910,6bin okunma
Her şey Erin'in Vhartlox Cadılar Akademisine kabulüyle başlıyor. Erin'in içindeki karanlık ve ateş her an peşinde tüm kitap boyunca kendisini takip ediyor. Olaylar kaos ve bunun içine katılan cadı ve yunan mitolojisi.
Kitap benim elimde biraz sürünmecede kaldı çünkü ana karakter Erin ile asla bir bağ kurup sevip benimseyemedim, okurken hep Erin'e yanında Fiona varken katlanabildim ama evreni, yazı dilini, yazarın gerçekten uğraştığı tüm noktalar gerçekten mükemmeldi.
Gerçekten Harry Potter evreninden uzak tutmaya çalıştığı aşikar ortada çünkü olay sadece cadılıktan ibaret değil kitapta. Cadılıkla beraber yoğun Yunan Mitolojisi okuyorsunuz. Ana karakteri sevseydim 2 günde bitirebileceğim konu olarak gerçekten çok içine çeken bir kitap. Cadılığı ve Yunan Mitolojisini seven herkes okuyabilir. Ekin S. KochHekate'nin Kızları
Felicty ile bu kitapta artık biraz daha evreni tanıyor, daha entrikaların içine giriyoruz. Her geçen gün Felicity'nin ne olduğu gizemini sürdürürken peşi sıra yeni olaylar birbirini takip ediyor. Felicity gittikçe kendini keşfediyor ve geliştiriyor.
Kitap boyunca canlanan tablolardan tutun, öteki dünyayı ve Avolon'un tasfirlerini ilk kitaba göre daha çok okuyoruz.
Canımız kızımız Fay, kurtarılmaya ihtiyacı olan bir prenses değil de prensini kurtaran bir Amazon kraliçesi. Bu kurtarma operasyonunda öğrendiği şeyler hepimizin aklını bulandırsa da kitabın sonunda tüm kitap boyunca şüpheye düştüğüm bir gerçekle karşılaştım.
Kitabı okurken güvendiğinize dikkat edin!
Pan’ın Karanlık KehanetiSandra Regnier