Yeni düş, yeni mutluluk! Yeni bir leziz, baştan çıkarıcı zehir!
Reklam
"Gel, gel, ne kadar yanılmışım," diye düşündüm. "Gel yanımda yerini al yine, seni görmeyi becerememişim. Gel. Yanıma gel. Geri dön. Ve temelli burada kal." Geceler geçip gidiyor, ben bunlara benzer, bunlarla özdeş tek kelime duymuyordum, çelişkili bir mırıltı ya da falsolu bir yankı bile. Pérez Nuix haklı olabilirdi, belki orada bekliyordum sadece, daha sonra nicelerinin taklit ettiği bir İngiliz şairin dediği gibi "waiting without hope".* Ama o sesi telefonda, beklenmedik bir mektupta ya da nihayet çocuklarımı görmeye gittiğimde yüz yüzeyken hiç duymazsam, bir gün gelecek, artık beklemediğim hissiyle uyanacaktım ("Dün gece hâlâ bekliyordum, evet, peki ya bu-gün? Bir gün yaşlandım, aradaki yegâne fark bu; buna rağmen hayatım değişti. Artık beklemiyorum"). O sabah Londra'ya, Tupra'ya, Pé-rez Nuix'e, Mulyran'a ve Rendel'a, adsız işyerine, günlük işlerime, ara sıra Luisa'yı tanıyan ve ansızın unutuşumla aramdaki bağa dönüşecek olan Wheeler'a alışmış olduğumu keşfedecektim. Tamamen alışmış olduğumu keşfedecektim, yani gözlerimi açtığımda şaşırmayacak ve artık onlara kafa yormayacak kadar alışmış olduğumu. Onlar benim gündelik hayatım, dünyam, etrafımdaki sebepsiz unsurlar, soluduğum hava olacaktı; ne Luisa'yı özleyecektim, ne de geçmişteki şehrimi ve hayatımı. Sadece çocukları özleyecektim.
1000Kitap
Hayaller ona mutluluk yollarını gösterir. Ağız tadı bambaşka, aldatıcı tatlı bir zehir.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Aşk İki Kişiliktir
Değişir yönü rüzgarın Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk, iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden Binlerce yıl uzaktadır Binlerce kez dokunduğun ten; Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına. Aşk, iki kişiliktir Avutmaz olur artık Seni bildiğin şarkılar; Boşanır keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar; Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına. Aşk, iki kişiliktir.
Sayfa 53 - 54-55·Kitabı okudu
Reşat Nuri Güntekin / Dudaktan Kalbe Uyumak mı? Uyku bedbahtlar,hastalar içindir, anne... Bütün ruhuyle yaşayan mesut insanlar niçin uyusunlar? * Etrafında geçen şeyleri, ıstırap çekmiş büyük adamlar gibi bütün inceliğiyle anlardı. Fakat ruhunu başkalarına göstermekten çekinirdi. * Âşık mehtapta ayakları çıplak, başı açık yârin yoluna düşüyor. Yâr artık uykudan uyanmalı. Çünkü rüyasına girmeyen mâşuku koynuna girdi. İnsan, yârini çok özlerse gayri yüzünün hayalini de göremez olur. * Dünyada en çok iğrendiği insanlar, zengin ve mesut insanların etrafında yaşayan, onların saadetlerinin kırıntılarıyle bahtiyar olmağa çalışanlardı. * İnsan, kendini, halini bilmeli, elde edemeyeceği şeyi mümkünse istememeli, mümkün değilse bu arzuyu bir ayıp gibi gizlemeliydi. * Yaşım arttıkça bu mağlûbiyete alışacağım ; kaderime razı olacağım... Ne bilirsin, belki son günlerimizde biraz mesut oluruz. * Kalbim söndü, heveslerim söndü, hayatım tamir kabul etmeyecek surette kırıldı. * Kim bilir hayatı ne acılarla doludur. Fakat bu dakikada mesut olduğuna şüphem yok... Gözleri görmüyormuş ne çıkar? Benim de saatlerce karanlığa kapandığım, saatlerce kendimi ihtiyarî bir körlüğe vakfettiğim oluyor... Hayalimin dünyasını daha güzel görmek için etrafımdaki ışıkları mahsus söndürmüyor muyum? * Sırrını saklamağa, içi ağlarken dudaklarıyle gülmeğe mecburdu. * Ne dedin Kınalı Yapıncak... Beni hiç mi unutmayacaksın? Saçlarının sarı telleri birer birer ağarıncaya kadar beni kalbinde mi saklayacaksın? * Fakat bu yangınlar kalbimizin ne ka dar yerini yakarsa o kadar büyük viraneler bırakacak ve sönecek... İhtiyarlığımızın tesellisiz günlerinde bu eski sergüzeşti hatırlayacağız... Senin kulağına on altı yaşının yazından bir hazin keman sesi gelecek... Ben, karakış ortasında bir çiçeği daha iyisi, ter ü
1000Kitap
Reklam
Reklam