Yui esth

Yui esth
@zehosyy
İncelemeler, gelecekteki bana hatırlatma notları. Kendime yazıyorum her birisini.
16.08.2025
8/10
·67 syf.··
2025 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 19:13
Kitap 60 sayfalık incecik bir kitap. Bir kaç saatte, en olmadı bir günde bitiririm diye düşünüyordum. İnce olmasına karşılık her sayfasındaki cümleler, öylesine durup sindirilmesi gereken ibarelerle doluydu ki 3 günde bitirebildim. Okuduktan sonra etkileyen bir cümle olduysa ara verdim. Üzerine düşünmek istedim. Kendi hayatımla özleştirdim. Düşündüklerimi sayfalarda gördüm. Kitapta belirli bir zaman akışı yok. Bir paragrafında 10 yıl öncesindeyken ertesi paragraftaki anıda şimdidesiniz. Oysaki şimdi dediğimiz an bir sonraki paragrafta geçmiş olarak anılıyor. Hiçbir zaman ibaresini belirtmiyor. Siz anlıyorsunuz farklı zamanlar olduğunu. Bir süre akıl karıştırıcı gelse de, kitabın baş karakterinin yaşadığı buhranı ve kendisinin de zaman algısını kaybedişini çok güzel anlamanıza olanak veriyor. Kitap baş karakterimizin küçüklüğü ile başlıyor. Küçüklüğünden başlıyor hayatın anlamını sorgulamaya. Varoluşun anlamını bulduğundaysa kitap bitiyor. Yazar bu süreçte varoluşculuk akımını buram buram hissettiriyor. Baş karakterimizin hiperseksüaliteye sahip olduğunu düşünüyorum. Anlamı da böyle buluyor fakat bu sürece kadar ki yaşadıkları ve düşünceleri, doğa ve insan sevgisi beni etkiledi. Bir süredir edebi zevk almıyordum, tekrardan yaşattı. Öneririm
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
17.03.2025
9/10
·312 syf.··
2025 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 23:31
Kitap toplamda 10 farklı öyküden oluşuyor. Her birisi ırwın yalomun hastalarının hasta gizliliğine göre uyarladığı gerçek hikayeleri. Okurken bazı hastalardan kendinizden parça buluyorsunuz ya da bazılarını öyle dehşet içerisinde okuyorsunuzki kitapta bahsi geçen bazı vakalarda ( benim gibi psikoloji ile pek yakın değilsiniz ) countertransference olayını sıkça yaşardım, tedavi edemezdim diyebilirdiniz. Psikiyatrinin zorluklarına odaklanmamasına karşın hikayelerdeki zorlukları hissediyorsunuz ve saygı duyuyorsunuz. Lakin bu kitap sayesinde yazarın kadınlar hakkındaki görüşlerini görmüş oldum ve hiç hoşuma gitmedi. Bunun dışındaki her şey iyidi. Her sorunun derinlerinde aslında varoluşsal sancılar, ölüm korkularına indiğini söylemesi ve çalışmalarını bunun üzerine yapması; okurken kendi hayatınızda da durup kendinize, kendi hayatınıza bakmanızı sağlıyor. Beğendim, güzeldi tavsiye ederim.
Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi ÖyküleriIrvin D. Yalom · Remzi Kitabevi · 20199,4bin okunma
07.02.2025
9/10
·430 syf.··
2025 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 00:00
Bir öneriyle başladığım bu kitapta anlatılan, nietzsche ve bir doktor arasındaki sohbetler aracılığıyla bize varoluş felsefesi hakkında görüşler sunan; doktorun tedavisini okuyacakken aslında doktorun tedavisine dönüşmüş olaylar dizisi. Kitaptaki bir çok yerde altını çizdim, çizilecek kadar güzel ve akıcıydı. Hayatınızda yer edinecek cümlelerdi. Kitabı okumadan önceki sizle okuduktan sonraki sizin bir olmayacağını kanıtlayacak cümlelerden. Bir kısımda “umut kötülüklerin en büyüğüdür” diyordu. Bu sözden sonra nasıl umuda her zaman olduğu gibi yaklaşabilirsinizki örneğin? Açıkçası okurken doktora sinir oldum. Hareketleri, davranışları beni gıcık ediyordu. Beni sinir etmesi o karakteri ne kadar güzel ve detaylı yazdığı anlamına geliyor. Başka türlü kurgu bir karaktere nasıl herhangi bir duygu besleyebilirsiniz ki?Olması gereken ve olmak istediği karakterler hakkında bunalıma girmiş birisini okuyoruz. Benim şahsi görüşümse elindekilerin kıymetini bilmeyen, aptal white erkek. Kitaplarda ana karakterle empati kurmak çok daha kolaydır fakat bu kitapta; kitap boyunca düşündüğüm, empati kurduğum kişi doktorun eşi oldu. Aslında benim onu daha çok anlayabilmem, ana karakterler dışında yan karakterlerle de empati kurulmasını sağlaması ve kurgusunu tam oturtması anlamına geliyor. Olayın, kurgunun içine çekiliyorsunuz. Kurgusunun akıcı ve kesintisiz devam ettiğini söylemiştim ve bir kısım buna dahil değil, evet kitap mutlu sonla bitiyor. Fakat mutlu sonla bitmesi için uğraşılmış gibi geldi. Kitap yaşanan olayları yaşanma zamanlarına göre anlatıyor. Bir ileri bir geri gidiş yok. Geriye gidişler sadece hatırlama da aa evet şöyle olmuştu diyerekten daha fazla ileriye gitmiyor. Dahil olmayan kısımsa bir yerde bu sırayla devam etmemesi. O kısmı atlıyor ve daha sonrasında o kısmı
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
22.07.24
4/10
·360 syf.··
2024 46. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2024 14:51
İlk olarak kitap yorumunun biraz dışına çıkmak istiyorum: Hakan Günday’a azil ile başladım,öneririm.O kadar güzel bir kitaptı ki bayıldım adeta. Dahilik ve dehalık olan o ince çizgide gidip gelmeleri çok güzel bir şekilde anlatan,sınırını koruyan bu kitabı yazan bir kişinin; eminim tüm kitapları iyidir gibi yanlış bir yargıda bulundum. Kitapçıya gittiğimde elime ona ait olan ilk kitabı aldım ki..bu da Az’dı. Çok büyük beklentiyle başladım, Belki de ondan beğenmedim. Ya da gerçek dışı tesadüflerinden? Karakterlerin gerçeğe uygun olmayan tepkilerinden? Hayatın gerçekliğinin absürtlüğünü anlatayım derken sınırda durulamamış..aşılmış durumda olmasından? Eminimki aşılmış derken neyden bahsettiğimi merak ediyorsunuzdur ya da daha önce bunu dediğimde aldığım tepkilerden:“bu kitap ağır bir kitap, ondan size böyle gelmiştir kaldırayamayan beğenmez.” diyeninizde vardır. Öncelikle böyle söyleyen arkadaşlarıma cevap vereyim, ağırlık derken ağırlığın ne olduğunu tartışmamız gerekir. Bana göre kitabın ağır oluşu içerisindeki betimlemedir. Bir cümlenin bir kaç kelime ile siz de bıraktığı hissiyattır ki okuduktan sonra bir süre dalıyorsanız bu kitap kesinlikle ağır bir kitaptır. Konusunda hassas şeyler içermesi onu ağır yapmaz. En azından edebi bakış açısından böyle düşünüyorum. Hassas konular da yazıyorsanız ( okumadıysanız içerisinde tecav#z, zorla evlendirilme, devamlı tac!z gibi olaylar içermektedir. ) karakterlerinizin tepkileri biraz olsun gerçeğe yakın olmak zorundadır. Bu düşünceme de “Az” ile karar verdim sevgili dostlarım. Neden? Diye sorarsanız 11 yaşında daha hayat hakkında tecrübesi olmayan, masum bir kızın yaş atladıktan sonra yaşadıkları ve yaptıkları mide bulandırıcıydı. !spoiler! |||küçücük çocuktu ki büyümüş halinde de çocuktu. 16 yaşındayken o evden 5 yıldır
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
01.09.23
5/10
·144 syf.··
2024 14. kitabı
Kitap boyunca sıkıldığım fakat sonunda ters köşe olup puanımı yükselttiğim bir kitap. Kitabın ironilerle dolu olması kitabı güzel kılan tarafta denebilir. İsminden anlaşılacağı üzere olay intihar dükkanı işleten bir aile etrafında dönüyor ve bu ailenin evdeki aynı zamanda işyerindeki yaşamını okuyoruz. Yazım dili için değil de olayı ve sonu için okunabilir.
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma