Zehra

Puan vermedi·234 syf.··
2023 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2023 00:14
Günlük ritüeller aşina olduğumuz büyük zihinlerin her gün işlerini en iyi şekilde yapabilmek için nasıl zaman yarattıkları, üretken olabilmek için programlarını nasıl düzenledikleri hakkında bilgi vererek, onların kişilikleri ve kariyerlerine farklı bir bakış açısı sağlamayı hedefliyor. Yazar rutin sözcüğünün sıradanlığı hatta düşünce yoksunluğunu çağrıştırmasından dolayı ritüel sözcüğünü tercih etmiş. Okunması çok elzem bir kitap diyemem (Çünkü kitap kısa ve yüzeysel bilgilerden oluşuyor) fakat kitapseverlerin okumaktan keyif alacağına eminim. Okurken sanki onlarla birlikte bir günü geçiriyormuş hissine kapıldım. İsmini duyurmuş; nesilden nesile okunan yazarlar, müzisyenler, ressamlar günlük hayatta nasıl çalışıyorlar; büyük eserleri daha çok dehalarının mı yoksa çalışma programlarının sayesinde mi yaratıyorlar hep merak etmişimdir. Sonuç olarak söyleyebilirim ki her ikisinin de önemi büyük. Bazı sanatçıların kendileri için çalışan hizmetçileri var bazılarının ise çalışmak için kendilerine ait bir odası hatta masası bile yok. Bu farklılıklara rağmen ortak olarak çalışmalarına vakit ayırmak için erken saatlerde (sabah 4-5 gibi) güne başlamışlar. İster gündüz ister gece insanı olsunlar ortak olarak gün içindeki çalışmalarını bitirmeyi hedeflemişler. “Günde mutlaka 2 saat yazmaya ayıracağım” gibi. Beni şaşırtan noktalardan biri ise büyük çoğunluğunun yaratıcılığını artırmak veya uykuyu baskılamak için zararlı maddelere fazlaca başvurması. Aralarında en masumu kahveydi
Edebiyat
Günlük RitüellerMason Currey · Kolektif Kitap · 20241,121 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sınırın Güneyinde
Puan vermedi·188 syf.··
2021 11. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2021 16:46
Kitabı henüz bitirmiş "The Star Crossed Lovers" ı dinlerken yabancı bir yoruma denk geldim. "Şimamoto hiçbir zaman ulaşamayacağımız bir fantezi, İzumi acı veren geçmiş ve Yukiko ise gerçeklik." En kısa şekilde böyle özetlenebilirdi...
Edebiyat
Sınırın Güneyinde Güneşin BatısındaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20245,5bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2021 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2021 23:10
Sabahattin Ali, Yeni Dünya'daki öykülerinde toplumsal konulara değinmiş, köy hayatının gerçeklerini dile getirmiş. En çok Asfalt Yol, Selam ve Isıtmak için öyküleri etkiledi beni. Diğer yandan Değirmen kitabındaki öyküleri daha çok beğenmiştim.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,7bin okunma
Sputnik Sevgilim
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2021 06:00
“Sen benim bir parçamsın” Dün sabah 6 sularında bitirdiğim Sputnik Sevgilim, uzun zamandır okuduğum en akıcı ve etkileyici kitaplardan biri oldu benim için. Bir solukta bitirdim. Kitaba kalbimi bıraktığımı baştan belirtip, önce genel sonra spoilerlı bir şekilde kitabı incelemek istiyorum. Murakami’den daha önce Sahilde Kafka, İmkansızın Şarkısı ve Zemberekkuşu’nun Güncesi kitaplarını okumuştum. Sanırım aralarında en kolay okunanı Sputnik Sevgilim’di diyebilirim. Bu kitapta da yine Murakami’nin tarzından alışık olduğumuz gibi edebiyat, sinema ve müzik detayları mevcut diğer kitaplarındaki kadar fazla olmasa da. Örneğin Sumire’nin okuduğu Jack Kerouac “Yolda” ve adı geçen yazar Joseph Conrad’dan “Karanlığın Yüreği”ni okuma listeme ekledim bile. Çok özet havasına girmeden genel olarak konuyu anlatacak olursak, Edebiyat fakültesini yarıda bırakıp yazar olma hayallerini gerçekleştirmeye adım atan genç Sumire’nin ismi belirtilmeyen dostunun ağzından aktarılıyor. Sumire tesadüfen Myu adlı kendinden yaşça büyük bir kadınla karşılaşır ve hayatının kaderi elinde olmayan bir şekilde farklı bir yönde değişir. Artık hayatında ona heyecan veren tek şey Myu’dan ibarettir. Sputnik kelimesi aslında Myu’nun kelimeleri karıştırması sonucu olaya dahil oluyor. Gerçek anlamıyla Sputnik “Yol Arkadaşı” demek, aynı zamanda Rusya tarafından uzaya fırlatılan ilk yapay uydunun adı. “O zaman anladım; biz harika yol arkadaşlarıydık, ancak, sonunda her birimiz kendi rotasında gidecek yalnız bir metal kütlesinden başka bir şey değildik. Uzaktan bakınca kayan yıldızlar kadar güzel görünüyorduk. Gerçekte ise, tek başımıza uzaya hapsolmuş, hiçbir yere gidemeyen tutsaklar gibiydik. Ancak iki uydunun yörüngeleri tesadüfen kesişince bir araya gelebiliyorduk. Hatta birbirimize duygularımızı bile
Sputnik SevgilimHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20167,1bin okunma
Tutunacak bir şey
Puan vermedi·160 syf.··
2021 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 17:30
Spoiler içeren inceleme: Kitabı başlangıçta hiç beğenmediğimi söylemeliyim. Gerek dili olsun, gerekse konu ilerleyişi (hatta bir konunun olmadığını düşündüm) beni hayal kırıklığına uğratmıştı ki son sayfalara kadar. Sonlara doğru biraz daha bütünden bakıldığında her şey daha bir yerine oturuyor ve aslında karakteri anlıyorsunuz. Aylak adam, kitapta geçtiği adıyla C başı boş dolanan, umursamaz bir karakterdir. Kitap okumayı seven ve anladığım kadarıyla da ressam olan C, ayrıldığı eski sevgilisi Ayşe'den sonra bir gün sokakta iki kız görüyor ve birinin peşine takılıyor. Görüştüğü bu kızdan sonra ise Ayşe'nin onu aldatmadığını öğrenerek ona geri dönüyor. C'nin tiksintiyle anlattığı babasına neden bu kadar benzediğini anlayamasam da (aslında ebeveynlerimizin sevmediğimiz özelliklerini tekrarlama eğiliminde bulunmamız tamamen içgüdüselmiş, içten olarak onları aslında sevmek istediğimiz için davranışlarını istemsiz tekrarlarmışız dipnot, Seninle Başlamadı kitabı) C'nin çocukluğunda babası tarafından nasıl bir travmaya uğradığını farkettim. Hiç sevmediği kulaklar, kadın bacaklarından korkması... hepsi de bu travmanın parçaları aslında. Hiç tanımadığı annesinin yerine Zehra teyzesini kendine bir anne kadar yakın bulup seviyor fakat aslında onun bile kötü dediği babasının metresi olduğunu anlayınca (üstelik görerek) bu onun için küçük yaşta bir travma oluyor ve güven duygusunu yitiriyor. Sonradan görüştüğü Güler'le olmasının sebebini belki de Zehra teyzemin gözlerine benzediği içindir diye açıklıyor C. Toplumun ikiyüzlülüğünün ve sahte ahlak anlayışından dolayı yalnızlığı yeğliyor. Hepimizin bir tutamağı vardır bu hayatta. Kiminin çocuğu, kiminin müdürlüğü, kiminin sahip olduğu öküzü... tıpkı bir tramvayda tutunduğu tutamak gibi. Karakterimiz de tutamak olarak sevgiyi,
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201771bin okunma