Zehra Selimoğlu

Rilke, daha sonraki şiirlerinde, bu varlık duyuşuna daha büyük bir tutku ile sarılmıştı: «Burdayım, burda, boğuluyorum yıkılıyorum. Davranayım mı? Atayım mı kendimi?» ve şu mısra ile biter: «Ama şimdi, ruh olduğumu ben kime göstereyim?..»
Sayfa 98
Reklam
Çocukluğunuzla ilgili, düşünebildiğiniz her şey iyidir. Sizi, en iyi anlarınızda olduğunuzdan daha çok olduran her şey doğrudur. Her türlü coşkunluk, eğer bütün kanınızda dolaşıyorsa, sarhoşluk değil, bulanıklık değil de, dibi görülebilecek kadar duru sevinçse, iyidir. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi?
Sayfa 58 - Remzi Kitabevi
Eğer size bir söz daha söylemem gerekiyorsa, o da şudur: Sizi avutmaya çalışanlara, size, yorulmadan iyi, yalın bir hayat yaşadıklarını söyliyenlere inanmayın. Onların hayatları çok daha yorucu ve üzüntülüdür; hele sizinkinden de çok geridedir. Böyle olmamış olsaydı, onlar bu sözleri, söyleyemezlerdi.
Sayfa 56 - Remzi Kitabevi
Puan vermedi·144 syf.··
24 saatte okudu
·
2026 20. kitabı
Ebu Dülef
6.6/10 · 134 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 20. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 19:03
Toplaşın, Yüzüklerin Efendisi'ne rakip olacak bir yerden geliyorum. Okuduğunu zihninde sahne sahne yaşayan bir insan olarak iki gündür; maladaptif daydreaming'e rahmet okuyacak haldeyim. Kitaba geleceğim ama bana göre yazar daha öncelikli bir konu; kim bu adam? Ebu Dülef Mis'ar b. Mühelhil. 10. Yüzyılın ağır başlı sanat ve felsefe akımları arasında yüz güldüren, tarihsel gerçeklikle masalsı anlatımı iç içe geçirip insanların aklıyla oynayan bir seyyah, bir şair. Adama hem saygı duyup, yüceltiyorlar hem de yazdıklarının yarısı yalandır onun diyorlar. Bu aslında adamın tam olarak amacına ulaştığını da gösteriyor gibi. :) Eserin 10. Yüzyıldan günümüze ulaşması tam bir muamma. Sanki çok önemli bir mücevher çocukların oyuncak kutusuna karışmış da kimse farkına varamamış gibi. Nüsha ilk bulunduğunda fark ediliyor ki; baştan aşağı hatalarla dolu. Müzekker yerine müennes, müennes yerine müzekker kullanılan kelimeler, yanlış yazılmış medler, eksik hemzeler... Kitabın ilk bölümden bu hatalar tek tek yazılmış. Okuma yazmayı öğrendiğimden beri kitap okurum böyle bir şey ilk kez gördüm. Yazarın ilk Çin, Hindistan yolculuğu tamamen hayal ürünü olarak değerlendiriliyor ama Kafkasya ve İran gezisi daha elle tutulur bir yerde görünüyor. Zaten adam arkeolog mudur, jeolog mudur belli değil. Doğa bilimci diyor kendine. Madenlere tutkun. Türklerin radarına girmesi de sanıyorum kitabı Zeki Velidi Togan'ın 1922'de Meşhed'de tesadüfen bulması. Bir asır sonra da Türkçeye çevrilmiş. Hatalarla dolu bir metin nasıl oluyorsa; 'bu ne ya, böyle iş mi olur.' diyen birine değil de 'bu hatalar bu metnin gercek olduğunun kanıtı' diyen birine denk geliyor ve bugün elimize ulaşıyor. Ben de şuan bir kurban bayramı arefesi müthiş bir havada, kırmızı yapraklı bir ağacın altında son satırlarını okuyup bu
İran SeyahatnamesiEbu Dülef · Kronik Kitap · 2018134 okunma
Reklam