Neden böyle olur bu insanlar? Kendi kendine kızıyordu. Sen ona iyilik edersin o sana kötülük. Utanmak, arlanmak da bilmiyorlar. Sanki kural bu imiş. Hep kendilerini haklı görürler.
Ah Bekey Teyze, ah! Kocası onu öldürürcesine dövüyordu da o yine affediyordu. Niçin affediyordu? Hiç affetmemek gerekirdi böylelerini. Beş para etmez kötü adamın biriydi o. Onsuz da pekâlâ geçinirlerdi.
Banyodasın. Çıtın çıkmıyor. Suyun altındasın. Su, kaynağına izin vermediğin gözyaşının yerine de akıyor. Su, babanla tamamlayamadığın için tıkanmış çocukluğunun yerine de akıyor. Su, ölmüş bir babaya isyan edememenin kilitlediği her cümlen için akıyor. Koridorda volta atıyorum ben. İçini temizleyebilecek bütün suları kaynaklarından toplayıp bu eve getirmeye hazırım.
Dolayısıyla, eğer hayatımızı değiştirmeyi gerçekten istiyorsak, kendimizle ilgili alışkanlık haline gelmiş düşünüşümüzü değiştirmek bize bağlıdır. Kendimizle ilgili düşüncelerimizi değiştirdiğimizde hayatımızın da değişeceği kanıtlanmış bir olgudur. Dünya bizim düşüncelerimize uymak için değiştirecektir. Bu, bu kadar basittir.