zeynep

zeynep
@zehven
la tristesse durera toujours
Bu arayış, hayatın anlamı olmalı. Çünkü hayatın anlamı, hayatın anlamını aramaktan başka bir şey değildir. Anlam peşinde koşmayan insanlar neden, niçin, nasıl yaşadıklarını bilmezler. Akılları ve yürekleri bedenlerine ağır gelir, bir an önce kurtulmak isterler onlardan. Çünkü düşünmek yorar onları, çünkü hissetmek tedirginleştirir, çünkü sevmek ruhlarını altüst eder.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Zekanı mirasyedi gibi harcıyorsun!” demişti. Doğru… Zekamı har vurup harman savurdum ve nihayet iflas ettim… Hiçbir şeyim kalmadı… Ben zekayı radyum gibi bitip tükenmez bir cevher sanıyordum… Onun insan eliyle yetişip gelişen bir şey olduğunu düşünmüyordum… Adam olmak değil, enteresan olmak; bir şey yapmak değil, bir şey yapanlara istihfafla bakacak bir yere çıkmak istiyordum… Halbuki bugün sonsuz zaman ve mesafenin içinde ben neyim? Bir solucandan, bir ayrık kökünden daha ehemmiyetsiz, daha sebepsiz, daha lüzumsuz bir mahlukum…”
“Aşırılıklarımdan ötürü Lotte bana sitem etti! Ah, ne kadar da sevimliydi! Söz konusu aşırılıklar, bazen bir bardak şarabın, beni bütün bir şişeyi bitirmeye kandırması türünden şeyler. “Yapmayın böyle,” dedi, “beni düşünün!” “Sizi düşünmek mi?” dedim. “Bunu bana mı söylüyorsunuz?” Düşünmek mi! Sizi düşünmüyorum, siz her an ruhumdasınız. Geçenlerde arabadan indiğiniz yerde durdum bugün…” konuyu değiştirmek için başka şeylerden söz etmeye başladı. Sevgili dostum, yitik durumdayım! Bana her istediğini yapabilir.”
“Vahşi dünyanın bir sabrı vardır. Yorulmak, bıkmak nedir bilmeyen bir sabır. Avının peşini bırakmayan bir sabır. Yaşamın kendisi gibi ısrarla, dirençli bir sabır, örümceği saatler ve saatler boyu ağında kımıldamadan tutan işte bu sabırdır. Yılanı çöreklenip öyle oturtan bu sabırdır. Panteri kurduğu pusuda bekleten bu sabırdır. Bu sabır yaşamın sabrıdır. Hem de tuhaf bir çelişkisi vardır. Yaşam, hayat dolu varlıklara yine hayat dolu varlıkları avlamak için bu sabrı verir.”
“Hüseyin’i anlıyordum artık, birkaç ay önce Mardin’de duyduğum davranışlarına şaşırdığım çocukluk arkadaşımı anlıyordum hatta yavaş yavaş Hüseyinleşiyordum. Aklı batıda, kalbi doğuda yaşama şizofrenisinin parçaladığı ruhların bunalımını, özgüven eksikliğini, yabancı sözcüklerle, yabancı tüketim mallarıyla örtmeye çalıştıkları tedirgin kişiliklerini, olduğundan farklı görünme çabalarını sanki gözlerim birdenbire açılmışçasına göstermişti Hüseyin bana.”