Kendinize 20. yüzyılın en etkili keşfinin ya da yaratımının ne olduğunu sorun. Antibiyotik gibi bilimsel keşifler, bilgisayar gibi teknolojik buluşlar, feminizm gibi ideolojik yaratımların bulunduğu uzun bir aday listesi arasında yanıt bulmak oldukça zor olacaktır. Şimdi de kendinize 20. yüzyılda İslam ya da Hıristiyanlık gibi geleneksel dinler tarafından ortaya konulmuş en etkili keşfin ya da yaratımın ne olduğunu sorun. Seçecek pek bir şey olmadığı için bu da yanıtlaması zor bir zorudur. (Papaz eriği🤣) Rahipler,hahamlar,imamlar 20. yüzyılda antibiyotikler, bilgisayar, ve feminizmle aynı kefeye konulacak ne buldular?
“Her şeye kadir Tanrı’lar ya da doğanın baki kanunlarının tasarladığı büyük bir kozmik oyunda kendi rolümüzü oynuyoruz. Savaşta, salgınlarda ya da kuraklıkta bile vardır bir hayır; alametleri bugün olmasa bile ahirette kendini gösterecektir.
Modern kültürse büyük bir kozmik plana duyulan bu inancı reddeder. Hayattan daha üstün bir dramada yerimiz olmadığı kanısındadır.
Hayat, bir senaryo, bir tiyatro değildir; yönetmeni, yapımcısı ve ANLAMI da yoktur. Minicik bir gezegendeki kısacık varlığımızla, o veya bu şekilde böbürlenip söylenir, sonra göçüp gideriz.
Modernite bir sözleşmedir. Doğduğumuzda imzaladığımıza bu sözleşme, öldüğümüz güne dek yaşamımızı düzenler. Çok az kişi bu sözleşmeyi feshedebilir. (Mehmet Pişkin)