Sonra, 30 Ağustos'ta düşman kuvayi külliyesi imha ve esir olundu.
Esirler arasında General Trikopis:
Alaturka sopa yemiş bir temiz
Ve sırmaları kopuk frenk uşağı...
Arama, bulamazsın ikimizin kabrini,
Belki maşrıkta, belki mağripte,
Biz de bilmeyiz yerini.
Uykuda kestiler üçümüzü,
Kurşuna dizdiler ikimizi,
Ahmet oğlu Nasuh arkadaşımın adı,
Reşadiyeli Veli oğlu Mehmet benimkisi.
Bir de altıncımız var,
Kara kaytan bıyıklı bir şehit,
Son mekânı şöyle dursun,
Adını da bilen yok...
920'nin 16 Mart sabahı,
Karakolun karşısında
Bırakmadım elimden silahı
Yere serdim iki İngiliz'i
Senin ırzını kurtardım İstanbul'um,
Sana can feda çakır gözlü gülüm