Toplumsal statümüzün bize verdiği kimlik, karakterimizin biçimlendirirdiğiği kişilik, bunlar hep özgürlüğümüzle yüzleşmemek için sığındığımız sahte mazeretlerdir, bahanelerdir.

Hayat, ilk kurası doğumda çekilen büyük bir tombaladır. Şansımız yaver giderse ahenkli bir silüet ve suret, kötü giderse karikatüre çalan hatlar miras alırız. 
Gerçeklik ne bize gül bahçesi vaat eder ne de cehenneme açılan bir kapıdır. Aslında sırasıyla bunların her ikisidir ve asla tamamen bize ait değildir.