Ohh... Ebedi yolculuk... Ne güzel şey... Hazırlığı tamam olan... Ahiret erzağını... toplamış olan için orası... ne güzel diyar... Hayatın külfetlerinden terhis olmak... dünya meşakkatlerinden... âzâd olmak... kabre iç huzuruyla varmak... ne doyumsuz... ne güzel şey... Her şey... her şey geçici... her şey fâni... Baki olan yalnız O... O'na kavuşmak... Baki'de beka bulmak... ne güzel....... ne güzel şey.......
Evet, istiklal, Hakk'a tapan bir milletin elbette hakkıydı... Lakin o milletin kaderini elinde bulunduran kimseler, HAK yerine HAKSIZLIĞA taparlarsa, o millet için istiklâl gülünç bir hayâl değil miydi?
İlk defa bir kitabın incelemesini yazıyorum buraya. Kendimi ifade edip edemeyeceğim hakkında şüpheliyim. Zamanım ve imkanımın yettiği sürece size kitaptan bahsetmek istiyorum.
Gözyaşları içinde bitirdiğim bir kitap oldu ve içimde yaşama umudu doğdu tekrardan diyebilirim. Kitap 10-11 yaşın üstündeki herkesin okuyabileceği bir kitap Emir Can'nın hayata karşı duruşu düşünceleri kimsesiz olan daha çocuk haliyle aslında savaşa giderken hayatının tamamen değiştiğini manevi babasıyla olan muhteşem bağını okuyorsunuz. Aslında Emir Can'nın asıl bağı fanusta tek başına yüzen kırmızı balıkla olan bağıydı.Kitabı okuduğunuzda kırmızı balık ile ilgili düşüncelerinizi çok merak ediyorum.
Çocukların bile savaştığı zorla tutulup savaşa götürüldüğü İran'da kimsesiz çocukların hayata karşı yeniden tutunuşunu okuyoruz ve daha nicesi.
Eğer bu kitabı okumak gibi bir düşünceniz varsa asla ertelemeyin çünkü bu kitap bazı başlangıçların hediyesi olabilir size içinizde olan yaşama umudunu tekrar diriltebilir.
Özgür Balpınar Bu muhteşem kitabı yazan yazarımızın kalemine sağlık.
Türk yazarlarımızın elinden çıkan bu muhteşem eserlere daha çok destek vermeliyiz diye düşünüyorum. Çünkü daha fazlasını hakkediyorlar ve tüm dünyanın onları tanıması gerek.