Aptal olma sen Bihter Ziyagilsin
Pakize, sen, dürüst ve sade bir kadınsın... Etrafındaki münasebetsizlere uyma... Bu yavan, zevzek şairaneliklerin altında ne çirkin hakikatler gizlendiğini bilemezsin.
“Eğitimin büyük çoğunlukla sözel olduğu bir dünyada, yüksek eğitimli insanlar sözcüklerden ve nosyonlardan başka hiçbir şeye ciddi bir ehemmiyetle yaklaşamaz âdeta. Akademisyenlerin nezdinde hayati önem taşıyan, "Kim hangi tarihte ne demiş, onu kim etkilemiş?" sorusunu araştırma ahmaklığı için daima para da bulunur, doktora programı da... Bu teknoloji çağında bile sözel beşeri bilimlere saygı gösterilir. Sözel olmayan beşeri bilimler, varoluşumuza dair bilinen gerçekleri dosdoğru algılama sanatı ise neredeyse tamamen goz ardi edilir. Uçüncü sinif bir sair bozuntusunun ağzından çıkan her şeyin kataloğu, bibliyografyası, eksiksiz bir baskısı, tüm dizinleri bitirecek aptal bir dizin - tepeden tırnağa basmakalıp her türlü projenin onaylanıp mali destek göreceği kesindir. Ama iş bizlerin, çocuklarımızla torunlarımızın algı kapasitesini yükseltmenin, iç ve dış gerçekliğe dair farkında-lıklarını artırıp Tine daha açık hâle getirmenin, psikolojik açıdan hatalı hareketler yüzünden fıziksel hastalıklar yaşama ihtimalimizi azaltıp kendi otonom sinir sistemimiz üzerinde daha fazla kontrol sahibi olabilmemizin yollarını bulmaya, yani Isveç egzersizlerinden daha sağlam temelli (ve pratikte fayda sağlama olasılığı daha yüksek) herhangi bir sözel-dışı eğitime gelince, hiçbir saygın üniversite veya kilisenin hiçbir saygın üyesi hiçbir şey yapmaz. Sözelciler sözel-dışı şeylere karşı şüphecidir; rasyonalistler rasyonel olmayan gerçeklerden korkar; entelektüeller "gözle (veya baska herhangi bir sekilde) alguladigmizin, algilandig haliyle bize yabancı olduğunu ve bizi derinden etkilemeyebileceğini" dü-şünür. Bunun yanında, sözel-dışı beşeri bilimlerdeki bu eğitim konusu, var olan hiçbir kategoriye de uymaz. Din değil, nöroloji değil, jimnastik değil, ahlak ve yurttaşlık bilgisi değil,
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Şu zevzek aşk yok mu aşk, dilini çıkararak şaklabanlıklar yapan, değneğini sokacak delik arayan koskoca bir maskaradır. "
tutmayı bilmek zevzek dilini göğsüne yayılınca öfke..
Sayfa 79·Kitabı okudu
1000Kitap
“Şu zevzek aşk yok mu aşk, dilini çıkararak şaklabanlıklar yapan, değneğini sokacak delik arayan koskoca bir maskaradır.”
Sayfa 53·Kitabı okudu
Alıntı
Sözlük yalnızca potansiyeller deposudur…
Sözlükteki sözcükler olası anlamlardır, ama hiçbir şey söylemezler.Sözlükler, sözlükçeler dediğimiz o bir karış kalınlıktaki kitaplar tuhaf şeylerdir; bir dilin tüm sözcüklerini içerirler ama, yazarları, o sözcükleri yazdığında bir şey söylemiş olmayan tek insandır. Büyük bir titizlikle "ahmak" ya da "zevzek" sözcüklerini yazdığında, onları kimse için ya da kimseye söylüyor değildir. Bu da bizi en beklenmedik çelişkiyle yüz yüze bırakır: Dil, yani bir sözlük, bir terim dağarcığı, dilin tam tersidir; sözcükler, bir kişi onları bir başka kişiye yöneltmedikçe sözcük değildirler.