İnsan, dünyayla kurduğu rabıtayı kendi ihtiyaçları üzerinden anlamlandırıp neyin lüzumlu, neyin lüzumsuz, neyin zarif, neyin kaba, neyin akıllıca, neyin aptalca olduğunu öyle sapıtıyordu. Oysa dünya elbette hiçbirimizin etrafında dönmüyordu. Bazen önyargılı, sıklıkla önyargılı olduğumu kabul etmek zorunda kaldım.