İnsanlar uzaktayken elden bir şey gelmez deyip trajediye gözlerini kapatırlar ancak korktuklarını bahane ederek yanlarında olan olaylara da yaklaşmazlar. İnsanların geneli hissederler ama harekete geçmezler. Acıyı paylaştıklarını söylerler ama hızlıca unutuverirler. Benim anladığım kadarıyla bunların hiçbiri hakikat değildi.
Zor olan kışın ilkbahara dönüşmesiydi. Donup kalan toprak buzlarından çözülerek filizlenir, ölüp giden bütün dallarda doğal renkleriyle çiçekler açardı ve külfetli olan buydu. Yaz mevsimi ise ilkbaharın canlılığından faydalanarak öne doğru sadece birkaç adım attığı anda gelmiş olurdu.
Kitaplar, beni gidemeyeceğim yerlere bir çırpıda alıp götürdü. Hayatımda hiç karşılaşamayacağım insanların itiraflarını bana anlatıp hiç göremeyeceğim kişilerin yaşamlarını gösterdi. Hissedemediğim duygular ve başıma hiç gelmeyen olaylarla dopdoluydu.
"Aileme uyum sağlayamadım," dedi. "Nasıl söylesem? Kötü insanlar değiller. Annem olsun, diğerleri olsun. Aksine iyi vatandaşlar olduklarını düşünüyorum. İyi kalpli, insanlara zararsız vatandaşlar. Asla kötü insan değiller. Fakat işte baksana, aile denen şey tuhaf bir sistem değil mi sence? Bir erkekle kadın eşleşiyor. Peki, ne için? Soylarını devam ettirmek için. Herkesin soyunu devam ettirmesi çok mu lazım?