Bedene ait olan her şey akış halindeki bir nehirdir, ruha ait olan her şey ise sadece bir düş ve sanrı.
Beden, ruh ve zihin: Duyular bedene, arzular ruha, dogmalar zihne aittir.
Gelecekle ilgili kaygılanma. Ona varmak zorundaysan, varacaksın, şu ana varırken kullandığın aynı aklı taşıyarak.
Kim ne yaparsa yapsın ve ne söylerse söylesin, ben iyi olmaya mecburum; altının, zümrüdün veya morun sürekli şöyle dediğini varsay: ‘Kim ne yaparsa yapsın veya ne söylerse söylesin, ben bir zümrüt olmaya ve rengimi korumaya mecburum.’
İnsan sevmeyen birine onun insanlara karşı beslediği duyguları besleme.
Eylemde tembel, konuşmada kafası karışık ve düşlemde yolunu kaybetmiş biri olma. Kısacası ne içine kapan ne ruhundan taş ne de yaşam tarzında başıboşluğa bir yer olsun.
İnsanlar birbirleri için dünyaya gelmiştir. Ya onları eğit ya da onlara katlan.
Akıl sahibi bir ruhun özellikleri şunlardır: Kendini görür, kendine şekil verir, kendinden dilediği şeyi yaratır, verdiği ürünü kendi toplar (buna karşılık bitkilerin ve hayvanların ürünlerini başkaları toplar), kendi uygun amacına ulaşır, yaşamı nerede sonlanırsa sonlansın. Herhangi bir kesinti olursa, tüm eylemi tamamlanmamış sayılmaz, tıpkı bir dansta, oyunda ve benzer sanatlarda olduğu gibi, aksine yaşamın her sahnesinde ve nerede bir engelle karşılaşırsa karşılaşsın, kendine sunulanı tamamlar ve bütünler, sonunda da şöyle der: “Ben, bana ait olana sahibim.”
Zira kibirden kurtulmuş olma kibri, kibirlerin en katlanılmaz olanıdır.