ZEYNEP BULAN YAZICI

ZEYNEP BULAN YAZICI
@zeynepce
"Kendine bak kendine; özüne, sözüne, benliğine. İlgilenme kimseyle, kim ne yemiş, ne giymiş bundan sanane. Sen kendini besle; bilgiyle, sevgiyle, şefkatle. Ancak o zaman ulaşırsın, insan olmanın erdemine."
9/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2015 1. kitabı
Kitabın üzerinde her ne kadar roman yazsa da Şu Çılgın Türkler için başarılı bir popüler tarih kitabı demek daha doğru olur. Turgut Özakman, elindeki tarihi bilgiyi akıcı bir üslupla bir araya getirip, tarihi olaylara romansı bir üslupla anlatan bir kitap yazmış. Kitapta olgular, gerçek tarihi kişiliklerin hayali diyaloglarıyla aktarılırken, kimi zaman da hayali kahramanlar aracılığıyla her tür fedakârlık ve bireysel trajedi etkili biçimde biz okurlara sunmuş. Duygusallığını ve etkileyiciliğini önemli ölçüde bu hayali kahramanlardan almış. İlginçtir, kitap yayımlandığı zaman tarih çevrelerinde aman aman bir tartışma konusu olmamış, tarihi çarpıtmakla filan suçlanmamıştı. Çünkü tarihçilerin iyi bildiği, genel kabul görmüş ama belki Türkiye toplumunda az bilinen olguları anlatıyordu. Pek çok kişi, mesela 2. İnönü Savaşı’nda aslında zafer kazanılmadığını, Yunan ordusunun kendi içinde karışıklıklar, politik çekişmeler yaşadığını, Türk ordusunun firar eden askerler nedeniyle çok zor durumda kaldığını, Millet Meclisi’nde Mustafa Kemal’e ciddi bir muhalefet olduğunu Şu Çılgın Türkler’den öğrendi. Ona popülerliğini kazandıransa bence bu olgulardan çok isimsiz kahramanların fedakârlık hikâyeleri oldu.
Tarih
Şu Çılgın TürklerTurgut Özakman · Bilgi Yayınları · 202324,6bin okunma
Reklam
Bir gün diyorum. Bir gün gelecek ve uyanınca ilk aklıma gelen sen olmayacaksın. Sunay Akın
"İsmail Ağa, yayla halkı, mutlu muydular, mutsuz muydular hiç düşünmemişlerdi. Onlar yalnız savaşlar, kırımlar, salgınlar, kıtlıklar, hayvan kırımlarını biliyorlardı. Belki mutsuzluk dedikleri bunlardı. Uzun sürerse ölümlerde de, kıtlıklarda, salgınlarda, kırımlarda da gülüyorlardı. Acı ne kadar acıysa, sevinç de o kadar sevinçti. Mutsuzluk sözünü, bir İstanbul dönüşü Hüseyin Beyden duydu İsmail Ağa. 'Ben mutsuzum İsmail,“ dedi Hüseyin Bey içini derinden çekerek. Bunun ne demek olduğunu bir türlü anlamadı İsmail Ağa. 'Hasta mısın?’ diye sordu ona. Hüseyin Bey: 'Hasta değilim, keşki hasta olsam, verem olsam, cüzzam olsam,’ dedi. ‘Ben mutsuzum.’ Bunu başka tür bir hastalık saydı İsmail Ağa. Beter, onulmaz, insanı iflah etmez bir hastalık.”
9/10
·443 syf.··
Beğendi
·
2016 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2016 14:09
Yağmurcuk Kuşu’nda o denli büyük kapılardan geçmiş bir edebiyatçının anlatısı vardı ki; kitap okunup bittiğinde “İnsan bir hayat boyu böyle bir taamın dimağından eksik kalmamasını ister” dedirten bir lezzetti. Her defasında derim, mesele, hikayeyi herhangi bir dilde anlatmak değildir. Mesele, edebiyatı yapılan dili çok iyi kullanıp edebiyata malzeme olan insan ve mekânları hak ettikleri yere oturtarak edebiyat yapmakla ilintilidir. İşte Yaşar Kemal bunu haysiyetiyle yapan bir ustadır. Onun edebiyatının satır aralarına kadar nüfuz eden dile, vakıf olanlar elbette bilir ki; Yaşar Kemal’de Anadolu ve Mezopotamya halklarının renk cümbüşü ve ahengi vardır.
Yağmurcuk KuşuYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20131,265 okunma

ZEYNEP BULAN YAZICI

, bir kitap okudu
9/10
·443 syf.··
Beğendi
·
7 günde okudu
·
2016 7. kitabı
Yaşar Kemal
9.1/10 · 1.265 okunma
Reklam