Yaşam saçmaysa eğer, bu yaşamda parlak bir başarı göstermenin başarısızlıktan daha değerli olmadığını belli ki kimse düşünmemiş. Başarılı olmak daha rahat yalnızca, Üstelik bence insan gerçekten farkındalığa sahipse başarı acı verir, vasat zekâlar ise her zaman bir şeyler umar.
“Hayatın bir anlamı vardır ve bunu da büyükler bilir" lafı herkesin inanmak zorunda kaldığı evrensel bir yalandır. Yetişkin alup da bunun yanlış olduğu anlaşıldığında ise artık iş işten geçmiştir. Sır olduğu gibi kalırken, kullanılabilecek bütün enerji de uzun süredir salakça faaliyetlere saçılıp savrulmuştur zaten. Hayatına hiçbir anlam bulamadığını maskelemeye çalışan insanın kendini elden geldiğince uyuşturması kalır geriye. Üstelik kendini daha iyi ikna edebilmek için de kendi çocuklarını aldatır.
daha küçük ve zayıf olanı aşağılamak kendini güçsüzlük duygularının egemen olmasına karşı korumanın en iyi yoludur; ayırma mekanizması yoluyla benlikten uzaklaştırılan zayıflığın ifadesidir. oysa ki gerçekten güçlü bir insan çaresizliği yaşamış olan ve bazen çaresiz kalabileceğini bilen kişidir; dolayısıyla başkalarını aşağılayarak gücünü sergilemeye ihtiyacı yoktur.
bize canlılık veren, yaşamımıza derinlik katan ve bizi belli düşüncelere kavrayışlara yönelten yalnızca “iyi” ve “güzel” olan duygular, “hoşa gidenler” değildir; çoğu zaman özellikle bizi tedirgin eden o uyumsuz, kaçmaya çalıştığımız duygulardır.