Zeynep Fidan

Zeynep Fidan
@zeynepmaysa
Puan vermedi·500 syf.··
2024 2. kitabı
·
232 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2024 22:24
Kumral Ada Mavi Tuna, Buket Uzuner’in 1997’de yayımlanmış bana göre edebiyatımızın en masum duygularla yaşanmış çocuksu aşkının romanıdır. Bu kitaba yalnızca bir aşk romanı demek elbette doğru olmayacaktır. Roman, şimdiki zamanla geçmiş zaman arasında gidip gelen bir bilinç akışıyla bize sunuluyor. Bir tarafta “İç savaş çıktı.” denilerek evinden alınan Tuna’yı görüyoruz. Bu kısım biraz karışık, yaşananların gerçekliğine karakterimiz gibi biz de tereddütle yaklaşıyoruz. Diğer tarafta ise geriye dönüşlerle geçmişe gidiyoruz, bu kısımda çocuk Tuna’yı, Ada’yı, Aras’ı, Meriç’i, Tuna’nın hissettiklerini ve yaşadıklarını okuyoruz, yine Tuna’nın bakışıyla. Tuna’nın çocuk masumiyeti, çocuk kalbiyle adaya hissettiği duyguların büyüklüğü; onun tüm bu duyguları ve Ada’yı anlatma çabası romanı unutulmaz kılıyor. Tuna’nın Ada’yı ve ona olan hislerini anlatması için yazılmış cümlelerin güzelliği, masumiyeti, samimiyeti okuyanların kalbinde çok derin bir yere dokunuyor diye düşünüyorum. Bu duygu, kitabı okuyanların sonrasında da anımsayacağı bir hisse dönüşüyor ve kitabın kalıcılığını sağlıyor. Kuzguncuk’ta yaşayan iki kardeş Aras ve Tuna, yeni komşuları zengin ve ünlü bir ailenin kumrala boyanmış güzeller güzeli kızı Ada ve Ada’nın kuzeni Meriç romanın ana kişileri. Bunların dışında dikkat çeken karakterlerden biri de Ada’nın şair dayısı Doğan Gökay, hem çocukların çok sevdiği bir kişi hem de Buket Uzuner’in dilinin şiirselliğine vurgu yapan bir karakter bana göre. Başlangıçta karakterlerimizin bir Yeşilçam filmindeymiş hissi uyandıran yaşadıklarını okuyoruz. Sonra kitabın ilk
Kumral Ada Mavi TunaBuket Uzuner · Everest Yayınları · 202113,1bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
9/10
·280 syf.··
2023 2. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2023 21:31
Dorian Gray’in Portresi, Oscar Wilde’ın roman yazamayacağını söyleyenlere meydan okuması sonucu yazdığı tek romanı. Öyle bir roman ki başka bir roman daha yazmasına gerek bırakmamış dedirtecek türden. Yazarın 1891’de kaleme aldığı eser; döneminin İngiltere’sini eleştiren, döneminin konuşulması hatta düşünülmesi hoş karşılanmayan konularına değindiği içeriği sebebiyle tepkilere yol açmış, defalarca sansüre uğramış hatta yazarının ceza almasına dahi sebep olmuş bir eser. Oscar Wilde ise bunun öngörüsüyle romanında “Toplumun ahlaka aykırı saydığı kitaplar topluma kendi ayıbını gösteren kitaplardır.” diyerek cevabını vermiş :) Ressam Basil Hallward’ın genç ve yakışıklı Dorian Gray’in güzelliğinden etkilenerek onun portresini yapması ve Dorian Gray’in hayatını derinden etkileyecek Lord Henry ile tanışmasıyla başlar kitap. Genç adamın portresini kıskanması ve bunun üzerine gerçekleşmesini istediği yakarışıyla devam eder, şekillenir. Kitabın hikâyesi kısaca ve ipucu vermeden bu şekilde. Kitap birçok yerde felsefî roman olarak kategorilendirilmekte ki kitabın felsefî altyapısı düşünmeye, sorgulamaya fazlasıyla imkan sağlıyor. Psikolojiyle uğraşanların da üzerinde uzunca değerlendirmeler yapabileceği; edebî anlamda aforizmalarla dolu harika cümlelerle oluşturulmuş çok güzel bir kurguya sahip olmasının yanında çeşitli edebiyat anlayışlarına, akımlara yönelttiği eleştirilerle de dikkat çeken kesinlikle etkileyici bir roman. Oscar Wilde, eserini “bir ruhun hikâyesi” şeklinde tanımlamış. Bu ruhun değerler çatışması, günahları, günahlarını bastırarak yok sayarak devam edebileceğini sanması, güzellik tutkusu, arzuları ve bu arzularının bedelinin olduğunu anlaması… Galiba böyle özetleyebilirim kitabı, birkaç kelimeyle özetlemek çok zor olsa da. Sadece haz ilkesine odaklanmış bir
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,1bin okunma
8/10
·232 syf.··
2023 1. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2023 23:20
Tatar Çölü, Geçen zamanın aldatmacası üzerine çokça düşündüren bir kitap oldu benim için. Günümüz insanının kitapta anlatılandan çok da farklı olmadığını; herkesin aslında bir nevi kendi kalesinde birbirine benzeyen günleri alışkanlıklarla, kişisel rutinlerle tüketmesini, kitabın arkasında da yazıldığı şekliyle hayatın durağan ritmini sorgulatan bir eserdi. Yazar bunu çok da durağan bir hikâyeyle başarmış. Belki hiç gelmeyecek bir güne bağlanmış umutla günlerin, bir ömrün geçip gidişini sakince anlatırken okuyanı kendi yaşamı, kendi “an”ı üzerine düşündüren enteresan bir hikâyeydi. Pek akıllıca olmayan bir umuda böylesine bağlanmanın neleri harcayabileceğini gösteriyor, bunun üzerine düşündürüyor ve bence acıtıyor. Aslında hepimizin çok iyi bildiği zamanın geri alınamaz şekilde ilerlediği, yitip gittiği gerçeğiyle kendi kalemizden hayatımıza şöyle bir bakma isteği uyandırması; böyle bir iç hesaplaşmaya davet etmesi bu kadar durağan bir kitabın bu denli etkileyici olmasını sağlamış bana göre. Keyifli okumalar dilerim :)
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Sevgili Arsız Ölüm - Latife Tekin
8/10
·248 syf.··
2022 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2022 23:31
Berna Moran, Sevgili Arsız Ölüm’ün Latife Tekin’in Türk romanının temel ögelerine yeni bir yaklaşım denediği ve halk edebiyatımızdan faydalanmaya çalıştığını gördüğümüz bir eser olduğunu söyler. Yazıldığı döneme kadar olan Türk romanlarından çok farklı bir tarzda, farklı bir anlatımla yazılmış olması ve bu tarzın okumayı zorlaştıran özelliklerinin olması başlangıçta kitabın kolay ilerleyememesine, sizi hemen hikâyeye dâhil edememesine sebep oluyor. Ancak ne okuyacağımıza, neyi temsil ettiğine, kitabın edebiyatımızda nasıl yeni bir pencere açtığına ve yazarın ne yapmaya çalıştığına dair öncesinde biraz bilgi edinmenin okumayı kolaylaştıracağını, kitabı daha iyi anlamamızı sağlayacağını düşünüyorum. Özellikle “büyülü gerçekçilik”le iligili fikir sahibi olmak, kitabı garipsemeyi engelleyecektir. Büyülü gerçekçilikten detaylı bahsetmeyeceğim ancak benim anladığım şekliyle en özet hâli absürtlüklerin tüm normalliğiyle okura anlatılması diyebilirim. Büyülü gerçekçiliğin edebiyatımızda önemli temsilcilerinin başında Latife Tekin geliyor. Hatta birçok edebiyatçı, “Sevgili Arsız Ölüm”ü bu akımın ilk örneği kabul etmektedir. Ve birçok eleştirmenin bu akımın en güçlü temsilcilerinden kabul edilen Gabriel Garcia Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık isimli eseriyle Sevgili Arsız Ölüm’ü karşılaştırdığını görmekteyiz. Kitapla alakalı söyleyebileceğim o kadar çok şey var ki ancak öncelikle ve en çok değinmek istediğim galiba “Dirmit”. Birçok kişi gibi beni de en çok etkileyen kahraman Dirmit. Törelerin, bağnazlıkların, batıl inanışların, hurafelerin bütün anormalliğine karşın çok normalmiş gibi dayatıldığı bir ortamda üstelik bu hurafelerle sürekli yaftalanmasına rağmen kendini, benliğini arayış çabası beni çok etkiledi. Yazarın Dirmit’in duygularını bize aktarmamasına ve olayı
1000Kitap
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
5/10
·120 syf.··
2022 9. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2022 15:19
Farabi, felsefe, mantık, matematik, psikoloji, metafizik, tıp, müzik alanlarında büyük bir bilgin olarak tanınan, bu alanlarla ilgili hem yaşadığı döneme hem sonraki dönemlere ışık olan birçok eser bırakan, “birinci üstat” olarak tanınan Aristo’dan etkilenip onun daha iyi anlaşılmasını sağlayarak “ikinci üstat” olarak tanınan, bazı kaynaklarda Fars kökenli olduğu söylense de genel kabul Türk kökenli olduğu düşünülen ilim adamı. Buna rağmen Batı’da bizim gösterdiğimiz ilgiden çok daha fazla ilgi gördüğü, çok daha fazla araştırılıp eserlerinden hâlâ faydalanıldığı bilinmekte. Felsefesini çok sevdiğim ve daha iyi anlamak istediğim, yazarın da kitabında bahsettiği gibi toplum olarak da anlamaya, öğrenmeye çalıştığımız bilginlerden olmasını umduğum bir isim Farabi. Bu sebeple kitabı görünce heyecanlandım. Bu felsefe serisinden okuduğum ve en çok merak ettiğim kitap olmasına rağmen beklentimi ne yazık ki karşılamadı. Bu kadar kısa bir kitabın Farabi’yi tam olarak anlamak iÇin yeterli olmayacağını elbette ki biliyordum. Ama Farabi’nin kendi düşüncelerinin, onun cümlelerinin bir özetiyle karşılaşmayı umuyordum. Kitap ise Farabi’nin iddialı bazı cümlelerinden yola çıkarak yazarın kendi anladığı şekliyle, kendi görüşleriyle oluşturduğu kompozisyonlardan oluşuyor. Ki bu kompozisyon diyebileceğim bölümler bence çok yüzeyseldi. İnternetten bulabileceğimiz Farabi’yi anlatan herhangi bir makale,
Farabi - Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?Mesud Topal · Destek Yayınları · 20209,3bin okunma