Burada şunu da belirteyim ki, bendeniz ne Fransızların ne de herhangi bir yabancı devletin sahip çıkmasına tenezzül eden kişilerden değilim. Benim için en büyük korunma yeri ve yardım kaynağı ulusumun bağrıdır.
İnsanlık ne kadar büyük bir yalnızlığı, yabancılaşmayı, sevgisizliği ve yıkımı yaşıyor olursa olsun, dünyanın herhangi bir yerinde şiir yazan birisi varsa ve onu okuyan bir başkası varsa; barıştan, aşktan, özgürlükten ve güzellikten umudu kesmeye yer yoktur.
Hiç beklemediğimiz bir zamanda, hayatımıza; sizi bir serüvene çıkaracak, hayatınızı değiştirecek, kimi zaman armağan kimi zaman felaketiniz olacak bir misafir girer. Bu misafir sizin yolunuza ışık olup hiç yürümediğiniz yolları görmenizi sağlar. İşte Ahmet'in hikayesi de böyle başladı. Bir gün kapısına gelen atı kendisine yadigar bildi. Önüne açılan yolda hem sevdayı hem öfkeyi tatmış oldu.