Zey

Zey
Not defterim...
Lisans
1992
63 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Mutlaka okunmalı
Puan vermedi
Uzun zamandır bu kadar kaliteli bir kitap okumamıştım. Grigory Petrov bu kitabında bir dönem Rusya’sında yaşanmış yoksulluğu, cahilliği ve bununla mücadele eden bir öğretmenden bahsetmektedir. O kadar ince düşünülmüş ki okudukça keyif almamak mümkün değil. Kitabı okurken şu anda ülke olarak o dönemki Rusya yolunda ilerlediğimizi fark ettim ve bununla mücadele edecek öğretmenler çıkmazsa daha da dibe batacağız. Bu kitabın okullarda öğrencilerimize zorunlu okutulması ve üzerine bolca konuşulması gerektiği kanaatindeyim.
1000Kitap
İdealist ÖğretmenGrigory Petrov · Koridor Yayıncılık · 20177,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Savaşçı
Puan vermedi·418 syf.··
2022 6. kitabı
Daha önce defalarca kendisinin kitaplarını duymuş bilmiş olsam da okuma fırsatım olmamıştı. İlk kitabını bu ödev sayesinde okumuş oldum. Kendim de öğretmenlik yapmaktan mutsuz olduğum ve sorguladığım bir süreçte bu kitapla karşılaştım. Dili sade açıklayıcı bir dille yazılmış. Doğan Cüceloğlu hocamız o kadar mütevazi bir kişilikle yazmış ki kitabı kendisine hayran olmamak elde değil. Kendimi çoğu kez Arif Bey’in yerinde buldum. Kitap bize varoluş nedenlerimizi bulma, hayattaki amacımızın ne olduğu konusunda bize yol gösteriyor. Her şeyden önce savaşçı olma yolunda ne yapmamız gerektiğinden bunu nasıl başaracağımızdan söz etmektedir. Kitabı okurken kendimle ilgili bir öz değerlendirme yapma imkanı da buldum.
Psikoloji
SavaşçıDoğan Cüceloğlu · Sistem Yayıncılık · 200112,9bin okunma
Muvaffakiyet ve irade
Puan vermedi·80 syf.··
2023 12. kitabı
Gençlerle Baş Başa kitabı gençlere bir nevi nasihat kitabı niteliğindedir. Değindiği noktalar toplumumuzda kronikleşmiş hastalıklar diyebiliriz. Bizler toplum olarak tembel bir toplumuz. Bugünün işini yarına bırakmayı , boş zamanımızı boş boş geçirmeyi , hatta kafelerde okey oynayarak geçen bir gençliği düşündüğümüzde nasihatleri altın değerinde. Tabi kitabı okuyup içselleştirmek bize kalmış bir durum . Başgil, irade ve muvaffakiyet kavramları üzerinde durmakta kitabın ilk bölümünde. Muvaffakiyetin bizim verdiğimiz karar ve yaptığımız eylemler sonucunda ortaya çıktığını dile getirmiş. Kendimi sorguladığımda, kendimin de bu toplum içinde çok da verimli saatler geçirdiğini söyleyemem. Ben de çalışan genç bir birey olarak çoğu zaman sadece iş yerinde saatleri sayıp eve gitmeyi bekliyorum. Bunun birçok nedeni var tabiki. Ülkemizde kimsenin sevdiği işi yapamıyor olması ya da seviyorsa ekonomik koşulların , fiziki şartların yetersizliği bunda birer etkendir. Öğretmen olarak şu an çalıştığım okulun fiziki şartlarının kötü olması çalışma motivasyonumu etkilemektedir. “Bir işi yaparken herhangi bir noktayı küçümseyip ihmal etme” cümlesi benim beynimde bir şimşek gibi çaktı. Bu aslında yaptığımız işi ne kadar önemsediğimizle alakalı. Bizlerin önemsiz gördüğü her nokta ilerde tekrar önümüze gelebilir. Kendimizi keşfedip, verimli saatlerimizi bilip, kendimizi yaptığımız işe verdiğimizde , en iyisini yapmaya çalıştığımızda , ahlaklı , erdemli, sevmeyi ve sevilmeyi bilen bireyler olduğumuzda daha başarılı ve mutlu olacağız.
İnsan ve Hayat
Gençlerle BaşbaşaAli Fuad Başgil · Yağmur Yayınları · 202419,3bin okunma
Anlam terapisi
Puan vermedi·155 syf.··
2023 8. kitabı
20. yy psikiyatristi Frankl, 1945’li yıllarda 2. Dünya Savaşı sırasında bu kitabını yazmıştır. O dönemde gerçekleşen Yahudi soykırımı ile ilgili deneyimleriyle başlayan yazar , kitabı 3 bölüme ayırmıştır. İlk bölümü “Toplama Kampı Deneyimleri ” adı altında vermiştir. Auschwitz toplama kampındaki tutuklu ve gardiyanların psikolojisini bizlere yansıtmıştır. Frankl de bu tutuklulardan biridir. Toplama kampından kurtuluncaya kadarki süreçte yaşadıklarını ve nasıl bir mücadele verdiğini anlatmıştır. Gaz odalarına gitmemek ya da bir intihar girişiminde bulunmamak için tutukluların nasıl acımasızlaştığını dile getirmiştir. Tutuklular, ruhsal ve fiziksel acılar çekmekteydiler. Hayatta kalabilmek için anlık ruhsal tatminlerle durumu idare etmeye çalışıyorlardı. Bir parça ekmeğin günlerce onları idare etmesi, soğuktan korunma yolları , güçlü görünme ve hasta olmama çabaları sayesinde bir gün daha gaz odasına gitmeme hakkını kazanmış oluyorlardı. Frankl de kamp alanında günlerini bu şekilde geçirdi. O elektrikli tellere dokunmayacağına dair kendine söz verdi. Bir gün ordan kurtulacağı günün hayalini kurdu. Eşinin yaşayıp yaşamadığını bilmeden onun hayaline ve sevgisine sarıldı. Frankl ikinci bölümde, kurucusu olduğu LOGOTERAPİ kuramı ve ilkeleri üzerinde durmaktadır. Kampta tanık olduğu ve yaşadıkları üzerine logoterapi kuramını geliştirmiştir. Logoterapi “anlamterapisi” olarak tanımlanmaktadır. Nedir peki bu Logoterapi? Kişinin hayatı boyunca yaşayacağı fiziksel ve ruhsal acıları olacaktır. Acının da yaşamın bir parçası olduğunu kabul edip, kendi içimizde bu acıları anlamlandırdığımız sürece yolumuza daha sağlıklı devam edeceğimizi söyler Logoterapi. İnsanın anlam arayışı kitabı , bu hayattaki var oluş sebebimizi, bizi biz yapanın ne olduğu, yaşamımızı yaşanılır kılanın ne
Edebiyat
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,5bin okunma