zeynep

zeynep
@zeyozdmr
okuyorum, öyleyse varım.
Puan vermedi·864 syf.··
2022 8. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2022 00:29
Değersiz Bir Hayat bizi üniversiteden tanışan Willem, JB, Malcolm ve Jude isimli dört arkadaşın hayatında yolculuğa çıkarıyor ama hikayenin odağı daha çok Jude ve kendisinin en yakın arkadaşlarından dahi gizlediği geçmişi. Üniversiteden önceki hayatı korkunç bir karanlık. Her ne kadar herkesten gizlemeye çalışsa da o karanlığın zaman zaman arkadaşlarıyla arasına girmesine engel olamıyor. Her şeye rağmen yapılan fedakarlıklar, birbirlerine duydukları saygı, sevgi, güven kısacası herkesin hayatında sahip olmak isteyeceği güzel bi dostluğa tanık olmak kitabın en güzel tarafı. Ben birkaç ay önce reading vlog videolarının birinde denk gelmiştim bu kitaba. Okuyan herkesi ağlatan ve şaşırtan bi kitap olduğunu görünce dram çok sevdiğim bi tür olduğu için büyük bi merak ve beklentiyle okumaya başladım. Ama sekiz yüz küsür sayfanın sonunda okumasam da olurmuş demek istemezdim. Kitabın beni en rahatsız eden kısmı yazarın net bi zaman çizgisinin olmaması. Okurken kendimi sürekli yıllar sonrada buldum. Haliyle de yakın geçmiş ve şimdi arasında mekik dokuyup durdum. Böyle olması değil bunun tüm kitap boyunca bu şekilde devam etmesi çok can sıkıcı. Yazarın zaman zaman çok gereksiz detaya girmiş olması da diğer bir can sıkıcı şey. Bi noktadan sonra gerçekten çok sıkıldım ve diğer insanların aksine yaşananlardan etkilendiğimden değil sıkıntıdan bırakasım geldi. Ana kahramanın başına gelen şeyler gerçekten korkunç şeyler. Ama istisnasız her gün çıkan haberler yüzünden akılalmaz diyemiyorum, keşke diyebilsem. Çok hassas biriyseniz okumayın uyarısıyla da bitirmek istemiyorum bu incelemeyi. Çünkü hepimiz biliyoruz ki bunların hepsi zaten bu korkunç dünyanın gerçekleri..
1000k
Değersiz Bir HayatHanya Yanagihara · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
Reklam
Bir Arayış Meselesi
Puan vermedi·148 syf.··
2022 4. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2022 20:28
Günlerden bir gün kendi Ben'ini bulmak ve hayata anlam kazandırmak için bilinmez bi arayışa çıkar Siddhartha. Onun amacı nefsiyle ve istekleriyle değil düşünce ve mantığıyla yön verdiği bi hayat yaşamaktır. Ama bu yol engellere doludur ve bu yolculuk sandığı kadar kolay olmayacaktır. Hatta kim bilir belki de kendini bulmak için çıktığı bu yolda önce hayatından vazgeçebilecek kadar kendini kaybetmelidir hayal ettiği Ben'e kavuşmak için. Siddhartha nedenini bilmeden biraz önyargıyla ama aynı zamanda merakla okuduğum bir kitap oldu. Yazarın şiirsel dili ve benzetmelerindeki ustalığı sayesinde akıp gidiyor okurken. Uzun yıllar sürecek bi arayışa çıkan ve bu arayışta kendisinin bile inanamayacağı hatalar yapan ama bu hatalar sayesinde amacına daha da yaklaşan Siddhartha'nın yolculuğuna eşlik etmenin hem keyif veren hem de öğreten bir yanı var. "Bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir" diyor Siddhartha. Kimi zaman yaptığımız o berbat hatalar, düştüğümüz o bataklıklar gözümüze ne kadar iğrenç görünürse görünsün, bunlar yüzünden bazen kendimize duyduğumuz nefretin boyutu ne kadar büyük olursa olsun Siddharta gibi o nefrete ve umutsuzluğa yenik düşmeden hayata devam eder ve bu hataların bizi daha da geliştireceğine inanırsak biliyorum ki yolun sonu güzel olacak. "Sevgi, dostum Govinda, her şeyin başı gibi görünüyor bana. Dünyanın iç yüzünü görmek, onu açıklamak, aşağılamak büyük düşünürlerin işidir belki. Ama benim için tek önemli şey, dünyayı sevebilmektir; onu aşağılamamak, ona ve kendime hınç ve nefret beslememek, ona, kendime ve bütün varlıklara sevgiyle, hayranlıkla ve huşuyla bakabilmektir." Hayatın telaşına kapılıp, günler birbirini ardına aynılığıyla devam ederken gözümüzün önünde olan şeyleri bile fark etmiyoruz bazen. Her gün işe giderken
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Yüzyıllık Lanet
Puan vermedi·464 syf.··
2022 1. kitabı
Aynı evin içinde yaşayan yedi kuşak bir aile. Ama bu kalabalık ailenin bütün üyeleri yalnız. Aklıma Küçük Prens'te geçen meşhur söz geliyor: İnsanların arasında da yalnızdır insan. Büyülü gerçekçilik akımının usta ismi Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık'ı, amca çocukları olan evli çift Jose Arcadio Buendia ve Ursula'nın kendilerini rahat bırakmayan bir ölünün hayaletinden kurtulmak için yanlarında bir kaç dostuyla birlikte topraklarını terk edip kimsenin kendilerine vaadetmediği topraklarda kurdukları Macondo isimli kasabada geçiyor. İlk kurulduğunda huzurun ve mutluluğun hakim olduğu toprakların daha fazla insan tarafından keşfedilip kalabalıklaştıkça, insanların her şeyi modernize etme çabasının koskoca bir kasabayı nasıl yıkıma götürdüğüne şahit oluyoruz. Yıllar geçtikçe Buendia ailesi birörnek isimlerle kalabalıklaşıyor ve biz de bu aile üyelerinin hayatlarına bir lanet gibi yapışan yalnızlığa ve kötü olaylara eşlik ediyoruz. Hristiyanlığın yedi ölümcül günahının Buendia ailesinin üyelerini sürüklediği karanlıkları Marquez öyle güzel işlemişki okurken bazen kendizini o karanlıklarda kaybolmuş buluyorsunuz. Bazen kapağını kapatıp derin bi nefes alma ihtiyacı hissettim o karanlıklardan çıkmak için. Yer yer rahatsız olsam da genel olarak çok beğendiğim ve beni çok fazla etkileyen bi kitap oldu. Son olarak kitapla ilgili araştırma yaparken Selin Çınar tarafından çizilmiş Yüzyıllık Yalnızlık temalı illüstrasyonlara denk geldim. Kafamda canlanan Buendia ailesini ve Macondo'yu o kadar güzel çizmiş kii. Aşağıya bırakıyorum. Mutlaka göz atmalısınız. behance.net/gallery/9657194...
Edebiyat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2021 30. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2021 10:18
Irvin D. Yalom ile ilk tanışıklığım Nietzsche Ağladığında kitabı ile oldu ve kendisinin hayal gücüne hayran kaldım. 2021 yılına kendi hayatını konu aldığı kitabıyla veda ediyorum. Bazı kitapları okuyunca yazarları hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak veya kitabı yazarken geçtiği süreçler hakkında konuşabilmek için o yazarla tanışabilmeyi çok isterim. Bir Psikiyatristin Anıları'nı okumak bu anlamda benim için güzel bi deneyim oldu. Küçük bir çocukken kendisine yol gösterecek birinin eksikliğini derin bir şekilde yaşamış Yalom. Ve kendi yolunu bulduktan sonra sürekli çabalayarak bu noktaya kadar gelmiş. Kitabın başları biraz yavaş ilerlese de yazarın meslek hayatına atıldıktan sonraki kısımları eğer psikoloji ile de ilgiliyseniz daha ilgi çekici bi hal alıyor. Hayatı boyunca hastalarıyla yaptığı görüşmelerden kendi hayatıyla bağlantı kurduklarına yer vererek, yaşadığı şeylerden, ailesinden, hayatında yer edinen isimlerden, mesleğinden, bu meslekte izlediği yollardan ve bu zamanda kadar yazmış olduğu kitapların yazım süreçlerinden bahsediyor. Her ne kadar bi otobiyografi kitabı olsa da eleştirmenlere göre bu alanda olan insanlar için de yol gösterici bir kitap niteliğinde, tıpkı diğer kitapları gibi. Yalom hayatında bir yol gösterici bulamamış belki ama kendi yolunu bulduktan sonra bir çok insana yol göstermiş, o yolda ışık olmuş. Kendisi dünya çapında tanınan, kitapları onlarca dile çevirilmiş çok sevilen bir psikiyatrist ve yazar. Yine de bu övgüden bahsederken oldukça mütevazi davranmış. Bu ilginin kendisi için ne kadar muhteşem ve aynı zamanda geliştirici bir şey olduğunu düşünse de meslektaşlarının da en az kendisi kadar başarılı olduğunu ve abartılı övgüleri çok ciddiye almadığından ve her zaman kendine idealleştirildiğini hatırlattığından bahsetmiş. Yine de
1000Kitap
Bir Psikiyatristin AnılarıIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınevi · 20174,864 okunma
Sekiz Yüz İki Bin Yedi Yüz Bir Yılı
Puan vermedi·120 syf.··
2021 27. kitabı
Zaman Makinesi H.George Wells'in 1895 yılında yayınlanan edebiyatta bilim kurguya öncülük eden romanlarından biri. Yazar bu kitabıyla bizi, cisimlerin varlığının kanıtı olarak kabul gördüğümüz üç boyutu dışında dördüncü bir boyutunun -zaman- olması gerektiğine de inanan Zaman Gezgini isimli ana karakterimizin icat ettiği zaman makinesiyle çok uzak bir geleceğe yaptığı kısa yolculuğa çıkarıyor. H.G. Wells yaşamı boyunca insanlığın beklediği gelecekle ilgili kaygı duymuş. Zaman Makinesi kitabında da yazdığı dönemdeki kapitalist sitemin getirdiği toplumsal ayrıcalıkların büyüyerek gelecekte nelere yol açabileceğine dair bir yorumda bulunmuş. Günümüzde hâlâ devam eden bu toplumsal adaletsizliği çok güzel ve keskin bir şekilde eleştirmiş olması ve bunu da bilimkurguyla yapmış olması kitabı daha da güzel kılan yönlerinden biri. Kapitalist sistemin zengini daha da zenginleştirdiği ve bu zenginliğin getirdiği refah ve güvenceyle birlikte insanları düşünmeyen, çabalamayan varlıklar haline getirmesi; fakiri daha da fakirleştirip yaşamak için sürekli ve sadece çalışmak zorunda kalıp üretime devam etmek zorunda bırakması ve onlara başka seçenek bırakmaması. Peki bu bozuk sistem devam ettikçe akan zaman insanlığı hayal edilen aydınlığa mı ulaştıracak yoksa aydınlık sanılan karanlığa mı?
1000Kitap
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,1bin okunma
Reklam