Burada yavaş yavaş öğrenilmeyi görmeyi değil, ne de burada olan bitenleri. Hiçbirini. Acıları öyleyse. Öyleyse, yüreğin ağırlığını en başta, aşkın uzun tecrübesini, - öyleyse
bir sürü tarifsiz şeyi...
O yüzden Allah Teâlâ, Biz Ademoğullarını üstün ve onurlu kıldık (Îsrâ, 17/70) buyuruyor. Biz göğü ve yeri üstün ve onurlu kıldık demiyor. Demek ki insan göklerin, yerin ve dağların yapamadığını gerçekleştiriyor. O bunları gerçekleştirdiğinde de onda ne haksızlık kalıyor ne akılsızlık.
z
@zeyraaa
·
Gerçek şu ki, Biz (akıl ve irade) emaneti(ni) göklere, yere ve dağlara sunmuştuk, ama (sorumluluğundan) korktukları için onu yüklenmeyi reddettiler. O'nu (emaneti) insan üstlendi; zaten o, daima haksızlığa ve akılsızlığa son derece meyyal biridir. Ahzab, 33/72