Ta derinlerime bakmak hep zor geliyor. Özellikle de negatif duyguların tam ortasındayken. Nasıl tarif etsem? Her şeyin yolunda olduğunu biliyorum ama gerçekten de yolunda olduğunu devamlı kontrol etmekten de kendimi alamıyorum ve bu süreçte kendimi mahvediyorum gibi. Bugün de öyleydi. Devamlı sızlanasım geldi. Birine sırtımı dayayıp üzgün olasım geldi. Bana göre üzüntü, en rahat, en tanıdık ve elimin hemen altındaki duygu. Günlük hayatımla bütünleşmiş bir alışkanlık.
Zamanla işler düzelecek. Ya da düzelmeyecek, her şey dinamiktir, bu da hayatta hem sevinçten havalara uçacağım hem de kötü hissedeceğim anların olacağı, bunların âdeta bir gelgiti andıracağı anlamına geliyor. Bugün üzgünsem yarın mutlu olacağım ve bugün mutluysam yarın üzgün olacağım, bunda bir sorun yok. Kendimi sevmeye devam ettiğim sürece sorun yok.
Ben bu dünyada tümüyle eşsiz biriyim, hayatımın sonuna kendine bakması gereken biriyim ve bu sebeple ileriye doğru atacağı her adımda ona yardım etmeliyim, şefkatle ve sabırla; bazı günler dinlenmesine izin vermeli, bazı günlerde onu cesaretlendirmeliyim; bu tuhaf varlığın, yani kendimin derinliklerine indikçe mutluluğa giden bir o kadar yol bulacağıma inanıyorum.
Her şeyi anlatmak için sadece yirmi altı harf olduğuna inanabiliyor musun, dedi. Aşk hakkında, kıskançlık hakkında ya da Tanrı hakkında konuşmak için sadece yirmi altı harf var.