İçimde bir yorgunluk doğduğunu hissedebiliyordum yalnızca, şehvete benzeyen bir yorgunluk. Hem uyumak, düş görmek istiyordum, hem de büyüden çıkmamak, tabutuma girmemek.
Kendimi iyi hissetmem gerek, ama bu savaşta beni ölümle öyle uzun zaman yalnız bıraktınız ki, artık yalnızca ölümü hissediyorum, yalnızca ölümü görüyorum; kendim de ölmüş gibiyim.