Puan vermedi·448 syf.··
2026 51. kitabı
Herkese merhaba Bugün, kadın cinayetlerini konu edinen bir polisiye gerilim kitabıyla, Yolun Sonundaki Kadınlar ile geldim. Cinayet Büro'da komiser olan kahramanımızın, çözmeye çalıştığı vahşet dolu kadın cinayetleri ve yoğun çalışma temposu nedeniyle gerçeklikle bağı kopmaya başlar. Tam da bu dönem de; garip ve bir o kadar da gizli bir takip işi teklifi alır. Takip edeceği kişi bir kadındır ve verilen avans tutarı bile o kadar fazladır ki; reddetme şansı yoktur. Komiser, anlam veremediği takip işiyle sonları aynı ancak hikayesi farklı kadın cinayetlerini çözmeye devam ederken; kitabın son sayfasında, Möbius Şeridi metaforu devreye girer ve hikaye başladığı yere geri döner. Sayfalar ilerledikçe çözüme ulaşmak şöyle dursun çok daha fazla soruyla kafanızın iyice karışacağı, akıcı olduğu kadar psikolojik yönü de güçlü bir polisiye okumak isterseniz doğru yerdesiniz. Keyifli okumalar * Möbius şeridi: Başlangıçta birbirinden tamamen zıt veya ayrı olduğu düşünülen kavramların, aslında tek ve kesintisiz bir bütünün parçası olduğunu ifade eden felsefi ve psikolojik bir anlatımdır.
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202645 okunma
Tutkunun ve Safiyetin Savaşı...
10/10
·360 syf.··
2026 223. kitabı
Edebiyatımızın en zarif, ruhun en gizli kıvrımlarına sızmayı en iyi bilen o naif ve melankolik kaleminin yarattığı muazzam bir duygu fırtınasına hoş geldiniz. Mehmet Rauf, Karanfil ve Yasemin ile bize sadece bir aşk üçgeni ya da bir dönem hikayesi anlatmıyor; o, insan kalbinin o en fırtınalı, en tekinsiz denizlerine yelken açıyor ve bizi arzunun, sadakatin ve vicdanın amansız savaşıyla baş başa bırakıyor. Bu roman, lüks konakların ve şık salonların fonunda, insanın kendi tutkularının esiri olarak nasıl adım adım bir çöküşe doğru sürüklendiğinin muazzam bir psikolojik anıtıdır. ​Mehmet Rauf’un kalemi, bu eserde adeta bir kuyumcu titizliğiyle çalışır; kelimeleri incelikle işlerken, ruh tahlillerinde ise adeta bir cerrah kadar soğukkanlı ve derindir. Romanın başkarakteri Samim’in, bir yanda saf, masum ve huzur veren "Yasemin" kokulu Şefika’ya, diğer yanda ise baştan çıkarıcı, tehlikeli ve tutku dolu "Karanfil" kokulu Perihan’a karşı beslediği o iki uçlu duygu, aslında insanın kendi içindeki o kadim çatışmanın ta kendisidir. Yazar, öyle bir psikolojik gerilim inşa eder ki, sayfaları çevirdikçe kendinizi kahramanın o vicdan azabı, arzu ve pişmanlık dolu zihninde kaybolurken bulursunuz. Karakterlerin hissettiği her bir kıskançlık krizi, her bir tereddüt anı, Mehmet Rauf’un o eşsiz üslubuyla okurun da kalbini sıkıştıran edebi bir tecrübeye dönüşür. ​Okurken nefesinizi kesen şey, yazarın dönemin toplumsal yapısını ve bireyin o sıkışmışlığını sadece aşk üzerinden değil, derin bir varoluşsal kriz olarak ele almasıdır. Aşk, bu romanda sadece pembe bir düş değil; insanı tüketen, aklın sınırlarını zorlayan ve insanı kendi ahlakıyla yüzleştiren devasa bir trajedidir. Mehmet Rauf bize şunu fısıldar: İnsan, aynı anda hem gökyüzünün o saf huzurunu hem de yeraltının o yakıcı ateşini
1000Kitap
Karanfil ve YaseminMehmet Rauf · Can Yayınları · 2021358 okunma
Reklam
5/10
·324 syf.··
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 09:28
Romantik gençlik kitaplarından devam ediyorum... Tatilde Tanıştığımız İnsanlar, Emily Henry'nin çok satan romantik komedi romanıdır. Zıt karakterli iki yakın arkadaşın, her yıl çıktıkları tatillerde birbirlerine olan aşklarını fark etme süreçlerini ve hayatı arama yolculuklarını işler. Neredeyse hiçbir ortak noktası olmayan bu ikili, on yıldır her yaz geleneksel olarak birlikte tatile çıkarlar. Ancak Hırvatistan'da yaşanan bir olay aralarını bozar ve konuşmayı keserler. İki yıl sonra Poppy, hayatındaki eksik parçanın Alex olduğunu fark edip her şeyi düzeltmek için son bir tatil daha ayarlar. Kitap genel olarak beklediğim gibiydi. Kitabın filmi de varmış. Onu da izledim ve beğendim. Şimdiden okuyacak olanlara iyi okumalar :)
Tatilde Tanıştığımız İnsanlarEmily Henry · Epsilon Yayınevi · 20221,283 okunma
Puan vermedi·324 syf.··
2026 422. kitabı
Kaplanın Sırtında, Türk edebiyatının usta kalemi Zülfü Livaneli’nin tarihi gerçeklerle edebi kurguyu muazzam bir dengede buluşturduğu, Osmanlı İmparatorluğu’nun en tartışmalı ve en uzun süre tahtta kalan padişahlarından II. Abdülhamid’in tahttan indirilişinden sonraki sürgün günlerini konu alan sarsıcı bir dönem romanıdır. Hikaye, 1909 yılında II. Abdülhamid’in 33 yıllık mutlak iktidarının ardından İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından tahttan indirilip ailesi ve sadık birkaç hizmetkarıyla birlikte Selanik’teki Alatini Köşkü’ne sürgüne gönderilmesiyle başlar. Romanın anlatısı, eski padişahın ve onun köşktekileri tedavi etmekle görevlendirilen özel doktoru, genç ve idealist İttihatçı Yüzbaşı Atıf Hüseyin Bey’in günpazarlıkları ve derin sohbetleri üzerinden şekillenir. Başlangıçta birbirine tamamen zıt ve düşman iki kutupta yer alan bu iki insan, zamanla insani bir düzlemde karşı karşıya gelir. Livaneli, II. Abdülhamid’i sadece resmi tarihin çizdiği "Ulu Hakan" ya da "Kızıl Sultan" kalıplarıyla değil; korkuları, yalnızlığı, zekası, marangozluğa olan tutkusu, vehimleri ve vicdan muhasebeleriyle, yani tüm insani zaafları ve güçleriyle bir "insan" olarak portreler. Kitabın adı olan "Kaplanın Sırtında", iktidarın ne kadar tehlikeli, kaygan ve inilmesi imkansız bir güç olduğunu simgeler; iktidar sahibi kişi, kükreyen bir kaplanın sırtında oturmaktadır ve bir kez indiğinde parçalanacağını çok iyi bilir. Zülfü Livaneli’nin her zamanki gibi akıcı, duru ve derinlikli diliyle kaleme aldığı Kaplanın Sırtında; bir imparatorluğun çöküş dönemine, güç ile acizlik arasındaki o ince çizgiye ve tarihsel karakterlerin arkasındaki trajedilere ışık tutan, yakın tarihe ilgi duyan herkesin bir solukta okuyacağı muazzam bir yüzleşme romanıdır.
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,6bin okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 337. kitabı
Elif Şafak, Havva'nın Üç Kızı adlı bu popüler ve çok katmanlı romanında, modern İstanbul ile Oxford Üniversitesi hattında, çocukluk ve gençlik yıllarının travmalarıyla şekillenmiş olan Peri (Nazperi Nalbantoğlu) adlı genç bir kadının kimlik, inanç ve aidiyet arayışını konu alır. Yazar; Oxford yıllarında yolları kesişen ve hayata bakışları tamamen zıt olan üç genç kadının –Şirin (Günahkar), Mona (Dindar) ve Peri'nin (Arayışta)– karizmatik ve sıra dışı Profesör Azur'un Tanrı hakkındaki seminerleri etrafında gelişen fırtınalı ilişkilerini anlatırken; Doğu ile Batı arasındaki kültürel uçurumları, Türkiye'nin siyasi ve toplumsal kutuplaşmalarını, inanç, şüphe ve feminizm olgusunu, zengin felsefi tartışmalar, akıcı bir kurgu ve sorgulayıcı, modern bir edebi dille işler.
Havva'nın Üç KızıElif Şafak · Doğan Kitap · 201619,1bin okunma
Puan vermedi·592 syf.··
2026 331. kitabı
Azra Kohen, Gör Beni adlı bu sürükleyici ve tarihi-felsefi romanında, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarının sancılı, coşkulu ve dönüşüm dolu atmosferinde, birbirine tamamen zıt dünya görüşlerine sahip iki insanın –Cumhuriyet değerlerini temsil eden genç ve idealist Ülkü ile köklü bir geçmişe ve geleneksel yapılara bağlı olan Selim’in– kesişen hayatlarını konu alır. Yazar; yeni kurulan bir devletin modernleşme çabalarını, toplumsal devrimleri ve eski ile yeninin sancılı çatışmasını bu iki karakterin tutkulu aşkı üzerinden anlatırken; insan doğasını, ön yargıları, din ve vicdan olgusunu, kadının toplumdaki yerini ve "kendini görme" yolculuğunu, zengin felsefi diyaloglar, yoğun psikolojik tahliller ve akıcı, sorgulayıcı bir edebi dille işler.
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
Reklam
Reklam