Puan vermedi·560 syf.··
2026 9. kitabı
“Hatalar insanlar içindir. Önemli olan insanın hatasından ders çıkarmasıdır. Hatayı görüp kaçan değil, üzerine karabasan gibi çöküp tamir etmeye çalışan değerlidir." Fırtına Zamanı- DuruMavi Hepinize selamlar,hepinize merhabalar sizlere okurken gülme krizine sokacak,klişe ama eğlenceyi hissettiren bir kitap yorumu ile geldim. Ana karakterimiz Melek, ailenin şımarık, bağımsız takılan bir sarı fırtınası. Mesleği olan öğretmenliği yapmıyorken babasın ortağı ile evlenmekten kaçmak için Trabzonun bir köyüne gönüllü öğretmen olarak gidiyor. Babası ile anlaşması 1 ay orda dayanabilmesi olacakken kendisini bambaşka olayların içerisinde buluyor. Gönüllü geldiği köy onun hayat standartlarından da alıştığı ortamdan da o kadar farklı ki bulunduğu yerde aşırı göze batıyor Yani tepkileri normal olmadığı için çok normal… Ana erkek karakterimiz Tahir, Meleğin yıllar öncesinde bir gurur meselesi ile onlarca insan içinde reddettiği o genç delikanlı… O zaman yaptığı şey melek için bir ego tatmin etmeyken tahir için yeni hayatına en büyük adım, en büyük yara oluyor. Yıllar sonra Trabzonun bir köyünde denk gelen bu ikilinin hikayesi geçmişten yana üzse de birbirlerine o kadar zıtlar ki güle güle okutuyor kendini. Karakterlere tam olarak alışamadan ilk kitap bitti ama serinin devamında neler olacağını, nasıl bir yol izleyeceklerini merak ediyorum. Bir sonra ki yorum postunda görüşmek üzere
Fırtına ZamanıDuruMavii · Vera Kitap · 2026181 okunma
Gurur Kralı
7/10
·384 syf.··
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 06:24
Ana Huang- Günah Kralları Serisi- Gurur Kralı İsabella ve Kai iki ayrı insan iki farklı dünyalar, birbirlerine çok zıtlar aynı zamanda birlikte bir yapbozun birbirine oturan parçaları gibi çok uyumlular. Kai ve İsabella'nın aşkını okumak bana çok güzel geldi birbirleri için fedakarlıklar yapıp yeni bir dünya yarattılar kendilerine. Kai o kadar nazik düşünceli biri ki yakışıklı profesör havası var.isabella ise umursamaz gibi görünen halleriyle ,o güzel yüksek kahkahasıyla çok tatlı. İsabella başarısızlık korkusuyla, bir şeyleri başlayıp devamını getirememe halleriyle içimizden biri gibi. Serinin bu kitabını ilk kitaba göre daha çok beğendim ve okumak keyifliydi ama genel olarak bu kitapların tümünde çok fazla smut sahne oluyor ve bence rahatsız edici. Gurur Kralı Ana Huang
Gurur KralıAna Huang · Martı Yayınları · 2024981 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·336 syf.··
2025 16. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 14:15
Milan Kundera’nın Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği, “ağırlık” ve “hafiflik” kavramları etrafında kurulan bir yaşam sorgulaması. Birbirine zıt gibi görünen bu iki hâl, roman boyunca iç içe geçiyor. İnsan bazen hayatın ağırlığını taşırken, bazen de hafifliğine sığınıyor. Kundera, bu iki uç arasında gidip gelen bir varoluşun izini sürüyor. İlk bölümde geçen “yaşamın bir provası yoktur” cümlesi, romanın düşünsel çerçevesini belirleyen temel cümlelerden biri. Hayat, tekrar şansı olmayan bir sahne gibi yaşanıyor; yapılan seçimler geri alınamıyor. Bu fikir, romanın tamamına yayılan o kırılganlık duygusunu kuruyor. Thomas ve Teresa bu zeminde karşımıza çıkıyor. Thomas, bağlanmaktan kaçan, süreklilikten çok hafifliği tercih eden biri. Teresa ise duygusal, bağlılık arayan, anlamı ilişkide bulmaya çalışan bir karakter. Birbirlerine zıtlar; ama yine de yolları kesişiyor. Thomas’ın Zürih’e gidip sonra Prag’a dönmesi, Teresa’nın ondan önce dönmesi, ilişkilerinin rastlantıdan çok kaçınılmazlıkla ilerlediğini düşündürüyor. Bu ilişki, bana göre bir tesadüften ziyade, birbirine dokunma ihtiyacının hikâyesi. İkinci bölümde “ruh ve beden” ilişkisi öne çıkıyor. Teresa’nın çocukluğunda yaşadığı çıplaklık utancı, bedenin kültürel anlamlarla nasıl yüklendiğini gösteriyor. Aynı beden, farklı koşullarda bambaşka duygular yaratabiliyor. “Çıplak insan bedeninde kötü bir yan yok ki” cümlesi, bu gerilimi en yalın hâliyle özetliyor. Rüyalar bölümü, romanın iç dünyasını derinleştiren bir başka katman. Kundera, rüyaların yalnızca bilinçaltı değil, aynı zamanda anlam arayışının bir parçası olduğunu düşündürüyor. Teresa’nın rüyaları, gerçek hayatın ağırlığını taşıyan başka bir alan gibi. Thomas’ın “benim kadar güçsüz olmanı istiyorum” sözü, karakterlerin geldiği noktayı sade ama çarpıcı biçimde
Psikoloji
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 16. kitabı
İdealist Felsefenin yaratıcısı büyük bilgin ve filozof Platon'un son dönem diyaloglarından. 1. Kısımda herşeyi bilmek ya da hiçbir şey bilmemek üzerine. Her zamanki gibi hocası Sokrates'i konuşturuyor. 2. kısımda Parmanides üzerinden idealar Felsefesini kanıtlamaya çalışıyor. Burada Platon'un Parmenides'den ne kadar etkilendiğini görmek mümkün. Çeviri güzel. Fakat idealist felsefe biraz alt yapı gerektiridiği için özellikle ikinci kısım yorucu. Yani Sofistler ve Parmenides'in zıtlar felsefesi hakkında ve de Zenon 'un hareket felsefesi hakkında birşeyler bilmek gerekir konuyu algılamak için. Ama çok güzel bir eser bence.
Felsefe
Euthydemos - ParmenidesPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2016224 okunma
10/10
·339 syf.··
Beğendi
·
2025 96. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 06:29
Türk yazarlar içinde taraf ayrımı gözetmeksizin düşüncelerini açıkça dile getiren, yermek kadar övmeyi de bilen bir yazar Cemil Meriç.. Kalemi ile ilk kez tanıştım ama son olmayacağı bariz bir şekilde açık görünüyor. Kelimeleri kullanışı ve bilgi verirken bile şiirsel dil kullanımıyla okuyucuyu kendine çekiyor. Birçok konu hakkındaki bilgisini okuyucuyu yormadan anlatıyor ancak biraz da sen araştır demeyi eksik etmiyor. Okuma listesi hazırlamaya çalışanlar için yardımcı görevi üstleniyor bana kalırsa. Meriç düşüncelerini açık ve net bir biçimde aktarıyor. Olaylara yaklaşımı o tamamen haklı ya da o yanlış olarak bakmaktan ziyade tüm yönleri ile zıtlar arasında kıyasla öğrenmenin peşinde. Bilgisine yenileri eklerken yok saymayı değil harmanlamayı sergileyerek Türk entelektüeli nasıl olunur ortaya koyuyor. Batı - Doğu yarışında bazen Batıyı yerin dibine girdirse de yüksek olduğunu reddetmeye kalmadan haklılığını da takdir ediyor. Hint edebiyatına bakılması gerektiğini vurguluyor sürekli. Kitabı okurken maddi yönelimli bir dünya merkezinde olduğumuza olan kızgınlığını görüyoruz Meriç 'in okuyucuya ruha ulaşmadan gelişimin olamayacağını anlatmak için epey dil döküyor. Defalarca farklı yazar, kitap ve liderler üzerinden örnekler veriyor. Din, mitoloji ve tanrı üçlüsüne bakışını da bu açıdan Tolstoy 'a benzer buldum. Kesinlikle okunulması gereken bir kitap oldugunu düşünüyorum. Şimdiden keyifli okumalar dilerim:))
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma
Zıtlıkların Oluşumu
Puan vermedi·204 syf.··
2025 155. kitabı
Susuzlar âlemde su ararlar, fakat su da cihanda susuzları arar durur. Dudak kuruluğu, suyu haber verir. Bu eziyet, bu susuzluk, muhakkak suya ulaşacağına delâlet eder. Yapılma, yıkılmadadır; topluluk, dağınıklıkta; düzeltme, kırılmada; murat, muratsızlıktadır; varlık yoklukta saklıdır. Her şey zıddıyla belli olur, meydana çıkar Her şey, buna benzer. Öbür zıtlar ve eşlerde hep bunlar gibidir. Hz. Mevlâna (k.s)
MaskülenCarl Gustav Jung · Pinhan Yayıncılık · 2016436 okunma