6/10
·216 syf.··
2026 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 19:33
Kitaba nasıl bir inceleme yazacağımı bilememekle beraber okuduğum 11 günlük süre boyunca inanılmaz eziyet çektim. Kaldı ki kişisel gelişim ve benzer kitaplarla ne yazık ki çok fazla aram yoktur. Saadet ŞEN'i intagramda takip ediyormuşum kitap bana çok sevdiğim bir arkadaşım tarafından hediye edildiğinde fark ettim. Motivasyon konuşmacısıymış yazarımız. Ve fakat belirtmek isterim ki içerisinde başka yazarlara ait çok sayıda alıntı olunca kitaptan kopuyorum, kopmaktan ziyade bana zûl geliyor okumak. Okumayanlara tavsiyem yine okuyun tabii, videolarını izleseniz de kitapla eşdeğer. Maalesef ben sevemedim.
Kaybolduysan Doğru YerdesinSaadet Şen · Destek Yayınları · 2024290 okunma
Puan vermedi·284 syf.··
2026 14. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 18:56
Çiğdem hanım her ne kadar Makedonca öğretiyor olsa da -bildiği diğer Slav dillerinden bahsetmiyorum bile- Türkçe üzerindeki bu hakimiyeti ve elde ettiği üslubu anlatmak için uygun kelimeleri bulmakta güçlük çekiyorum. Ülkeler, şehirler, sokaklar, insanlar... *** Metroda, kimliksiz bir karanlığın, umumi bir tünelin içinden yazmak durumundayım bu satırları. Çünkü kitap son nefesini biraz önce avuçlarımda verdi. Kitabın hatırasına bir saygı olarak telefonu elime alıp yazmaya başladım... Daha önce yazılmış kelimeler ve alelade kurulmuş cümlelerimle beraber, kitabı benden sonra kütüphaneden ödünç alacak okuyucuya teslim edeceğim altı çizili satırlar ve titrek bir el yazısı ile çiziktirilmiş cümlelerim vardı. Şimdi kitabın üzerinden geçme, okuduğu her kitaba olmasa da, seçkin birkaç kitaba dair bir saygı duruşu ve hatıra yazısı olarak kalmak üzere birkaç paragraf daha kaleme almayı sanırım üzerime bir borç bilmeliyim. Şehirler mi insana siner, yoksa insanlar mı şehre sinmiştir... bu sorunun doğru cevabı sanırım zamana göre değişmektedir çünkü insanın kalbi de -adı üzerinde kalp- sürekli bir değişim halindedir ve bu değişim insanı diri kılar. Bazen insan şehri diri kılar ve bazen şehir insana aradığı hayatın ip uçlarını sunar insana. Bazı şehirlerin elbette bu diriltme eylemine daha hazır ve dirim imkanlarına sahip olduğunu itiraf etmek gerekir. Mesela Zeytinburnu İnsana ne vaad edebilir hayata dair Fatih'in yanında. Önemli olan konum değil, elden ele devredilen bir miras olan ölümü aşma usulleridir. Ohrid...iki defa gitme imkânını bulduğum eşsiz bir şehir...ve satırlar arasında tebessüm eden bu ismi gördüğümde, tebessüme icabet, refakat ve mukabele etmenin bir mecburiyet olduğunu insiyakî bir şekilde kavrıyor insan. Ohrid gölü kıyısındaki bir gün batımı
Zamanın KapılarıÇiğdem Ülker · Hece Yayınları · 20151 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 19:29
4000 yıl önce Tanrı, ilk 2 arkı seçti. Kadın, su; erkek Karanlık adıyla anılacak. Özgür iradeye dokunulmadı. Ancak Karanlık kibre yenik düştü. Su, karşı çıksa da eşinin gücü çok büyüktü. Tanrı'nın vermiş olduğu hazine sandığı başında otursa da bir türlü açmaya yeltenemez. Su, bir gün açacağından korktuğu için hazineyi evrende bir yere saklar. Sinirden deliye dönen Karanlık, evrenin her köşesini aramak için yeryüzünden ayrılır. 1000 yıl sonra 3. Ark, Işık ortaya çıkar. . Günümüzde Büyü-Teknoloji Komitesi Başkanı ile dâhi kızı Tara, gezegendeki garip olaylarla ilgili mektupları incelerken kim Kimsesiz Topraklar'dan gelen ilginç bir mektupla karşılaşır. Bir dede, torununun çok kez felâketlere rağmen hiç zarar görmediğini yazar. Araştırmak için hemen oraya giderler. Her yeni arkta bir ejderha o bölgede uçar. 21 yıl önceyse tüm ejderhalar o topraklara doğru gitmişlerdir. . Baba kız, sonunda dede ile torunu Zan'ı bulur. Ardından da yola koyulurlar... . Işık'tan sonra Zaman, Yıldırım, Toprak, Ateş, Rüzgâr, Duman, Bitki, Zehir geldi. Yüzlerce yıldır bir düzeni sürdürmeye çalışıyorlardır. Güçleri öyle büyük ki gezegen dışına çıkıp insanlar zarar görmesin diye uzaklarda savaşırlar. Bitki ölünce ölümsüz olmadıklarını anlarlar. Zaman, Ateş, Yıldırım; Yargıçlar olurken diğerleri Mafyalar olarak anılır. . Altın Arena'da büyük kapışma başlar. İki yeni ark, Ses ile Görüntü ortaya çıkar. Herkes şaşkınlık, sevinçle karşılar. Ama bu eylemleri onları tutsak eder, ceza alcakları gün 4000 yıl sonra ilk kez Su ortaya çıkar. Karanlık geri dönüyordur, hem de tüm öfkesiyle. Artık hazineyi de istemez, evreni yok edip Tanrı'yla baş başa kalmak ister. . Tüm Arklar bir araya gelir, içlerinde Zan da vardır. İşler öyle bir noktaya gelir ki kıyamet çoktan başlamıştır. Ta ki... . Sonra ne mi
Felsefe ve Düşünce
Zan - Bir Arifin Fantastik RomanıFatih Şalvan · Martı Yayınları · 2022207 okunma
Merceğim Altında
8/10
·472 syf.··
2025 11. kitabı
Herkese merhaba, Size tıpatıp benzeyen bir ikiz kardeşinizin olması ne kadar korkunç olabilir? Bu sorunun cevabını hiç düşünmediniz değil mi ? Aksine hep olumlu yanlarını düşündünüz :“işe benim yerime giderdi, benden daha zeki olup sınava benim yerim yerime girerdi” vs. Fakat işler bu sefer biraz karışıyor. Ana karakterimiz Sage için ikiz kardeşi Rosemary’e benzemek hayatının en büyük kabusu haline geliyor. İkiz kız kardeşinin kayboluşunun ardından kendisini korkunç bir akıl hastanesinde bulan Sage’in hikayesinde yazar, gerçek bir kurum olan Willowbrook Devlet Okulu’ndan esinlenerek insanlık dışı koşullar altında yaşanan ihmalleri gözler önüne sermiş. Okurken kalbinizi bir mengene gibi sıkacak, nefesinizi ciğerlerinize zûl haline getirecek olaylara şahit olacağınız bu roman oldukça sürükleyici ve dili muhteşem bir akıcılıkta. Toplum tarafından çeşitli nedenlerle örselenmiş, ötelenmiş ve damgalanmış masum ruhların kayboluşuna tanıklık edeceğiniz olaylar dizisinde yazarın gerçeklikten esinlenmesi bir balyoz gibi kalbinize vuruyor. İnsanlık aleminin daha ne kadar kötü olabileceğini daha önce zihninizde tasavvur etmediyseniz eğer çok uğraşmayın, sorularınızın cevabı muhtemelen bu kitapta… Her zaman tekrar ettiğim gibi “İnsanlar kitapları değil, kitaplar insanları seçer.” Dilerim ki bu kitap tarafından seçilir ve kulağınıza ‘iyi okumalar’ diye fısıldamasına izin verirsiniz.
1000Kitap
Kayıp Ruhlar DurağıEllen Marie Wiseman · Arkadya Yayınları · 2023636 okunma
Okuduğum Yaralasar' mı, Ötanazi Okulu'mu ??? DEJAVU !
6/10
·352 syf.··
2024 16. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2024 21:20
Maral atmacanın yaralasar eserinden sonra büyük bir heyecan ve hevesle ötanazi okulu kitabının 1. cildini değil de dörtlü hem de özel baskı serisini aldım ama birinci kitabı okumaya başladıktan sonra çok yavan çok düz çok ergen bir kitap olduğunu anladım ama olur böyle belki ileride açılır diye bir sayfa 100 sayfa geçti hala aynı, 200 sayfa geçti hala aynı. Hasılı kitabı bitirmek, pek nadir de olsa İlk defa bu kadar zûl geldi (normalde hiçbir zaman bir kitabı set olarak almam, almadan önce birini okurum, sonra beğenirsen devamını getiririm) ama burada dediğim gibi maral atmacanın yaralasar serisini o kadar çok beğenmiştim ki bunu da aynı zannettim. Yorumlar da güzeldi, tabii hal böyle olunca seti maalesef satın almış olduğum için, şimdi olmasa bile okuyacağım mecburen (ama bu da bana bir ders olmuş oldu, bundan sonra yorumlara falan güvenip set olarak almayacağım.) bu kadar eleştiriden sonra kitap, çok mu kötü derseniz elbette çok kötü değil ama kitaptaki karakterlerin benzerliği ve olay örgüsü, yaralasar kitabındaki ile aşağı yukarı aynı sanki. Buda sadece banamı öyle hissettirdi bilemiyorum ancak insana bir dejavu hissi yaşatmıyor da değil.
Ötanazi OkuluMaral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20227,4bin okunma
Kəpənək effekti ilə yazılan Lev Tolstoy əsəri
10/10
·112 syf.··
2023 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2023 18:16
Lev Nikolayeviç Tolstoyun "Saxta kupon" hekayəsini bitirdim. Rus klassikası ilə, 2022ci ildə Fyodor Mixayloviç Dostoyevskinin "Yeraltından qeydlər" kitabını oxumuşdum və çox bəyənmişdim. İndi başlayaq L.Tolstoyun "Saxta kupon" kitabından. Kitab haqqında versəm məlumat, kiçik yaxşılıqlar xoşbəxtliyi, kiçik edilən pisliklər nə cür böyük bir fəlakətə gətirir. İndi deyəcəklər düşünürəm ki, bir xırda pisliyin hesabına yaranan təhlükə deyil bu kitab. Bunu oxuduqca, bir yerdə oxuduğum yanğın söndürməyə gedən arı gəldi. Hərkəs vedrələri ilə yanğını söndürməyə çalışırlar, arı da ağzında bur damcı suyu aparır alovun üstünə atır. Bacardığım budur deyir hərkəsə. Yəni sözüm ondadır ki, hərkəs bu dünyada çoxlu yaxşılıq və ədalətli davransa, hərkəs edilən haqsızlıqları da deməyə başlasa, o zaman dünya başqa dünya olardı. Flora Kərimovanın "Əzizim" mahnısının sözlərində aid etmək olar. "Əzəl gündən dünya yalan dünyadır, Baha satan, ucuz alan dünyadır, Arzularım nakam qalan dünyadır, Dağılanı düzmək olmur əzizim." "Parlaq İmzalar" hər zaman olduğu kimi, yenə məni xoşbəxt etdi. Tərcüməçi, Zahid bəy Sarıtorpaq təşəkkürlərimi bildirirəm, nəşriyyat evinə böyük təşəkkürlərimi bildirirəm, çox gözəl kitablar seçir və çox gözəl tərcüməçilər seçir.
Saxta KuponLev Tolstoy · Parlaq İmzalar · 202227 okunma