Cahilliklerini bilmenin utancı içindeydiler ve bilgisizliklerini nasıl açıklayacaklarını da bilemiyorlardı.
s.43
Şef olunca düşünmen gerekiyordu, akıllı davranman gerekiyordu. Sorun buydu. Sonra bir fırsat kaçırılıyordu; şef olan hemen karar vermek zorunda kalıyordu. Bu durumlar insanı düşündürüyordu ve düşünce değerli bir şeydi, sonuçlar veren bir şeydi.
s.91
Korku sizlere zarar vermez, düşlerin zarar veremediği gibi.
s.97
“Belki” dedi, “bir canavar vardır belki.”
“Demek istediğim şu... Bizden başka canavar yok belki...”
s.105
En büyük düşünceler, en basit olanlarıdır.
s.158
“Bana bir iyilik yap da, gözlüğü mü geri ver demiyorum, diyeceğim. Sen güçlüsün diye efendice davranmanı da rica etmiyorum, diyeceğim. Doğru olan doğrudur. Doğruyu yapman için sana bunu söylüyorum diyeceğim.”
s.210