Evrende her varlığın yaratılma gayesi vardır. Hayatı anlamlı kılan ise bu gayenin farkına varıp bu uğurda çaba sarf etmektir. Benimde seçimlik gayem şiir kaşifliği
Açıkçası kitabın başlarında olay örgüsüne mesafeli kaldım. Tekrar eden bir döngünün içinde ilerliyormuş hissi verdi bana; Nora’nın yaşayabileceği hayatlara dışarıdan bakarak karar vermesi ise, sanki onu kendi özünden biraz uzaklaştırıyordu.
Fakat sonuna geldiğimde, bu tekrarın ve o mesafenin bilinçli bir tercih olduğunu fark ettim. Sanki yazar, o yabancılaşma hissinin içinden geçmeden gerçek bir fark edişe ulaşılamayacağını göstermek istemiş. Ve en nihayetinde, hikâye yaşama coşkusuna ve bilinmezliğin içinde saklı olan ihtimallerin gücüne bağlandı.
Belki de bu yüzden, başlangıçta kurduğum mesafeye rağmen, sonunda içimde yumuşak bir yer buldu. Sanırım herkese gönül rahatlığıyla önerebilirim.
Sabahattin Ali eserlerini okuyunca kendimi yetersiz hissediyorum. Hayata aynı pencereden bakamamış olmanın boşluğu üzerime çöküyor. Hatta bir çok kitaplarda aynı akışkanlığı arıyor diğer yazarları da bir kalıp içerisine almaya çalışıyorum.
Doğan Cüceloğlu kitapları benim için her zaman çok sürükleyici olmuştur. Ama bu kitap aynı etkiyi vermedi maalesef.. Okurken çok yerinde durdum, tekrardan okudum ve hayatlarımızı sorguladım. En sonunda da yarıda bırakmak zorunda kaldım. Çünkü MIŞ GİBİ BİR TOPLUMDA olmanın farkına varmak ağır geldi. Ben insandan kaynaklan olumsuz hayat şartları bu dönemin problemi olduğunu düşünüyordum ve yanıldığımı öğrendim. Kendimi daha güçlü hissettiğim bir dönemde tekrardan okuyacağım ve MIŞ GİBİ HAYATLARIN SON BULMASI için çabalayacağım.
Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için sükunet,
Değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret,
Ve bu ikisi arasındaki farkı görmemi sağlayacak bilgeliği bahşet.
Reinhold Neibuh