Ceketini hiç sevmezdi.
"Çıkarmak istiyorum, sevmediğim hâlde bana siyaset için giydirdiler." derdi.
Çıkardı, gitti..
Üzerinde hücum yeleğiyle, askerlerinin en önünde..
"Jilet gibi ütülü ceketler sizin olsun, bana kan ve toza bulanmış şehadet gömleğini verin." dercesine;
Ceketini, kendisini cihad meydanında yapayalnız bırakan tüm miskin kravatlı/ceketlilerin hantal suratlarına çarpıp gitti.
Bir ceket uğruna kamburu çıkanlardan olmadan;
Cekete tamah etmeden,
Ceketlilerden pervâ etmeden izzetiyle, şerefiyle;
Bu kirli dünyadan çekti gitti..
Bu çirkef dünyaya eyvallahı olmadan;
Ceketsiz, minnetsiz, tavizsiz gitti
O gün Allah, hayatımda en güzel, en tatlı ve en masum gözleri görmeyi bana nasip etti. Gözlerine aşık oldum. Utangaç bakışları beni öyle büyüledi ki babamdan bu kızı istemesini talep ettim.