9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:02
Kitap 15 bölüm 264 sayfadan oluşan bir romandır. Konusu Avare lakaplı Mustafa'nın ailesinin inadıyla zorla Hülya adında bir kızla evlenmesi bununla beraber ailesine mahallelerine dikilecek olan apartmandan kat verilmesi, babası ile Bayram'a bakkal verilmesidir. Ayrıca Avare isminden de anlasilacagi gibi işsiz güçsüz biri olduğundan yazıhanesinde iş de verilmiştir. Bunlar verilirken Hülya'nın babası Zülfikar Bey kızının çirkinliğini de bilmektedir. Para ile toplumun alt tabakasını satın almaya çalışmıştır da denilebilir. Fakat işler istediği gibi gitmemiştir. Zülfikar Bey, Avare'nin kızını sevmediğini düşünmekte ve öldükten sonra mirasa konacağını daha sonrasında eşi Ferdane Hanım ve Hülya'yı da kapı dışarı edeceğini düşünüp Avare'ye kötü davranmaktadır. Avare'nin de bu apartman dikilmeden önce aşık olduğu bir kız vardır. Aynur. Aynur mahallenin en namuslu, en güzel kızlarından biridir. Aynur ile evlenmek isterken parası olmadığı için onunla evlenmeyi hep erteler. Sonunda Sülo ve Çingene isminde iki arkadaş Avare'nin aklına girerek Hülya ile evlenmelerine razı ederler. Evlenmesine evlenirler, ailesi artık apartmana taşınır fakat Zülfikar Bey hala durumdan hoşnut değildir. İş yerinde lavaboya dakikayla gönderir, akşam yemeklerinde Avare'yi azarlar. Bu durumun altında ise geçmişte çirkin bir kızı reddeden Zülfikar Bey yüzünden kızın tendürdiyot içip intihar etmesi vardır. Gel zaman git zaman Avare, Aynur ile tekrar karşılaşır ve o gece alkol içip birlikte olurlar. O gece geç saatte eve gelen Avare eski günlerdeki gibi sokakta naralar atarak apartmana girer. Zülfikar Bey'in karşısına dikilir ve evliliği boyunca ses etmediği her şeyi tek tek söyler. Bağırır, çağırır ve o gece her şeyi terk eder. Gebe olan Hülya ise Avare'ye üzülüp merdivenden düşer. Çocuğunu düşürür.
1000Kitap
Devlet KuşuOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2020927 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 440. kitabı
Ey milletin bedbaht fedaileri size yalnız tarih acıyacak... Safvet Nezihi Müsebbib, II. Abdülhamid istibdatına karşı ilk kıpırdanışlardan biri olan Ali Suavi Vakası ve Jön Türk muhalefeti çevresinde Zülfikar Efendi ailesinin uğradığı yıkımı anlatan bir romandır. Balkanlarda kaybedilen toprakların yol açtığı göçler ve sefaletin üstünde yükselen II. Abdülhamid’in ceberrut istibdatının devrilmesinin hemen ardından yazılan bir özgürlük çığlığı… Ne kadar hamiyetli vicdanlı adam varsa birer birer zindanlarda, sürgünlerde mahvedildi. Artık hiç kimse ağız açamaz, söz söyleyemez oldu. Beş-on zalim yaktıkları evlerle, yıktıkları ocaklarla saraylar yaptırıyorlar, gelirler kuruyorlar. Fakat... fakat ötede millet mahvoluyor. Memleketin serveti bitiyor, mali itibarı düşüyor, ahalisi perişan oluyor… Nasıl söyleyeyim bilmem, kısaca çöküşe yaklaşıyor. .. Birkaç müstebit zalimin elinde koca millet âdeta oyuncak. Onları kırıp geçiriyorlar. Soyup soğana çeviriyorlar. Fakat kimin ne haddine! Memlekette kanun, adalet, insaf yok de de gör. Katiller gibi Taşkışla’larda, zaptiye hapishanelerinde seni senelerce inletirler. O derece ki insanı dünyaya geldiğine, Osmanlı doğduğuna pişman ederler.” Tarihi bur romanda Gezinmek istersenız Müsebbib
Edebiyat & Roman
MüsebbibSafvet Nezihi · Oğlak Yayınları · 202115 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Zola Anadolu'da
Puan vermedi·264 syf.··
2026 25. kitabı
Aslında Orhan Kemal, karakteri Hülya vasıtasıyla kitabın belli yerlerinde bize ne okutmak istediğini anlatıyor. "Aynı Zola'nın anlattığı mahalleler gibi..." Lakin bizim Hülya'yı anlamak için biraz daha geniş bakmamız lazım meseleye. Orhan Kemal her yönüyle Anadolu'da bir Zola hikayesi anlatmaya çalışıyor. Karakterler, olaylar, içki, ekonomik sıkıntı altında bozulan ahlak vs... Fakir, kenar mahallelerde hayatta kalmaya çalışan, ekonomik sıkıntılarından dolayı ahlaklarında da bozulmalar başlamış bir grup mahalleli kadrajındadır, Orhan Kemal'in. Hatta iş o dereceye varır ki artık ahlak hayatın akışında korunamaz ve önemsiz bir noktaya gelir. Belki de daha doğru ifade ile ahlak ya da ahlaksızlık arasında bir ayrım kalmaz. Kısa bir özet yapmak gerekirse; Kendi hallerinde hayat süren insanların olduğu bir taşra mahallesi vardır. Yokluk had safhadadır ve herkes hayat şartlarından şikayetçidir; lakin kanıksanmış bir durumda vardır. Mahallenin yakışıklısı Avare Mustafa'nın ise işi gücü serseriliktir. Kendini esrara ve hovardalığa vermiştir. Bu hayattan aslında çokta memnun değildir. Çünkü kendisine ilan-ı aşk eden karşı komşu kızı Aynur'a müspet bir cevap verememesinin ana nedeni bu yaşadığı hayatın sonunun olmadığını bilmesidir. Bir gün mahalleye Zülfikar bey gelir, kendileri mahalleye bir apartman dikeceklerdir. Orhan Kemal, Zülfikar bey'ine karaborsacılığı iş olarak layık görür. Belki de der ki; ancak böyle zengin olunur. Zülfikar bey'in hasta, çirkin kızı Avare Mustafa ile evlendirilecektir. Bu sayede aslında herkesin hayatı maddi anlamda kurtarılacaktır. Devlet kuşu, Zülfikar bey'in kızı Hülya ile Avare Mustafa'nın evlenmesidir. Bu sayede Mustafa'nın ailesinin, arkadaşlarının hayatı kurtulacaktır. Dolayısıyla Mustafa'nın hayatındaki tek misyon başkalarını mutlu
Devlet KuşuOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2020927 okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2026 58. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 17:27
Kitap çok güzeldi. Doğruyu söylemek gerekirse bazı yerlerde ana karakterlerden daha çok yan karakter okumak istediğim bile oldu. Sanki çok az sahneleri varmış gibi(!) ama karakterler o kadar eğlenceli ki yani kitabı okurken herşeyden önce eğlendim. Fakat her Yusuf ve Ali nin geçtiği yerde gözlerim dolmadı değil. Baba figürü olarak ikisine de bayıldım ama maalesef seri onların ölümüyle başladığı için her gördüğümde gözlerim doldu. Gerçekten severek okusam da bir iki rahatsız olduğum konu var öncelikle kitapta geçen 85-90 olayı ne kadar kitabı okumadan önce gördüğümde umursamasam da okurken rahatsız edici buldum. Ayrıca Zülfikar'ın "çapkınlığının" güzellenip alaya vurulması da beni bir tık rahatsız etti. Yani Duru ile olan bı sahneyi okurken daha net bir şekilde fark ettim rahatsız edici olduğunu. Bu kadardı okuduğunuz için teşekkürler:)
Gökçen 2Loresima · Ephesus Yayınları · 20245,7bin okunma
Berbat Ötesi
Puan vermedi·528 syf.··
2026 2. kitabı
İlk olarak bu serinin kitaplarını okudum ama son kitabını dayanamadım ve bıraktım. O kadar kötü ki, anlatım tarzı, yazın dikiz çok ama çok kötü. Murathanin gökçenin fotoğrafına bakıp 85-90 demesi en ama en rahatsız edici şeydi. İstersen sevgili olsun ama bu şekilde hitap etmesi edepsizlik. Bu kitapta Türk askerlerini bu şekilde anlatmalarida iğrenç, türk askerleri böyle dehil. Zülfikar en iğrendiğim adam bir kadının kalçasina bakamaz, istersen kitap olsun, istersen filim ama buda edepsizlik. Resmen kain bedenlerini şakaya çevirmişler. Okumayın
GökçenLoresima · Ephesus Yayınları · 20237,7bin okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2026 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 21:14
Zülfikar 'ın Hükmü ve Erbain Fırtınası üstüne iyi gider ve karşılaştırmalı bir fantastik edebiyat okuması olur düşüncesiyle başladığım serinin ilk kitabı beklentimi karşılamadı fakat benzerlikler beni şaşırttı: Bizdeki 12.Daire gibi İngiliz Emniyeti'nin içinde de bilimdışı olayları soruşturan ve çözen gizli bir birim, Lokman Hekim Ocağı ve Yediler gibi şer güçlerle mücadele eden Sir Isaac Newton'un 1775 yılında oluşturduğu gayriresmi topluluk, vampirler, ruhlar, hayaletler.. Ancak bizim Geceliler, Yörükler, Solaklar'ımız kesinlikle daha renkli, ayrıntılı ve derinlikli işlenirken buradaki bilimdışı varlıkların doğuş öyküleri yüzeyseldi; belki de serinin diğer kitaplarında yine değinilecektir bilemiyorum...Polisiye kısmı ise iyi başlamışken bir yerden sonra okuru kitaptan koparan ayrıntılara fazlasıyla yer verilince çok sevdiğim İngiliz mizahı da polisiye unsurları kurtarmaya yetmedi ne yazık ki... Romana adını veren Thames Nehri ve kollarına hükmeden Thames Ana ve Thames Baba arasındaki geçmişi ve çekişmeyi öğrenmekten, çocuklarının ruhlarının insansı tezahürlerini tanımaktan hoşnutum ve roman sadece bu yönde devam etseydi keşke... Bu arada özenli çevirisi, dipnotları, kitap için harcadığı mesaisi ve araştırmalarını yazdığı yorumunu başka bir okur sitesinde gördüğüm Aslı Dağlı 'ya teşekkürlerimi iletiyorum.
Londra NehirleriBen Aaronovitch · Epsilon Yayınevi · 2019120 okunma