“Zalimliğin her türüne kibarlıktan iyi tahammül edebilirdim. Övgüyüyse zehirdi benim için, boğuluyordum içinde. Profesörün bağırmasını istiyordum, öyle tutkuyla istiyordum ki yoksunluğundan başım dönüyordu. Bana dair çirkinlik, bir ifade kazanmalıydı. Onun sesiyle kazanmazsa, kendi sesimle aktarmam gerekecekti. “
Hak ve hakikatin ışığı, tarihin hiçbir döneminde sönmemiştir" söndürülememiştir. Hak, eninde sonunda batıla ve onun içi boş, çürümüş, kof müdafilerine galebe çalacaktır. Zulüm ile abad olan yoktur" olamaz da ...
Bugün alemin birçok yerinde, zulmün ayak sesleri duyuluyorsa ve batıl buralarda mazlumların kanından medet umuyorsa, hepimizin bunu kendi hatalarında araması en evla olanıdır. Her kim kendi payına muhasebesini doğru dürüst yapmıyorsa ziyandadır' gaflet denizinde yüzmektedir...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Cehalet sadece bilgi eksikliği ya da bir eğitim sorunu değildir; çoğu zaman acı verici gerçeklerle yüzleşmemek, suçluluk hissetmemek ve konforumuzu bozmamak için bilinçli olarak seçilen, tutkuyla sarılınan bir kaledir."
Ve ekledin:
23 yaşındaydım.. Dünyanın sonu geldi sanmış olmalıyım..
Zulüm kıskıvrak bağlamış olmalıydı seni. Böyle delicoş bir insan, başka türlü, nasıl sığar daracık zindanlara!.. ?
"Benden tam olarak ne istiyorsun?" diye sormakla yetindi. Kadının cevabı zulüm gibiydi, hem bir lanetti hem de bir
vaat...
"Her şeyi. Senden her şeyi istiyorum. Gizliman' ı başlarına yakabilecek her şeyi."'
Kolay iş, tabii...