Ayakkabı vurduğunda ayağının arkasında bir yara açılır, çorap giydiğinde o yara çoraba yapışır, çorabı çıkarttığında kabuk kopar ve tekrar kanar. İyileşmesi zaman alır. Ayakkabıyı çorapsız giyemezsin, çorapla giysen yine yapışır. Aile yaraları biraz böyledir. Yürümekten vazgeçemezsin ve attığın her adımda canını acıtmaya devam eder.
Öyle kazı ki hafızana,
Yalnız gecelerde değil, kalabalık gündüzlerde hatırla
Gün batımında değil, öğlen sıcağında hatırla
Uzun yolculuklarda değil, en telaşlı iki duraklık mesafende hatırla
Öyle bir hatırla ki sevgilim
Canın yandığında değil, en mutlu anında hatırla
İçimde bir yağmur, sonbahardan çalınmış
Birkaç eylül bir de sen senelerin ardında.
Tarabya’da bir santur nihavende gömülmüş
Ümitlerim küçülür saçlarımın kırında
Birkaç yağmur bir de sen senelerin ardında.