Linz’in kasvetli sokaklarından biriydi; kaldırımlara karlar çöreklenmiş, yoldan geçenlerin ayak izleri birbirine karışmış duygular gibi üst üste geçmişti. Rüzgâr, insanın içine işleyen soğuklukta ince giyinmiş insanları titreterek esiyordu. İşte o sokakta bir adam elinde bir zincir, zincirin ucunda ise bir parsla yürüyordu.