ömer talha

ömer talha
@zygomaticus
NEÜ(lisans) SDÜ(kelam yl)
Isparta
Karaman
25 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Sobanın üzerinde tıkırdayan döküm çaydanlıktan bir bardak çay doldurup masanın başına geçti çünkü bunca yıl Tahir Efendi'nin gözü gibi baktığı bu anıları emanet bilip, yeniden yazmaya karar vermişti. Hem artık yalnızca dedesinin anılarını değil kendi hatıralarını da yazmaya başlamıştı. Biliyordu ki şimdi anda yaşamayı bile başaramayan insanoğlunu öldüğünde dahi yaşatmaya devam ettiren hatıralara ihtiyaç vardı. Bu yüzden bu anıları daha çok insanla paylaşmak gayesiyle okudukları ve dedesinden dinledikleriyle bu hatıraları hikâyeleştirmeye başladı İbrahim...
Sayfa 36 - Nazife Turan / yaşasın ölüler·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kelimeler ki yuva yapar, yuva yıkar, öldürür ve öldürtür. Kelimelerin tesirinin bu kadar etkin oluşu şiirin kuvvetine delildir.
Sayfa 32 - Olgun Verim / ne işe yarar şiir, şair kuvveti onun neresidir·Kitabı okudu
ben değil sensin kendimden kopardığım, intihar değil bu intihaldi ve düşlerden temellük edilmişse de gözlerin her hâlükârda uğrayacaktı nefsin uğradığı sona, fakat kim söyleyecekti bunu sana kestane rengi saçına çıbanların ekildiğini
Sayfa 30 - Yakuphan Ustaoğlu / kurtubalı yerlilerin paris'e hakikat arayışına çıkarken ayağının kayması·Kitabı okudu
Şiir
Yazar bir bakıma ressamdır. Kimi ressam tablonun en son halini baştan zihninde oturtmuş, her şey bittikten sonra resme başlamışdır. Kimi ressam ise içinde bulunduğu halin ve şuur seviyesinin kendini yönlendirmesine izin vermiş olarak resme başlamıştır. Birinde biten bir şey yeniden başlatılır, diğerinde bitmemiş bir şeye ilk adım atılır. İlkinde tedai başlanmadan evvel ressamı bir yere sürüklemiş yahut ressam onu sürüklemiştir, ikincisinde ise tedai resmetmenin merkezinde görünmekte, baskın çıkarak yönlendirici mevkiine erişmektedir.
Sayfa 25 - Fatih Tekin / akılla kalp arasında·Kitabı okudu
Düşünce
"...Sündürülmüş bakışların bir anlamı, Suda bir taş gibi sektirdik üç kere, Hep üç kere ve yan yana, Söylenmeyen şeylerin göz bebeği, Kapkara ve soyut, o noktayı." Gözlerini düşürme hiç boşluğa ve noktadan tefekkür edin. O vakit ayinen sana şunları çağırsın. "Eşref-i mahlukat diyedir nâmın, Râcîsin, Ve gözlerini kendine sakladın, Çehrendeki ay bile gönlünün şûh aynası, Ya bu sâkıt noktalar hangi gözün damlası?"
Sayfa 23 - Gürkan Pur / Cim halkasında nokta·Kitabı okudu
Edebiyat